Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı Özgür Özel, Gaziantep programı kapsamında yaptığı konuşmada kentin ekonomik yapısından sanayisine, tarımından sosyal sorunlarına kadar birçok konuda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gaziantep'in ihracat ve üretimde Türkiye'nin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Özel, "Yatırım almaya gelince Gaziantep'ten kepçeyle alanların, kaşıkla bile vermediklerini üzülerek görüyoruz." sözleriyle merkezi yönetimin yatırım politikalarını eleştirdi.

Özel’den Gaziantep İçin Özeleştiri

Gaziantep'e bugüne kadar yeterince gelemediğini ifade eden Özel, “Genel başkan olup da yapacağım deyip de yapamadığım işlerden birisi, ayda bir değilse iki ayda bir şu Gaziantep’e gelip bir gün çalışıp, bir gece bu şehirde kalıp öyle ayrılmaktı. Şundan dolayı söylüyorum; bu Gaziantep, Kocaeli gibi, Denizli gibi, Bursa gibi, Manisa gibi bir şehir. Gaziantep’in hem potansiyeli, hem Cumhuriyet Halk Partisi açısından potansiyeli, hem geçmişte şehirle olan bağımız hem de geleceğe yönelik olarak bu şehre ilişkin umutlarımız, bu şehre özel bir önem vermemizi gerektiriyor.” diye konuştu.

Gaziantep’te Kepçeyle Alıyorlar, Kaşıkla Vermiyorlar

Özgür Özel (2)-5

Özel, “Yatırım almaya gelince Gaziantep’ten kepçeyle alanların, kaşıkla bile vermediklerini üzülerek görüyoruz. Şehirleşmede, tarımda, sanayide sıkıntılı zamanların, dertlerin, itirazların en üst noktaya çıktığını ve aslında ülke siyasetine yaşatılan bu kaotik meselenin, Gaziantep’in iktidara da oy vermiş olsa itirazını bastırmaya yönelik, sesini boğmaya yönelik, gündemine sis bombası atmaya yönelik olduğunun da farkında olduğumuzu not etmenizi isterim.” şeklinde konuştu.

Şehirlere Küsülmez, Şehirlere Kafa Tutulmaz

Özel, “Hatta bu şehre bugüne kadar yeterince önem veremediğimiz, yeterince şehri memnun edemediğimiz de ortada. Benim anlayışımda şu yoktur; şehirlere küsülmez, şehirlere alınılmaz, şehirlere kafa tutulmaz. Şehirler anlaşılır. Bu şehrin dili vardır. Bu şehrin bir beklentisi vardır. Bu şehrin bir sözü vardır. O sözü duyup anlamayan siyasetçi başarısız olur. Duyup anlayan, hak veren, ona uygun doğru şeyleri yapan ve söyleyen o şehirde başarılı olur.” Dedi.

Gaziantep'i Dinleyeceğiz

“Ben Gaziantep’te başarılı olmak için bu şehri yeterince ziyaret edip, yeterince dinleyip, yeterince anlayıp, sonra da hep birlikte doğruları yapmamız gerektiğine ilk günden beri inandım. Kadim tarihiyle, ekonomiye kattığı değerlerle, vatanına milletine bağlı insanlarıyla Türkiye için vazgeçilmez bir şehir burası. Ağır sorunlar olduğunu biliyoruz. 2,4 milyona varan nüfusuyla, bölgesinde ikinci olan ilin on katı ihracat yapan, 10 milyar dolarlık ihracatıyla bu ülkeye neler kattığını da biliyoruz.”

Kentin Sorunları Her Geçen Gün Büyüyor

“Hava kirliliği, barınma sorunu, hayat pahalılığı, üretim maliyetleri artık kentin sorunlarını içinden çıkılmaz bir hale getirdi. Deprem yaraları, üç yıl geçmesine rağmen ilk yılın sonunda verileceği söylenen sözlerin noktasına bile gelmedi. Her ziyaretimde bunu üzülerek görüyorum. Mücbir sebep halinin bitmesiyle küçük esnafın çaresiz kaldığını, büyük bir haksızlığa uğradığını görüyorum. Gazianteplilerin çok sevdiğim bir sözü vardır; "Aklı gözündedir." Gaziantep gözünün gördüğünü yapar derler. Şehir bugünkü konumuna devlet destekleriyle gelmedi. Gözü kara girişimcilerin inancıyla, tırnaklarıyla kazıyarak geldi.”

Gaziantep Sanayisinin Beli Büküldü

“Ama bugün sanayicinin de beli bükülmüş durumda. Yüksek faiz finansmana erişimi engelliyor. Baskılanan döviz kuru ihracatçıyı mağdur ediyor. Artan işçilik maliyetleri, nitelikli eleman sıkıntısı, enerji kesintileri ve ağır vergi yükü sanayiciyi önünü göremez hale getirdi. Gaziantep sanayicisi maalesef Mısır’la, Ürdün’le, Pakistan’la rekabet etmekte zorlanıyor. Bunları aşmanın bir tek yolu var. Sizler de sürekli söylüyorsunuz; Antep’te artık işin şeklini değiştirmek lazım. Gaziantep’e değer üretmeyi değiştirmek lazım. Artık tasarım, inovasyon ve markalaşmayla büyümenin tercih edilmesi ve bunun hızla hayata geçirilmesi gerekiyor. Rahmetli Mennan Usta’yı hepimiz sizlerden duyduk. İlkokul mezunu olur, gördüğü makinenin aynısını yapar. Bu şehrin genlerinde olan yeteneği, bu şehrin gençlerinin yeteneğini iyi eğitimle birleştirip girişimcilerinin gözü karalığını doğru risk analizleriyle buluşturmak, üretim için mekân, girişim için imkân yaratmak ve bu şehrin önünü sonuna kadar açmak lazım. Üstüne bir de Erdoğan Amerika’ya giderken verilen sözlerin ardından, Amerika’nın talep ettiği ürünlerde gümrük vergileri düşürüldü. O arada fıstık ithalatındaki gümrük vergisi de kaldırıldı. Buradaki üreticiyi koruyacak vergi ortadan kalktı. En zor zamanda fıstık üreticisi ağır bir darbe daha aldı. Bugün yaşananların tamamı bu bütünsellik içinde değerlendirilmelidir. Fıstık üreticisinin yalnız bırakılmaması, kentin bu önemli darboğazdan çıkarılması gerekiyor.”

Antep Fıstığı Bütün Şehrin Meselesidir

Konuşmasında fıstık üreticilerinin yaşadığı sorunlara geniş yer ayıran Özel, “Dertler sadece sanayide değil. Hem sanayicinin hem emekçinin derdine yönelik çözümü birazdan yine ifade edeceğim. Ama çiftçilerimiz de çok dertli. Antep fıstığı, Manisa’da üzüm neyse, Rize’de çay neyse, Ordu’da, Giresun’da fındık neyse, burada da sadece üreticinin değil bütün şehrin meselesidir. Dünyada fıstık üretiminde üçüncü sıradayız. İran ve Amerika Birleşik Devletleri bizim önümüzde. Onlar fıstığı ovada, yüksek verimle üretiyorlar. Biz ise kıraç arazide üretim yaptığımız için bir yıl var yılı, bir yıl yok yılı yaşıyoruz ve büyük sıkıntı çekiyoruz. İktidar sulama sorununu bir türlü çözemedi. Sulama sorunu çözülmedikçe bu rekabette var olmamız mümkün değil. Üstüne bir de Erdoğan Amerika’ya giderken verilen sözlerin ardından, Amerika’nın talep ettiği ürünlerde gümrük vergileri düşürüldü. O arada fıstık ithalatındaki gümrük vergisi de kaldırıldı. Buradaki üreticiyi koruyacak vergi ortadan kalktı. En zor zamanda fıstık üreticisi ağır bir darbe daha aldı. Bugün yaşananların tamamı bu bütünsellik içinde değerlendirilmelidir. Fıstık üreticisinin yalnız bırakılmaması, kentin bu önemli darboğazdan çıkarılması gerekiyor.” dedi.

Özgür Özel (1)-4

Çiftçinin Yükü Ağırlaşıyor

Tarım sektöründeki maliyet artışlarına dikkat çeken Özel, “Diğer yandan kirazda, zeytinde, buğdayda, arpada rekolte düşüşü var. Nohutta ve kirazda yüzde 70’e varan kayıplar yaşanıyor. Yüksek maliyetler üreticiyi zorluyor. Buğdayın maliyeti 21 lirayken 16,5 liraya alım fiyatı açıklandı. Üretici piyasada 14 liraya bile satamıyor. Gübreye yüzde 50 zam gelmişken buğdaya yüzde 22 zam yapmak, akaryakıt maliyetleri bu kadar artmışken fiyatı yüzde 22’de tutmak çiftçiye "Ne halin varsa gör" demekten başka bir şey değildir. Coğrafi işaretli Araban sarımsağı bile bu yıl 55 liraya üretilip 40 liraya satılmak zorunda kaldı. Bu ülke kanunla düzenlendiği halde gayrisafi milli hasılanın yüzde 1’i tarımsal destekleme olarak verilmesi gerekirken, bunun ancak beşte biri yani binde 2 düzeyinde bütçeye konuyor. Çiftçi de hak ettiğinin beşte birine razı olmak zorunda kalıyor.” şeklinde konuştu.

TOKİ Konutlarında Vatandaş Mağdur Edildi
TOKİ Konutlarında Vatandaş Mağdur Edildi
İçeriği Görüntüle

Geçiş Garantisi Değil, Geçim Garantisi Vereceğiz

AK Parti döneminde uygulanan garanti ödemelerini eleştiren Özel, CHP'nin farklı bir model uygulayacağını ifade etti. Özel, “Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak hem bunu tam vermeyi hem de yeni bir beyaz sayfa açmayı planlıyoruz. Zirai kredilerde, hatta zirai krediye erişemediği için ticari kredi kullanmak zorunda kalan üreticiler için bir kereye mahsus faizleri silmeyi, ana parayı makul taksitlere bölmeyi ve üreticiye yeni bir başlangıç yapma imkânı sağlamayı hedefliyoruz. Buradan temel yaklaşımımız şudur; hem üreticiler için hem emekliler için hem emekçiler için yeni bir anlayış ortaya koyacağız. AK Parti iktidarında bu ülke garanti ödemeleriyle tanıştı. Geçiş garantisi, hasta garantisi, yolcu garantisi verildi. Kullanılsa da kullanılmasa da devlet ödedi. Devlet de bu parayı hepimizin cebinden ödedi. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında bu garantileri yeniden ele alacağız. Ama garanti uygulamasını başka bir alanda sürdüreceğiz. Çiftçi ne üreteceğini, kaça mal edeceğini, günü geldiğinde kime satacağını bilecek. Biz çiftçilere, hayvancılıkla uğraşanlara ve üretim yapan herkese geçiş garantisi değil, geçim garantisi vereceğiz. Söz veriyoruz.” Diye konuştu.

Kaynak: Hatice Zengin