Eylül ayı enflasyon rakamlarının açıklanması, resmi veriler ile vatandaşın günlük yaşamda karşı karşıya kaldığı fiyat artışlarını yeniden gündemin ilk sıralarına taşıdı. Verileri değerlendiren Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç ve CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, açıklanan enflasyon oranlarının vatandaşın karşı karşıya kaldığı hayat pahalılığını yansıtmadığını savundu. Meriç, “TÜİK yıllık enflasyonu yüzde 29,73, ENAG ise yüzde 46,61 olarak hesaplıyor. Aradaki fark, mutfaktaki yangını söndürmüyor.” derken, Öztürkmen, “TÜİK ile ENAG arasında 11 puandan fazla fark var. TÜİK'in gerçek dışı enflasyon oranları, emeklinin sofrasından eksiltiyor. Resmî verilerle emeklinin gerçek yaşam maliyeti arasındaki uçurum büyüdükçe büyüdü.” dedi.

Enflasyon Dört Yıl Sonra Yüzde 30’un Altında

TÜİK’in eylül ayına ilişkin açıkladığı verilere göre aylık enflasyon yüzde 1,84 olurken, yıllık enflasyon yüzde 29,73’e geriledi. Yıllık enflasyon böylece Kasım 2021’den sonra ilk kez yüzde 30 seviyesinin altında gerçekleşti. Verilerdeki düşüşe karşın ücretlerin alım gücü ve yaşam maliyetleri üzerindeki tartışmalar devam etti. Gıda ve temel ihtiyaç harcamalarındaki artış karşısında asgari ücretli, emekli ve memurların yaşadığı geçim sıkıntısı yeniden gündeme taşınırken, Gaziantep milletvekilleri Melih Meriç ve Hasan Öztürkmen de enflasyon rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Mutfaktaki Yangını Söndürmüyor

Whatsapp Image 2026 10 02 At 11.56.50

Enflasyon verilerini değerlendiren Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, TÜİK ile ENAG’ın açıkladığı yıllık enflasyon oranları arasındaki farka işaret etti. Hayat pahalılığının tek bir enflasyon rakamı üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Meriç, özellikle çalışanlar ve emeklilerin alım gücüne dikkat çekti. Meriç, “Eylül enflasyonu açıklandı; ancak vatandaşın yaşadığı hayat pahalılığı tek bir oranla anlatılamaz. TÜİK yıllık enflasyonu yüzde 29,73, ENAG ise yüzde 46,61 olarak hesaplıyor. Aradaki fark, mutfaktaki yangını söndürmüyor. Ekim ayında kira artış tavanı yüzde 31,49. Maaşlar kâğıt üzerinde artsa da emekli ve çalışanların alım gücü her ay biraz daha eriyor. İktidar başarıyı manşet rakamlarla anlatırken milyonlarca insan pazarda, markette ve kirada ay sonunu getirmeye çalışıyor. Gerçek mücadele, adil gelir dağılımı ve kalıcı refah yaratmayı gerektirir. Bu, aynı zamanda açık bir yönetim sorumluluğudur. Bir ülkede enflasyon tabloda düşerken vatandaşın sofrasında büyüyorsa, mesele rakamların ne söylediği değil; iktidarın hangi gerçeği duymayı seçtiğidir.” ifadelerini kullandı.

Emeklinin Sofrasından Eksiltiyor

Whatsapp Image 2026 10 05 At 12.14.47

CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen de TÜİK, ENAG ve İstanbul Ticaret Odası tarafından açıklanan enflasyon rakamlarını karşılaştırdı. Resmi veriler ile vatandaşın yaşam maliyeti arasında fark bulunduğunu savunan Öztürkmen, memur, emekli ve asgari ücretlilerin gelirlerindeki kayba dikkat çekti.

TOKİ’de yüzde 25 indirim için son günler
TOKİ’de yüzde 25 indirim için son günler
İçeriği Görüntüle

Öztürkmen, “TÜİK verilerine göre; Eylül ‘de enflasyon aylık %1,84, yıllık %29,73 arttı. Eylül ayı enflasyon oranını Enag %2,10 İTO ise %2,11 olarak açıkladı. 2026 yılı Eylül itibariyle 9 aylık kümülatif enflasyonda TÜİK ile ENAG arasında 11 puandan fazla fark var. TÜİK'in gerçek dışı enflasyon oranları, emeklinin sofrasından eksiltiyor. Resmî verilerle emeklinin gerçek yaşam maliyeti arasındaki uçurum büyüdükçe büyüdü. Enflasyon kâğıt üzerinde gerileyebilir; mutfakta, kirada, pazarda gerçekler değişmiyor. Memurun yüzde 7'lik zammından geriye yüzde 1,35'lik pay kaldı. Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 121.786 TL, açlık sınırı 37.388 TL iken en düşük memur maaşı 70.224 TL seviyesindedir. Asgari Ücret Eylül 2026’da 6 bin 828 TL eridi! Emekli maaşları eridi. Bu iktidar vatandaşa bir şey vadetmiyor.” ifadelerine yer verdi.

Enflasyonun Yükselen Market Maliyeti

Asgari Ücrete Daha Geç Olmadan Ara Zam Yapılmalı

Öztürkmen’in gündeme getirdiği bir diğer konu ise asgari ücret oldu. Enflasyon ve artan yaşam maliyetleri karşısında asgari ücretin alım gücünün düştüğünü belirten Öztürkmen, yıl sonu beklenmeden ücretlere müdahale edilmesi gerektiğini savundu.

Öztürkmen, “Asgari Ücret Eylül 2026’da 6 bin 828 TL eridi. TÜİK’e göre yıllık resmi TÜFE oranı yüzde 29,73, gıda enflasyonu oranı yüzde 27,62! Asgari ücrete daha geç olmadan ara zam yapılmalı. Asgari ücret Türkiye'de o kadar yaygınlaştı ki, neredeyse çalışanların yarısından fazlası asgari ücretle çalışıyor. Avrupa'nın birçok ülkesinde bu oran tek haneli seviyelerde kalırken, Türkiye'de milyonlarca insan en düşük ücretle yaşam mücadelesi veriyor. Peki bugün 28 bin lira maaşla kira ödeyip, markete gidip sağlıklı alışveriş yapan, çocuğuna düzgün bir harçlık verip çocuklarının sosyal ihtiyaçlarını karşılayan kaç kişi var? Enflasyon, kira artışları ve zamlar karşısında asgari ücret artık bir ‘taban güvence’ olmaktan çıktı, milyonların mecburen yaşadığı standart ücrete dönüştü. Türkiye'de kiralar ve gıda fiyatları birçok Avrupa ülkesinin çok üstünde.” dedi.

Kaynak: Hatice Zengin