Akaryakıt fiyatlarındaki artış, ekim dönemine hazırlanan çiftçinin üretim maliyetlerini bir kez daha gündeme taşıdı. Gaziantep Şehitkamil Ziraat Odası Başkanı Cuma Yiğit, mazot başta olmak üzere tarımsal girdilerdeki yükselişin üreticinin yükünü ağırlaştırdığını belirtti. Antep fıstığı ve üzümde üreticinin beklediği geliri elde edemediğini ifade eden Yiğit, ürünün çiftçinin elinden düşük fiyatla çıkmasına rağmen tüketiciye yüksek fiyatlarla ulaştığına dikkat çekti. Yiğit, “Çiftçinin en çok kullandığı girdilerden biri mazot. Zaten ürünümüz para etmiyor, maliyetlerimiz ise her geçen gün artıyor. Ürün ucuzsa halkımız da ucuz tüketsin. Tüketici pahalıya alırken üretici para kazanamıyor. Asıl sıkıntı burada. Fıstığın fiyatını hasat zamanı düşürüyorlar, bir ay sonra fiyat ikiye katlanıyor. Bu parayı kim kazanıyor?” dedi.

Üretim Yapmak Giderek Zorlaşıyor

Çiftçinin en önemli giderlerinden birinin akaryakıt olduğunu belirten Yiğit, ekim döneminin başlamasıyla üreticinin yeniden önemli bir maliyetle karşı karşıya kalacağını söyledi. Yiğit, “Akaryakıt fiyatları sürekli artıyor ve bu durum çiftçinin maliyetini doğrudan yükseltiyor. Zaten ürünümüz para etmiyor, maliyetlerimiz ise her geçen gün artıyor. Çiftçinin en çok kullandığı girdilerden biri mazot. Mazot bu kadar pahalı olunca üretim yapmak da giderek zorlaşıyor. Ekim ayı geldi, çiftçi yeniden tarlaya girecek ve ciddi bir masraf yapacak. Bu şartlarda üreticinin işi gerçekten çok zor.” diye konuştu.

Çiftçinin Maliyeti Neredeyse İkiye Katlandı

Cuma Yiğit-1

Antep fıstığında hasat döneminde oluşan fiyatların üreticiyi rahatlatmadığını dile getiren Yiğit, geçen yıla kıyasla maliyetlerin ciddi oranda yükselmesine rağmen ürün fiyatında aynı ölçüde bir artış yaşanmadığını ifade etti. Yiğit, “Şu anda fıstık hasadı var. Fıstığa baktığımızda geçen seneki fiyatlarla bu seneki fiyatlar arasında üreticiyi rahatlatacak bir fark yok. Ancak çiftçinin maliyeti neredeyse ikiye katlandı. Mazottan gübreye, işçilikten diğer giderlere kadar üretim maliyetleri artarken ürünün fiyatı aynı seviyelerde kalıyor. Bu nedenle üretici yaptığı masrafın karşılığını almakta zorlanıyor.” ifadelerini kullandı.

Üzüm de Para Etmiyor

Üreticinin yaşadığı fiyat sorununun yalnızca Antep fıstığıyla sınırlı olmadığını belirten Yiğit, üzüm üreticisinin de benzer bir tabloyla karşı karşıya kaldığını kaydetti. Yiğit, “Aynı sıkıntıyı üzüm üreticisi de yaşıyor. Üzüm de para etmiyor. Üreticinin bir yıl boyunca emek verdiği ürün, hasat dönemine gelindiğinde beklediği değeri bulamıyor.” dedi.

Çiftçinin Elindeyken Ürün Ucuz

Tarımsal ürünlerin tarladan çıktıktan sonra fiyatlarının yükseldiğine dikkat çeken Yiğit, üreticinin düşük fiyattan satış yaparken tüketicinin aynı ürünü yüksek fiyatlarla almak zorunda kaldığını söyledi. Yiğit, “Bu sene ne olduysa ürünlerin neredeyse tamamında aynı sıkıntı var. Çiftçinin elindeyken ürün ucuz ancak tarladan çıktıktan sonra markete girdiğinde fiyatı yükseliyor. Üretici düşük fiyata satmasına rağmen tüketici ürünü pahalı almak zorunda kalıyor. Yani bir tarafta çiftçi para kazanamazken diğer tarafta vatandaş ürüne yüksek fiyat ödüyor.” şeklinde konuştu.

Öncelikle Aracıları Aradan Çıkarmamız Lazım

Üretici ile tüketici arasındaki fiyat makasının daraltılması gerektiğini belirten Yiğit, çözüm için aracılık sisteminin yeniden ele alınması ve çiftçinin ürününü doğrudan satabileceği şartların oluşturulması gerektiğini dile getirdi. Yiğit, “Bu sıkıntıların önüne geçilebilmesi için öncelikle aracıları aradan çıkarmamız lazım. Bir hal yasası olması gerekiyor. Çiftçinin kendi ürününü satabilmesi lazım. Kooperatifleşme de yeterli değil, o konuda da sıkıntılar var. İnsanlar markete gidiyor, iki poşet ürün alıp bin 500-2 bin lira vermeden çıkamıyor.” ifadelerine yer verdi.

Tüketici Pahalıya Alırken Üretici Para Kazanamıyor

Tarımsal üretimin devam edebilmesi için çiftçinin gelir elde etmesinin önemine işaret eden Yiğit, ürün fiyatları belirlenirken üretim maliyetlerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.bYiğit, “Çiftçiye soruyorsunuz, çiftçi de para kazanamıyor. Çiftçi para kazanamazsa üretimde sıkıntı olur. Üretim olmazsa hiçbir şey olmaz. Bu nedenle mutlaka denetim yapılmalı. Ürün ucuzsa halkımız da ucuz tüketsin. Tüketici pahalıya alırken üretici para kazanamıyor. Asıl sıkıntı burada. Biz bunun en önemli nedenlerinden birinin aracılar olduğunu düşünüyoruz. İnşallah yetkililerimiz buna bir çözüm bulur. Ürün fiyatları belirlenirken çiftçinin maliyeti de göz önünde bulundurulmalı, maliyet hesabı yapılmalı.” ifadelerini kullandı.

Çiftçi-12

Emeklilikte yeni formül: Prim ve yaş şartı değişebilir
Emeklilikte yeni formül: Prim ve yaş şartı değişebilir
İçeriği Görüntüle

Fıstığın Fiyatını Hasat Zamanı Düşürüyorlar

Antep fıstığında özellikle hasat döneminde yaşanan fiyat hareketlerine tepki gösteren Yiğit, çiftçinin borçları ve ihtiyaçları nedeniyle ürününü bu dönemde satmak zorunda kaldığını belirtti. Yiğit, “Çiftçi soğuk demez, sıcak demez; sürekli arazide çalışır. Verdiği emeğe göre de ürününün fiyatı belirlenmeli. Bizim bölgemiz fıstık bölgesi. Fıstığın fiyatını hasat zamanı düşürüyorlar, bir ay sonra fiyat ikiye katlanıyor. Bu parayı kim kazanıyor? Çiftçi ürününü satmak zorunda. Borcu gelmiş, ihtiyacı var; ürününü satıp borcunu ödemesi gerekiyor. Maalesef tam da bu dönemde fiyatlar düşüyor. Bu sadece bu yıl yaşanan bir durum değil, her yıl aynı şey yapılıyor. Vallahi bilmiyorum, Allah sonumuzu hayır getirsin. Yetkililerimiz bu sıkıntıları görüyor, biliyor. Biz de sürekli söylüyoruz. İnşallah bir çözüm bulunur.” dedi.

Kaynak: Hatice Zengin