Kış aylarında özellikle açık tenli ciltler, soğuk ve rüzgarlı havadan etkilenerek kızarıklık ve hassasiyet yaşayabiliyor. Tıp dilinde “rüzgar yanığı” olarak adlandırılan bu durum, uzun süre sert rüzgar ve soğuğa maruz kalındığında ortaya çıkıyor. Ciltte kuruluk, bordoya yakın kızarıklık ve yanma hissiyle kendini gösteren rüzgar yanığı, genellikle yüz, eller ve giysilerle örtülmeyen bölgelerde görülse de vücudun farklı bölgelerinde de oluşabiliyor.
Rüzgar yanığını önlemenin en etkili yolu, vücudu sıcak ve korunaklı tutmak. Giysilerin sıkı olmaması, üç katmanlı giyinmek, kulak ve baş bölgesini tamamen saran şapka kullanmak ve elleri eldivenle korumak öneriliyor. Ayakları sıcak tutmak için kalın çorap ve su geçirmeyen botlar tercih edilebilir. Soğukta aşırı terlemenin önüne geçmek için ara ara fermuar açmak ve yeterli su içmek de cilt sağlığı için önemli.
Cilde yönelik basit önlemler de oldukça etkili. Soğuk ve rüzgarlı havaya çıkmadan önce cilde nemlendirici sürmek, özellikle yüzü koruyacak şapka ve atkı kullanmak yanmayı azaltıyor. Rüzgar yanığı oluştuğunda serin kompres uygulamak, cildi nazikçe temizlemek ve nemlendirmek rahatlama sağlıyor. Aloe vera veya hafif nemlendirici ürünler yanma hissini hafifletebilir.
Uzmanlar, cildin soğuk ve rüzgara karşı korunmasının hem görünümü hem de sağlığı için kritik olduğunu belirtiyor. Basit önlemlerle kış boyunca ciltte oluşabilecek kızarıklık ve tahrişler büyük ölçüde önlenebilir.




