Cambridge Üniversitesi'nde kurulan Erken Kanser Enstitüsü, tümörlerin semptom üretmeden önce mücadele etme yöntemlerini araştırıyor.

Son keşiflerden yararlanarak, birçok insanın uzun süre boyunca kanser öncesi koşullar geliştirdiğini belirleyen araştırma, erken teşhis imkanı sunan "sitosponj" adlı bir cihaz üzerinde yoğunlaşıyor.

Bu cihaz, yutulduktan sonra midede genişleyerek yemek borusu kanseri hücrelerini topluyor ve erken uyarı sağlayan özel bir protein olan "TFF3" ile ilgili bilgileri iletiyor. Bu yöntem, basit ve geniş bir ölçekte uygulanabilir niteliktedir.

GEÇ TEŞHİS, PAHALI İLAÇLAR

Fitzgerald, mevcut kanserlere yönelik yaklaşımlarla çeliştiğini belirterek, "Şu anda birçok kanseri geç tespit ediyoruz ve giderek daha pahalı hale gelen ilaçlar kullanmak zorunda kalıyoruz. Çoğu zaman on binlerce liralık bir maliyetle ömrü birkaç hafta uzatıyoruz. Bu olaya farklı bir perspektiften bakmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.

Kanser hücreleri, aşamalı olarak çoğalarak büyür ve bu hücreleri erken aşamada tespit ederek gelişimlerini durdurmak önemlidir. Özellikle, erken aşamada müdahale edilmesi kanserin ilerlemesini engelleyebilir ve tedavi sürecini daha etkin hale getirebilir. Bu nedenle, doktorların erken teşhis için zamanında harekete geçmeleri kritiktir ve bu, kanserin ileri aşamalarda daha zorlu bir mücadele haline gelmesini engelleyebilir.

Ayrıca, kanser riski taşıyan bireylerin belirlenmesi de büyük önem taşır. Özellikle, ailesinde kanser öyküsü bulunan kişilerin tarama testlerinden geçmesi, erken teşhis ve tedavi için kritik bir adımdır. Bu bağlamda, kalıtsal yatkınlığı olan ailelerden gelen kişilerin belirlenmesi, kanserle mücadele stratejilerinin önemli bir parçasını oluşturur.

Sonuç olarak, kanserle mücadelede erken teşhis ve risk gruplarının belirlenmesi, kanserin etkilerini azaltmak ve tedavi başarısını artırmak için kritik öneme sahiptir. Bu nedenle, bilimsel araştırmaların ve tıbbi gelişmelerin bu yönde ilerlemesi, kanserle mücadelede önemli bir adımı temsil eder.