Türkiye'nin 20 yıllık tarımsal üretim verilerini inceleyen araştırmaya göre, değerlendirilen 157 tarım ürününün 53'ü iklim değişikliği karşısında yüksek risk grubunda yer aldı. En yüksek risk skoruna sahip ürünler arpa, karpuz ve mısır oldu.

Gümüşhane Üniversitesi araştırmacıları Banu Bolayır ve Uğur Demirel tarafından hazırlanan ve Bilgi Sosyal Bilimler Dergisi'nde yayımlanan araştırmada, Türkiye'nin 2004-2024 dönemindeki tarımsal üretimi ile iklim verileri karşılaştırıldı.

Çalışmada, TÜİK'in bitkisel üretim verileri ile Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 15 farklı iklim göstergesi eşleştirildi. Kesintisiz verisi bulunan 157 ürünün analiz edildiği araştırmada 53 ürün yüksek, 52 ürün orta, 52 ürün ise düşük risk grubunda sınıflandırıldı.

İklim değişikliği tarımsal üretimi tehdit ediyor

Araştırmada tarımsal üretim üzerindeki iklim riskini belirleyen en önemli değişken yüzde 60,42 önem derecesiyle maksimum sıcaklık oldu. Bunu yüzde 11,98 ile toplam yağış, yüzde 11,26 ile 10 santimetre derinlikteki toprak sıcaklığı izledi.

Bu üç göstergenin toplam iklim risk modelindeki ağırlığı yüzde 83,66 olarak hesaplandı.

Gaziantep'te Kavurucu Sıcaklar Etkisini Sürdürüyor
Gaziantep'te Kavurucu Sıcaklar Etkisini Sürdürüyor
İçeriği Görüntüle

Türkiye'nin 21 yıllık iklim eğilimleri de sıcaklık artışını ve yağıştaki düşüşü ortaya koydu. Ortalama sıcaklık 13,2 dereceden 15,3 dereceye, maksimum sıcaklık 19,2 dereceden 21,4 dereceye, minimum sıcaklık ise 7,6 dereceden 10 dereceye yükseldi. Toplam yıllık yağış miktarı ise 607,4 milimetreden 567 milimetreye geriledi.

157 tarım ürününün 53'ü yüksek risk grubunda

Araştırmada ortaya çıkan risk sıralamasının doğrudan üretim kaybı anlamına gelmediği, ürünlerin iklim şoklarına karşı kırılganlık derecesini gösteren bir uyarı mekanizması olduğu vurgulandı.

Araştırmacılar, yüksek risk grubundaki 53 ürünün tarımsal desteklemelerde öncelikli değerlendirilmesini önerdi. Çalışmada ayrıca tarım sigortalarının iklim duyarlılıklarına göre yeniden düzenlenmesi ve özellikle yem bitkileri ile baklagiller için bölgesel uyum planlarının hayata geçirilmesi gerektiği belirtildi.

Kaynak: haber merkezi