Atlas Okyanusu’nda seyreden ve farklı ülkelerden 147 kişiyi taşıyan bir yolcu gemisi, 3 kişinin ölümüyle haberlere konu oldu. Ölümlere, kemirgenlerden bulaştığı bilinen hantavirüsün yol açtığı ifade edilirken, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), gemide 6 Mayıs itibarıyla sekiz hantavirüs vakası olduğunu açıkladı.
Açıklamada, “DSÖ, hastaların, temaslıların, yolcuların ve mürettebatın güvende kalmaları ve yayılmayı önlemeleri için ihtiyaç duydukları bilgi ve desteğe sahip olmalarını sağlamak amacıyla ülkelerle çalışmaya devam edecek” denildi.
Peki hantavirüs nedir? Belitileri nelerdir?
Hantavirüs enfeksiyonu, kemirgenler (özellikle fare ve sıçanlar) aracılığıyla insanlara bulaşan, nadir ama ciddi seyredebilen viral hastalıklar grubu olarak tanımlanıyor. Virüs doğrudan insandan insana genelde kolay bulaşamıyor. En sık bulaş yolu ise enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salyasının kuruyup havaya karışması ve bu parçacıkların solunması olarak biliniyor.
En sık bulsam yolu ise hava yoluyla oluyor. Virüsün erken belirtileri arasında ise yüksek ateş ve titreme, şiddetli kas ağrıları, halsizlik ve bitkinlik, kişiyi yataktan kalkamayacak kadar yorgun hissettiren bir güç kaybı, bulantı, kusma, karın ağrısı ve bazen ishal olarak sıralanıyor.

Yeni bir pandemi riski var mı?
Uzmanlara göre hantavirüs, zaman zaman yerel vakalara neden olabilen, ancak insandan insana kolay bulaşmayan bir virüs. Bu nedenle mevcut bilgiler ışığında COVID-19 benzeri bir küresel pandemi potansiyeli düşük kabul edilmektedir. Ancak kemirgen popülasyonunun arttığı bölgelerde yerel salgınlar görülebilir.
Kutu içeceklere dikkat
Uzmanlar, özellikle kutu içeceklerdeki tabloya dikkati çekiyor. Mikrobiyoloji Eğitmeni, Doktor Hakan Bozdemir, paylaştığı bir makalede konuya dikkati çekiyor. Bozdemir’e göre; gazoz, kola gibi kutu içeceklerin üst kapağı bazen farelerin bulunduğu depo ve taşıma alanlarında kirlenebiliyor.
Fare idrarında da bazı tehlikeli mikroplar bulunabiliyor. Özellikle, leptospiroz ve hantavirüs enfeksiyonları taşıyabiliyor.
Doğrudan kutu içecekle insana bulaşmış bir salgın bulunmasa da bilim insanları bu konuda temkinli olmayı ifade ediyor. Bu yüzden kutu içeceği direkt ağza götürmeden önce üstünü suyla yıkamayı ya da silmeyi ve mümkünse bardağa döküp içmeyi öneriyorlar.

İklim değişikliği, sorunu artırabilir
Bozdemir de kutu içecekten virüs bulaşma riskinin düşük olduğunu ancak yine de önlem almanın önemine işaret ediyor.
Sorunun sadece fabrikada değil; depo, nakliye, market rafı gibi her aşamada oluşabileceğine dikkati çeken Bozdemir, özellikle küçük depolarda hijyen ve kemirici kontrolünün her zaman iyi olmayabileceğinin altını çiziyor.
Bozdemir, iklim değişikliği ve şehirlerde farelerin artmasının da bu riski gelecekte büyütebileceği yönünde uyarıda bulunuyor.




