Müslümanların ibadet hayatını şekillendiren fıkhi mezhepler arasında coğrafi ve ameli olarak en büyük kitleye sahip olanlar Hanefi ve Şafi mezhepleridir. İki mezhep arasındaki ayrılıklar birer "doğru-yanlış" mücadelesi değil, delilleri anlama ve hüküm çıkarma metodolojisindeki (usul) zenginlikten kaynaklanmaktadır.

İşte günlük hayatta en çok karşılaşılan ve iki mezhebi birbirinden ayıran temel fıkhi farklar:

1. Abdesti Bozan Durumlar

Kan Akması: Hanefi mezhebine göre vücudun herhangi bir yerinden çıkan kan, irin veya sarı su, çıktığı yerin çevresine taşarsa abdesti bozar. Şafi mezhebine göre ise vücuttan kan çıkması (ön ve arkadan çıkanlar hariç) abdesti asla bozmaz.

Karşı Cinse Dokunmak: Şafi mezhebinde, aralarında nikah düşen bir kadının tenine (anne, kız kardeş, hala gibi mahremler hariç) şehvetsiz de olsa kasıtlı veya kasıtsız ten tene dokunmak abdesti bozar. Hanefi mezhebinde ise sadece dokunmakla abdest bozulmaz; abdestin bozulması için aşırı şehvetle bir temas (mübaşeret-i fahişe) olması gerekir.

2. Namaz İbadetindeki Farklar

Yıpranan Yollar Tek Tek Yenileniyor
Yıpranan Yollar Tek Tek Yenileniyor
İçeriği Görüntüle

Niyet Etmek: Şafi mezhebinde namaza başlarken niyetin dil ile söylenmesi ve tekbir getirilirken kalpten geçirilerek eş zamanlı yapılması (mukarenet) farzdır. Hanefi mezhebinde ise niyetin asıl yeri kalptir, dil ile söylenmesi sünnettir ve tekbirden hemen önce niyet edilmesi yeterlidir.

Fatiha Suresi ve Besmele: Şafi mezhebinde her rekatta Fatiha okumak farzdır (buna cemaatle kılınan namazlarda imamın arkasındaki cemaat de dahildir). Ayrıca besmele Fatiha’dan bir ayet sayıldığı için sesli namazlarda besmele de sesli okunur. Hanefi mezhebinde ise cemaat imamın arkasında Fatiha okumaz, imamın okuması yeterlidir; besmele ise Fatiha'nın bir ayeti sayılmadığı için gizli çekilir.

Kunut Duası: Şafi mezhebinde sabah namazının ikinci rekatında rükudan kalktıktan sonra (itidalde) Kunut duası okumak sünnettir. Hanefi mezhebinde ise Kunut duası sadece yatsı namazından sonra kılınan Vitir namazının üçüncü rekatında rükudan önce okunur.

3. Deniz Canlılarının Yenilmesi (Helal-Haram Sınırı)

Hanefi Mezhebi: Deniz ürünlerinde oldukça titiz bir sınır çizer. Sadece balık suretinde olan deniz canlılarının (hamsi, levrek, kalkan vb.) yenmesini helal kabul eder. Kalamar, ahtapot, karides, yengeç ve istakoz gibi balık sınıfına girmeyen canlıları ise "tiksindirici (habis)" sayarak haram veya tahrimen mekruh kabul eder.

Şafi Mezhebi: "Denizden ne çıksa yenir" prensibine daha yakındır. Kur'an-ı Kerim'deki deniz avıyla ilgili ayetleri geniş yorumlayarak sadece suda yaşayan; karides, kalamar, ahtapot, yengeç ve ıstakoz gibi tüm deniz canlılarının yenmesini helal sayar. (Sadece hem karada hem suda yaşayan kurbağa, timsah gibi hayvanlar hariçtir).

4. Metodoloji (Hüküm Çıkarma) Farkı

Hanefi Usulü: Akla, re'ye (görüşe), kıyasa ve toplumsal maslahata (kamu yararına) daha fazla alan açar. Hadisleri kabul ederken çok sıkı kurallar uygular; özellikle dönemin şartlarına ve akli tutarlılığa büyük önem verir. Irak ekolü olarak da bilinir.

Şafi Usulü: Hadislere ve Hz. Peygamber'in (s.a.v.) sünnetine kelimesi kelimesine bağlı kalmaya çok büyük ağırlık verir. Sahih bir hadis bulduğunda kıyası ve aklı tamamen devre dışı bırakır. Hicaz (Medine) ekolünün hadis ağırlıklı yapısını sistemleştirmiştir.

Kaynak: HABER MERKEZİ