İş sözleşmesini haklı nedenle fesheden çalışan lehine verilen karar, oy birliğiyle kesinleşti.
İhlas Haber Ajansı'nın 13 Ekim 2026'da duyurduğu olayda, bankanın çalışma koşullarındaki değişiklikleri hangi gerekçeyle yaptığı ve yönetim hakkını nasıl kullandığı önem taşıdı. Kararın tarih ve numarası ise açıklanmadı.
16 yıllık bankacının görevi düşürüldü
Özel bir bankada bireysel bankacılık yönetici yardımcısı olarak çalışan personel, bu görevinden alınarak daha düşük bir kadro olan bireysel müşteri ilişkileri yönetici yardımcılığına getirildi. Ardından banka tarafından günübirlik veya haftalık olarak farklı şubelerde görevlendirildi.
Görevlendirilen şubelerden birinin çalışanın iş yerine yaklaşık 52 kilometre uzaklıkta olduğu belirtildi. Bu uygulamanın devam edeceğinin bildirilmesi üzerine çalışan istifa etti. Kıdem tazminatı konusunda bankayla anlaşamayan personel, konuyu yargıya taşıdı.
Banka ise davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını ve alacağın zamanaşımına uğradığını savundu. Ayrıca çalışanın statüsünün düşürülmediğini, istifa etmesi nedeniyle kıdem tazminatına hak kazanamayacağını ileri sürdü.
Mahkemeler çalışanı haklı buldu
İş mahkemesi, bankada 16 yıl çalışan personelin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğine ve kıdem tazminatı almaya hak kazandığına karar verdi. Bankanın istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedildi.
Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de Bölge Adliye Mahkemesi kararını oy birliğiyle onadı. Böylece çalışan lehine verilen karar kesinleşti.
Görevlendirmelerde işverenin yetkisi sınırsız değil
Bölge Adliye Mahkemesi, işin nerede ve ne zaman yapılacağının çalışma koşulları arasında yer aldığını vurguladı. İş sözleşmesinde işverene çalışma şartlarını değiştirme yetkisi tanınmış olsa bile bu yetkinin objektif ölçütlere uygun kullanılması ve kötüye kullanılmaması gerekiyor.
Kararda, bankanın görevlendirmelerin gerekçesini ortaya koyamadığı ve yönetim hakkını objektif biçimde kullandığını kanıtlayamadığı belirtildi. Sözleşmedeki yetkinin çalışanı işten ayrılmaya zorlamak amacıyla kullanılması, yönetim hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirildi.
Mahkeme, çalışma koşullarındaki bu değişiklikleri 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-(f) maddesi kapsamında ele alarak çalışanın iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebileceğine hükmetti.
Banka çalışanları için emsal niteliğinde
Karar, bankalarda sıkça uygulanan şube değişikliği ve geçici görevlendirmelerde işverenin yetkisinin sınırsız olmadığını ortaya koyuyor. Görevlendirmelerin makul bir iş gerekçesine dayanması ve çalışanın istifaya zorlanması amacıyla kullanılmaması gerekiyor.
Özellikle gerekçesi açıklanamayan, görev değişikliğiyle birlikte uygulanan ve süreklilik kazanan görevlendirmeler, olayın koşullarına bağlı olarak çalışana haklı fesih ve kıdem tazminatı hakkı sağlayabiliyor. Benzer durumlarla karşılaşan çalışanların, kendi iş sözleşmelerini ve görevlendirme koşullarını bir iş hukuku uzmanına danışarak değerlendirmesi önem taşıyor.





