Türkiye'nin gayri safi yurt içi hasılasının yüzde 5'in üzerinde artarak 1.2 ila 1.4 trilyon TL'yi görebileceğini ifade eden Keteloğlu, önümüzdeki yıllarda iş gücüne katılımın durağanlaşacağı ve hatta düşeceği bir dönemde, küresel ekonomik büyüme için en büyük potansiyelin üretkenlik artışı olduğunu vurguladı. Bu noktada yapay zeka teknolojisinin önemli bir rol oynayacağını belirtti.

Keteloğlu, Google'ın yapay zeka alanındaki hedeflerini dört başlık altında özetledi:

  • Bilgiyi ve öğrenmeyi geliştirmek
  • Yaratıcılığı ve üretkenliği artırmak
  • İnovasyonu artırmak ve herkesin bu platformları kullanarak inovasyon yapmasını sağlamak.
  • Teknolojiyi sorumluluk bilinciyle geliştirmek

Google Turkiye Yapay Zeka Kalkinma Modeli 2

Yani bilgi ve öğrenmeyi geliştirmek, yaratıcılığı ve üretkenliği artırmak, inovasyonu artırmak ve herkesin bu platformları kullanarak inovasyon yapmasını sağlamak, teknolojiyi sorumluluk bilinciyle geliştirmek. Keteloğlu, yapay zekanın sorumluluk bilinciyle geliştirilmesinin, özellikle de düzenleme ve yönlendirmeyle, önemine dikkat çekti.

Google'ın yakın zamanda Google AI etkinliğinde bu hedefler doğrultusunda birçok ürünü lanse ettiğini belirten Keteloğlu, örnek olarak yeni arama deneyimi sunan AI Overview ve metin girdileriyle görsel içerik üreten Imagen Video ürünlerini gösterdi. Keteloğlu, bu ürünlerin, küçük esnafın bile yaratıcı çözümler üretmesini sağlayacağını belirtti.

Keteloğlu, Google'ın yapay zeka teknolojisinin herkes tarafından erişilebilir olmasını ve toplumsal fayda sağlamasını hedeflediğini vurguladı. Ayrı bir araştırmada, üretken yapay zekanın yaygın kullanımı halinde Türkiye'nin GSYİH'sında yüzde 5'in üzerinde yıllık bir artış, yani 1,2 ila 1,4 trilyon TL'lik bir ekonomik katkı potansiyeli olduğu belirtiliyor. Yapay zeka, üretim kapasitesini artırarak fiyat baskılarını düşürebilir ve refah artışına katkı sağlayabilir.

Türkiye'de 31 milyonluk toplam istihdamın yüzde 55'inin üretken yapay zeka ile birlikte çalışacağı öngörülüyor. Yapay zeka destekli otomasyonun yaygınlaşmasıyla bazı işlerin ortadan kalkması beklenirken, yeni iş alanlarının ortaya çıkması da muhtemel. Çalışanların yüzde 47'si üretken yapay zekanın işlerini olumlu etkileyeceğine inanıyor. Yapay zeka destekli ekonomide, otomasyon nedeniyle kapanacak işlerin yerini alacak yeni işler sayesinde işsizlik seviyesinde değişiklik yaşanmaması bekleniyor. Yani yapay zeka işlerimizi elimizden almayacak. Aksine yüklerimizi hafifletecek ve yeni iş ve istihdam alanları ortaya çıkacak.

Google Türkiye Yapay Zeka Devrimi

Implement Consulting Group kurucu ortağı Eva Rytter Sunesen, basın toplantısında yapay zekanın (YZ), özellikle üretken YZ’nin ekonomik büyüme potansiyeli üzerinde durdu. Sunesen, 1950’lerden beri var olan YZ’nin son uygulamalarının, daha önce öngörülenden çok daha hızlı ve yaygın bir şekilde benimsendiğini belirtti. Üretken YZ, metin, video, ses ve kod gibi özgün içerikler oluşturmak için tasarlanmış bir YZ alt kümesidir.

Sunesen, üretken YZ’nin genel amaçlı bir teknoloji olduğunu ve hem güçlü hem de kullanımı kolay olduğunu vurguladı. Bu erişilebilirlik, hem küçük ve büyük ölçekli şirketlerin hem de bireylerin bu teknolojiyi kullanabilmesi için çok az engel olduğu anlamına geliyor.

Sunesen, bu kolay erişilebilirlik nedeniyle ekonomistlerin ve uluslararası bankaların, üretken YZ’yi erken ve hızlı bir şekilde benimseyen ülkeler için uzun vadeli büyüme projeksiyonlarını yükselttiğini belirtti. Sunesen, Türkiye'nin de bu ülkelerden biri olmasını sağlayabilecek bazı girişimlere dikkat çekerek, Sunesen, Türkiye'nin üretken yapay zeka (YZ) olanaklarından nasıl yararlanabileceğine dair kendi değerlendirmelerini sundukları raporlara değindi.

Emlakjet’ten dikkat çeken veri Emlakjet’ten dikkat çeken veri

Google Turkiye Yapay Zeka Kalkinma

Üretken YZ'nin ekonomik fırsatlarının ölçülebileceği birçok yöntem bulunduğunu belirten Sunesen, bu doğrultuda yapılan köklü araştırmalara dayanarak ülkeler arasında tutarlı karşılaştırmaların mümkün olduğunu ifade etti. Sunesen, sonraki 10 yılda üretken YZ'nin yaygın olarak benimsenmesinin Türkiye'nin GSYİH'sini yüzde 5 oranında artırabileceği tahmininde bulunduklarını açıkladı.

Bu dönüşümün kademeli olarak gerçekleşeceğini ve hem 10 yıl içinde hem de sonrasında kazanımların olacağını belirten Sunesen, teknolojinin zirveye ulaştığı noktada Türkiye'nin GSYİH'sına 1,2 trilyon ila 4,4 trilyon dolar arasında katkı sağlayabileceğini tahmin etti.

Bu tahminlerin, tüm şirketlerin yaklaşık yarısının 10 yıl içinde üretken YZ kullanmaya başladığı bir senaryoya dayandığını belirten Sunesen, ekonomik kazanımların özellikle şirketlerde artan üretkenlik, yeni iş fırsatları ve yenilikçi ürünlerin yaratılması gibi üç temel kanal aracılığıyla gerçekleşeceğini vurguladı.

Editör: Muharrem Türkoğlu