Sağlık Bakanlığı'nın Gaziantep'e ayırdığı 41 yeni hekim kadrosu, kentte yaşanan doktor açığını gidermeye yetmediği gerekçesiyle tartışma konusu oldu. Gaziantep Kilis Tabip Odası Başkanı Kazım Doğan Eroğulları, özellikle kritik branşlarda yaşanan uzman hekim eksikliğine dikkat çekerek mevcut tablonun ilerleyen yıllarda daha da ağır sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Gaziantep'te birçok branşta uzman hekim ihtiyacının devam ettiğini ifade eden Eroğulları, yapılan atamaların sağlık sistemindeki eksiklikleri gidermeye yetmediğini belirtti. Eroğulları, “Kardiyoloji, çocuk sağlığı, beyin cerrahisi ve kalp damar cerrahisi gibi hepimizin hayatını doğrudan ilgilendiren branşlarda artık uzman yetişmiyor. Bu şekilde devam edilirse 10 yıl sonra ameliyat yapacak doktor bulamayabiliriz. Belki de çocuklarımızı muayene ettirecek çocuk hekimi bulamayacağız” diye konuştu.
Gaziantep'te Birçok Branşta Hekim Açığı Var
Eroğulları, “İhtiyaç duyulan branşlara hekim atanmadı. Ancak bu bir sonuçtur. Bu sonuç da uygulanan sağlık politikalarının bir sonucudur. Bunu körü körüne bir suçlama olarak söylemiyoruz” diye konuştu. Gaziantep'te birçok branşta hekim ihtiyacı bulunduğunu belirten Eroğulları, “Gaziantep'te çocuk cerrahisi, kardiyoloji, kulak burun boğaz ve göz hastalıkları başta olmak üzere birçok branşta ihtiyaç var. Aslında bütün branşlarda ihtiyaç bulunuyor.” diye konuştu.
MR ve Ultrason İçin Aylarca Bekleniyor
Sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlara değinen Eroğulları, “Sorun yalnızca hekim sayısıyla da sınırlı değil. Hekime ulaşılsa bile MR ve ultrason gibi görüntüleme tetkikleri için aylar sonrasına randevu veriliyor. Tetkikler tamamlandıktan sonra ameliyat gerekiyorsa bu kez ameliyat için de aylar sonrasına gün veriliyor. Malzeme eksikliği ve ameliyathane kapasitesi nedeniyle de gecikmeler yaşanıyor.” şeklinde konuştu.
Sorun Sadece Hekim Atamasıyla Çözülmez

Sorunun yalnızca hekim atamalarıyla çözülemeyeceğini vurgulayan Eroğulları, “Dolayısıyla yalnızca belirli branşlara hekim atayarak bu sorunu çözmek mümkün değil. Biz yıllardır söylüyoruz; toplumun sağlığı ancak koruyucu sağlık hizmetleriyle korunabilir. Siz toplumun sağlığını yalnızca hastanelerde ve yoğun bakımlarda sağlamaya çalışırsanız başarılı olamazsınız. Tedavi edici sağlık hizmetleri ile koruyucu sağlık hizmetleri bir bütündür. Koruyucu sağlık hizmetlerine ayrılan bütçe azaltılır, bütün kaynak şehir hastanelerine aktarılır ve sistem yalnızca sayıya dayalı, birkaç dakikalık muayeneler üzerine kurulursa bugün yaşadığımız tablo kaçınılmaz olur.” dedi.
Ağır Çalışma Koşulları Tercihleri Etkiliyor
İhtiyaç duyulan branşlarda kontenjanların boş kaldığını belirten Eroğulları, “Tıpta Uzmanlık Sınavı tercihlerine baktığınızda, vatandaşların aylar sonrasına randevu alabildiği, en çok ihtiyaç duyulan branşların kontenjanlarının boş kaldığını görüyoruz. Çünkü bu bölümlerde hekimlerin çalışma koşulları çok ağır. Hekimlerin özlük haklarında ciddi bir gerileme var. Ekonomik krizle birlikte yoksullaşma daha da belirgin hale geldi. Tıp eğitimi ve uzmanlık eğitimi süreçleri de olumsuz etkilendi. Üniversitelerin içi boşaltıldı, liyakatsiz kadrolar oluşturuldu, meslek değersizleştirildi. ‘Giderlerse gitsinler’ anlayışı benimsendi. Doğal olarak insanlar bazı branşları tercih etmiyor, hatta artık hekimliği bile tercih etmeyip yurt dışına gidiyor” açıklamasında bulundu.
Kritik Branşlarda Uzman Hekim Yetişmiyor
Uzman hekim yetiştirilmesinde yaşanan sıkıntılara dikkat çeken Eroğulları, “Son TUS tercihlerine baktığımızda Türkiye birincisi olan meslektaşımızın Tıbbi Farmakoloji bölümünü seçtiğini görüyoruz. Çünkü vatandaşın ulaşmakta zorlandığı branşlarda çalışma şartları gerçekten çok ağır. Bu alanlarda ciddi bir tükenmişlik yaşanıyor. Kardiyoloji, çocuk sağlığı, beyin cerrahisi ve kalp damar cerrahisi gibi hepimizin hayatını doğrudan ilgilendiren branşlarda artık uzman yetişmiyor. Üniversitelerde, kamu ve eğitim araştırma hastanelerinde açılan kadroların büyük bölümü boş kalıyor.” diye konuştu.

Uzman Hekimler Riski Düşük Branşlara Yöneliyor
Kadroların boş kalmasının nedenlerini sıralayan Eroğulları, “Bunun nedeni ekonomik koşullar, eğitim sürecinin zorluğu, ağır çalışma şartları, malpraktis davaları ve sağlıkta şiddet gibi birçok etken. Bu nedenle hekimler daha az riskli ve hastayla daha sınırlı temas kuracakları branşlara yöneliyor.” dedi.
10 Yıl Sonra Ameliyat Yapacak Doktor Bulamayabiliriz
İlerleyen yıllarda sağlık sisteminde daha büyük sorunlar yaşanabileceği uyarısında bulunan Eroğulları, “Biz bunu yıllardır söylüyoruz. Bu şekilde devam edilirse 10 yıl sonra ameliyat yapacak doktor bulamayabiliriz. Belki de çocuklarımızı muayene ettirecek çocuk hekimi bulamayacağız. Bugün ihtiyaç duyulan branşlarda doktor yetişmediği için atama da yapılamıyor. Buna karşılık plastik cerrahi, göz, kulak burun boğaz ve dermatoloji gibi bazı alanlarda atamalar yapılabiliyor. Çocuk cerrahisinde ise zaman zaman tek doktorun birden fazla ile hizmet vermeye çalıştığı dönemler yaşandı. İlerleyen yıllarda acil ameliyat gerektiren hastaları bile il dışına sevk etmek zorunda kalabiliriz. Çünkü o branşlardan doktor yetişmiyor, mevcut doktorlar da ağır çalışma koşulları nedeniyle görevlerinden ayrılıyor. Bunların hepsi aynı tablonun bir sonucu.” şeklinde konuştu.
15 Tıp Fakültesi Mezunu Kadar Hekim Kaybediyoruz
Her yıl yaklaşık 3 bin hekimin yurt dışında çalışmak için başvuruda bulunduğunu belirten Eroğulları, “Her yıl yaklaşık 3 bin hekim, Türk Tabipleri Birliği'nden iyi hâl belgesi alarak yurt dışında çalışmak için başvuruyor. Bir tıp fakültesinin ortalama 150-200 mezun verdiğini düşündüğümüzde, bu sayı her yıl yaklaşık 15 tıp fakültesinin mezunu kadar hekimin yurt dışına gitmesi anlamına geliyor. Biz kendi geleceğimiz olan gençleri okutuyoruz ancak yurt dışına kaptırıyoruz.” İfadelerine yer verdi.
Bugün Önlem Alınmazsa Yarın Çok Geç Olabilir
Gençlerin yurt dışına gitmelerinin nedenlerini anlatan Eroğulları, “Bunun nedenleri mesleğin değersizleştirilmesi, ‘giderlerse gitsinler’ anlayışı, ekonomik koşullar ve ülkedeki siyasi ve sosyal atmosferin insanlara umut vermemesidir. İnsanlar mutlu olmadığı yerde kalmak istemiyor. Bugün sağlık sistemi hâlâ ayakta duruyorsa bu, sağlık emekçilerinin ve hekimlerin büyük özverisi sayesinde ayakta duruyor. Toplumun sağlığını kendi sağlığından önceleyen sağlık çalışanları sayesinde bu sistem işliyor. Ancak ekonomik kriz, gelecek kaygısı ve umutsuzluk nedeniyle hekimler yurt dışına gidiyor. Bu gerçekten çok trajik bir durum. Bugünden gerekli önlemler alınabilirse ancak 10 yıl sonra bunun olumlu sonuçlarını görebiliriz.” diye konuştu.

Gaziantep'e 41 Yeni Hekim Kadrosu Ayrıldı
Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan 129. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü (DHY) Kurası kapsamında Gaziantep'e 41 yeni hekim kadrosu tahsis edildi. Atamalarda en fazla kontenjan 8 uzman hekimle çocuk sağlığı ve hastalıkları branşına ayrıldı. Bunun yanı sıra 5 iç hastalıkları uzmanı ile acil tıp, aile hekimliği, anesteziyoloji ve reanimasyon, çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları, fiziksel tıp ve rehabilitasyon ile kulak burun boğaz branşlarına ikişer uzman kadrosu verildi.
Kentte ayrıca 1 pratisyen hekimin yanı sıra çocuk cerrahisi, çocuk endokrinolojisi, çocuk gastroenterolojisi, çocuk immünolojisi ve alerji hastalıkları, deri ve zührevi hastalıkları, enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji, göğüs hastalıkları, göz hastalıkları, halk sağlığı, kadın hastalıkları ve doğum, kardiyoloji, nöroloji, ruh sağlığı ve hastalıkları, su altı hekimliği ve hiperbarik tıp ile tıbbi patoloji branşlarının her biri için de birer uzman hekim kadrosu ayrıldı.




