Tunç Çağı’ndan itibaren yerleşim gören Tilbaşar Höyüğü’nün üzerine inşa edilen kale, tarih öncesi dönemlerden Haçlı Seferleri’ne uzanan geçmişiyle dikkat çekiyor.
Tilbaşar çevresinde, klasik çağlarda Abara adıyla anılan antik kentte de yerleşimin sürdüğü biliniyor. Bölgenin önemli ticaret yolları ve stratejik kavşaklara yakın konumu, Tilbaşar’ın tarih boyunca önemini korumasında etkili oldu.
Haçlı Seferleri Döneminde Yeniden İnşa Edildi
Tilbaşar Kalesi, MS 11 ve 12’nci yüzyıllarda yaşanan Haçlı Seferleri sırasında stratejik konumu nedeniyle yeniden önem kazandı.
Yüksek bir tepe üzerinde bulunan höyük çevresinde gelişen yerleşim, surlarla çevrilirken höyüğün üzerine sağlam bir kale inşa edildi. Geçmişte “Tel-Başir” olarak adlandırılan bölge, zamanla Tilbaşar adıyla anılmaya başlandı.
Kazılarda Farklı Dönemlere Ait İzler Ortaya Çıkarıldı
Tilbaşar Höyüğü’nde 1995 yılında Gaziantep Müzesi ile Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü iş birliğinde arkeolojik kazılar gerçekleştirildi.
Yrd. Doç. Dr. Rıfat Ergeç başkanlığında yürütülen çalışmalarda, höyüğün eteklerinde Eski Tunç Çağı, Bizans, Eyyubi ve Haçlı dönemlerine ait yerleşim izleri gün yüzüne çıkarıldı.
Surları Ve Kale Kalıntıları Hâlâ Görülebiliyor
Anadolu’nun sayılı büyük höyükleri arasında gösterilen Tilbaşar Höyüğü’nde, Haçlı dönemine ait kesme taş kale duvarlarının bazı bölümleri günümüze ulaştı.
Kalenin önünde ise Türk ve Haçlı orduları arasında büyük bir savaşın yaşandığı belirtilen kenti çevreleyen surların, zamanla toprak yığınları altında kalan kalıntıları bulunuyor.
Tilbaşar Kalesi, farklı medeniyetlerden taşıdığı izler ve stratejik geçmişiyle Gaziantep’in keşfedilmeyi bekleyen tarihî değerleri arasında yer almayı sürdürüyor.
Gaziantep’in Oğuzeli ilçesine bağlı Gündoğan Mahallesi’nin güneydoğusunda bulunan Tilbaşar Kalesi, binlerce yıllık geçmişiyle kentin önemli tarihî mirasları arasında yer alıyor.
Tunç Çağı’ndan itibaren yerleşim gören Tilbaşar Höyüğü’nün üzerine inşa edilen kale, tarih öncesi dönemlerden Haçlı Seferleri’ne uzanan geçmişiyle dikkat çekiyor.
Tilbaşar çevresinde, klasik çağlarda Abara adıyla anılan antik kentte de yerleşimin sürdüğü biliniyor. Bölgenin önemli ticaret yolları ve stratejik kavşaklara yakın konumu, Tilbaşar’ın tarih boyunca önemini korumasında etkili oldu.
Haçlı Seferleri Döneminde Yeniden İnşa Edildi
Tilbaşar Kalesi, MS 11 ve 12’nci yüzyıllarda yaşanan Haçlı Seferleri sırasında stratejik konumu nedeniyle yeniden önem kazandı.
Yüksek bir tepe üzerinde bulunan höyük çevresinde gelişen yerleşim, surlarla çevrilirken höyüğün üzerine sağlam bir kale inşa edildi. Geçmişte “Tel-Başir” olarak adlandırılan bölge, zamanla Tilbaşar adıyla anılmaya başlandı.
Kazılarda Farklı Dönemlere Ait İzler Ortaya Çıkarıldı
Tilbaşar Höyüğü’nde 1995 yılında Gaziantep Müzesi ile Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü iş birliğinde arkeolojik kazılar gerçekleştirildi.
Yrd. Doç. Dr. Rıfat Ergeç başkanlığında yürütülen çalışmalarda, höyüğün eteklerinde Eski Tunç Çağı, Bizans, Eyyubi ve Haçlı dönemlerine ait yerleşim izleri gün yüzüne çıkarıldı.
Surları Ve Kale Kalıntıları Hâlâ Görülebiliyor
Anadolu’nun sayılı büyük höyükleri arasında gösterilen Tilbaşar Höyüğü’nde, Haçlı dönemine ait kesme taş kale duvarlarının bazı bölümleri günümüze ulaştı.
Kalenin önünde ise Türk ve Haçlı orduları arasında büyük bir savaşın yaşandığı belirtilen kenti çevreleyen surların, zamanla toprak yığınları altında kalan kalıntıları bulunuyor.
Tilbaşar Kalesi, farklı medeniyetlerden taşıdığı izler ve stratejik geçmişiyle Gaziantep’in keşfedilmeyi bekleyen tarihî değerleri arasında yer almayı sürdürüyor.




