Kavurucu yaz sıcaklarının etkisini hissettirdiği Gaziantep'te, serin havası, buz gibi kaynak suları ve rengarenk kır çiçekleriyle kaplı doğasıyla yaylalar, alternatif turizmin uğrak noktası olmaya devam ediyor. Kent genelinde yayla turizmine ev sahipliği yapan en önemli iki merkezden biri olan Sofdağı Yaylası, muhteşem manzarası ve temiz havasıyla ziyaretçilerine eşsiz ve temiz havasıyla bir doğa deneyimi yaşatıyor. Şehir merkezine oldukça yakın bir noktada bulunan yayla, özellikle hafta sonları şehrin kirliliğinden ve gürültüsünden kaçmak isteyen vatandaşlar tarafından sıkça tercih ediliyor.
Doğal Yaşamın İçinde Spor ve Kamp İmkanları
Gaziante'in eşsiz manzarasını yüksekten seyretme imkanı tanıyan Sofdağı Yaylası; kuş sesleri ve su şırıltıları eşliğinde doğa yürüyüşü (trekking), kampçılık ve dağ koşuları için ideal bir ortam hazırlıyor. Yaylaya ulaşım, Sof Alıcı Köyü'ne kadar konforlu bir asfalt yolla sağlanırken, köyden yayla merkezine kadar olan bölüm ise stabilize yoldan oluşuyor. Doğa ile baş başa kalmak isteyenlerin yanı sıra, çevre illerden gelen günübirlik piknikçiler de bölgedeki 20'nin üzerindeki tatlı su kaynağının başında ziyaretçilerine serinleme fırsatı buluyor. Gerdek Pınarı, Cennet Pınarı ve Börek Pınarı ise bu kaynakların başında yer alıyor.

Kepekçi Tepesi’nde Yüksek Oksijen Mucizesi
Sofdağlarının en yüksek noktası olan Kepekçi Tepesi, insan sağlığına faydalı, son derece temiz bir havasıyla öne çıkıyor. Bölgedeki yüksek oksijen miktarı o kadar belirgin ki, yılın en soğuk günlerinde dahi bu kesimde bulunan insanların metabolizmalarının hızlandığı ve terledikleri gözlemleniyor. Ayrıca yaylanın batı kısmında yer alan ve çok az bir debiye sahip olan "Sofdağı İçmesi" de şifalı suları bünyesinde barındırıyor. Yöre halkı, bu suyun birçok iç ve cilt hastalığına iyi geldiğini belirtirken hafta sonları kaynağını sıklıkla tercih ediliyor.
Zengin Flora ve Canlı Ekosistemi
Sofdağı, sadece bir mesire alanı değil, aynı zamanda çok zengin bir ekosistemi bünyesinde barındırıyor. Yapılan bilimsel incelemelerde bölgede böcekler dahil 124 çeşit hayvan türünün yaşadığı aktarılıyor. Bitki çeşitliliği bakımından da adeta bir laboratuvar olan yaylada; 96’sı tıbbi, 11’i baharatlı, 10’u çalı, 26’sı soğanlı, 12’si ağaç ve 19’u meşe olmak üzere toplam 267 tür canlı bitki türü yetişiyor.

Asırlık Yaylacılık Geleneği Sürüyor
Baharın gelişiyle birlikte Sofalıcı köylülerinin küçükbaş hayvan sürüleriyle birlikte çıngırak sesleri eşliğinde başlattığı yayla yolculuğu, sonbaharın kasvetli havaları bastırana kadar sürüyor. Geleneksel yaşamın sürdüğü yaylada köylüler organik ve sulu tarım yaparak sebze ve meyve yetiştirme imkanı buluyor. Yaz aylarının gelmesiyle yaylayı ziyaret eden şehirliler; yoğurt, süt, yumurta gibi taze hayvansal gıdaların yanı sıra domates, salatalık ve fasulye gibi dalından koparılmış ürünleri doğrudan üreticiden temin edebiliyorlar. Henüz kapsamlı bir altyapının bulunmadığı ancak elektriğin ulaştığı yaylada, su ihtiyacı kireçsiz ve buz gibi olan doğal pınarlardan ya da derin su kuyularından motorlar vasıtasıyla karşılanıyor.




