6 Şubat depremlerinin ardından bölgedeki stres transferinin sürdüğünü belirten uzmanlar, özellikle ikincil fay hatları ve dirençli kent yapılaşması konusunda tedbirlerin artırılması gerektiğine işaret ediyor.
Stres Transferi Ve İkincil Faylar Takipte
6 Şubat felaketinin ardından bölgede oluşan devasa enerjinin çevre fay hatlarına yüklediği stres henüz tamamen sönümlenmiş değil. Yer bilimciler, Ölüdeniz Fayı ve Narlı Fayı gibi ikincil hatlar üzerinde sismik hareketliliğin sürdüğünü ifade ediyor.
Deprem uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgedeki hareketliliğin viskoelastik stres transferi kapsamında değerlendirilebileceğini belirterek Hatay-Gaziantep hattında riskin ve sismik hareketlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Öne Çıkan Riskli Bölgeler
Uzman değerlendirmelerine ve bölgedeki sismik haritalara göre Gaziantep genelinde özellikle fay hatlarına ve hareketli hatlara yakın ilçelerde yapı güvenliğinin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor:
Nurdağı ve İslahiye Fay zonu üzerinde yer alması sebebiyle sismik takibin en yoğun yapıldığı noktalar. Araban, Nizip ve Karkamış İkincil fay kırılmaları ve zemin yapısı açısından dikkatle izlenen bölgeler.
“Mikro Bölgeleme Şart”
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Naci Görür, kentsel dönüşümün yalnızca yeni binalar inşa etmekten ibaret olmadığını vurgulayarak şu noktalara dikkat çekiyor:
"Bir kenti sadece binasını yapmakla depreme hazırlayamazsınız. Gaziantep’in mikro bölgeleme çalışmalarının tamamlanması, zemin direncinin ve kayma dalga hızlarının detaylıca analiz edilmesi şarttır. Kent planlamasından altyapıya kadar her alanda deprem dirençli sistemler kurulmalıdır."





