Turizm sektöründe yaşanan durgunluğun nedenlerine değinen TÜRSAB Başkan Başdanışmanı Soner Bacaksız, önemli değerlendirmelerde bulundu. Gaziantep'in turizmde yeniden ivme kazanabilmesi için kamu, özel sektör ve iş dünyasının ortak hareket etmesi gerektiğini söyleyen Bacaksız, sektör temsilcileri ve iş dünyasını bir araya getirerek turizmde yaşanan sorunları masaya yatıracaklarını söyledi. Kentte oluşan "pahalı şehir" algısının ise sürekli konuşularak beslendiğini ifade eden Bacaksız, pahalılığın yalnızca Gaziantep'te değil; Türkiye genelinde yaşandığına dikkat çekerek sürekli konuşulması yerine çözüm üretilmesi gerektiğini vurguladı. Bacaksız, “Bölgemiz, gelen ve konaklayan turist sayısı açısından her geçen gün kan kaybediyor. Bu tabloyu tersine çevirmek için çok paydaşlı ve uzun vadeli bir çalışma yürütmemiz gerekiyor.” dedi.

Mevsim Koşulları ve Ekonomik Şartlar Etkili Oldu
Turizmde yaşanan durgunluğun temel nedenlerine değinen Bacaksız, “Turizmde yaşanan durgunluğun en önemli nedenlerinden biri, mevcut ekonomik koşullar nedeniyle insanların önceliklerinin değişmesi. Tatil elbette vazgeçilmez ihtiyaçlardan biri ancak ekonomik şartlar nedeniyle insanlar daha öncelikli harcamalara yöneliyor ve turizm planlarını erteleyebiliyor. Gaziantep özelinde mevsim koşulları da etkili olabilir.” diye konuştu.

Teknoloji Bireysel Seyahat Tercihlerini Artırdı
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte seyahat alışkanlıklarının da değiştiğini belirten Bacaksız, “Bunun yanı sıra, elimizde net bir veri olmamakla birlikte bireysel seyahatlerin artmasının da bu durgunlukta etkili olduğunu düşünüyoruz. İnsanların seyahat alışkanlıkları ve tercihleri değişiyor. Bireysel seyahatin daha fazla tercih edilmesinin en önemli nedeni ise teknolojinin sunduğu kolaylıklar. Artık uçak bileti ve otel rezervasyonları internet üzerinden kolaylıkla yapılabiliyor. Sosyal medya da destinasyonların tanıtımında önemli bir rol üstleniyor. Teknolojinin gelişmesiyle ulaşım ve rezervasyon süreçleri kolaylaştığı için insanlar toplu turlar yerine kendi planlarını yaparak bireysel seyahati tercih ediyor.” ifadelerini kullandı.
Gaziantep Turizmi İçin Ortak Akıl Şart
Gaziantep'in turizmde yeniden yükselişe geçebilmesi için ortak akıl vurgusu yapan Bacaksız, “Gaziantep'in turizmde yeniden ivme kazanabilmesi için tüm sektör paydaşlarının ortak hareket etmesi gerekiyor. Turizm sektörünün yanı sıra sanayi, siyaset ve iş dünyasının da bir araya gelerek şehrin turizm ve destinasyon alanındaki sorunlarını ortak akılla değerlendirmesi, uzun vadeli ve sürdürülebilir çözümler üretmesi büyük önem taşıyor. Kısa vadeli çalışmalar yerine planlı bir yol haritası oluşturulması gerektiğine inanıyoruz.” dedi.
Sorunları Masaya Yatırmak İçin Ortak Planlama Yapılacak
Sektör temsilcileriyle yeni bir çalışma başlatacaklarını belirten Bacaksız, “Bu kapsamda sektör olarak bir çalışma yürütüyoruz. Önümüzdeki dönemde Gaziantep'teki sektör temsilcileri ve iş dünyasını bir araya getirerek turizmde yaşanan sorunları masaya yatıracağız. Şehre daha fazla yerli ve yabancı turist çekebilmek için ortak bir planlama yapılacak.” şeklinde konuştu.
Bölgemiz Turist Sayısında Kan Kaybediyor
Turist sayısındaki düşüşe dikkat çeken Bacaksız, “Bölgemiz, gelen ve konaklayan turist sayısı açısından her geçen gün kan kaybediyor. Bu tabloyu tersine çevirmek için çok paydaşlı ve uzun vadeli bir çalışma yürütmemiz gerekiyor.” ifadelerine yer verdi.
Pahalı Şehir Algısını Kendi Söylemlerimizle Besliyoruz
Gaziantep'e yöneltilen "pahalı şehir" algısına da değinen Bacaksız, “Gaziantep'te oluşan 'pahalı şehir' algısını biraz da bizim beslediğimizi düşünüyorum. Pahalılık yalnızca Gaziantep'e özgü değil; tüm dünyada ve Türkiye genelinde yaşanan bir durum. Ancak biz bu konuyu sürekli gündeme getirerek algının güçlenmesine de katkı sağlıyoruz. Özellikle son dönemde gastronomi üzerinden oluşan pahalılık algısı sıkça dile getiriliyor ve bunun etkilerini biz de hissediyoruz.” diye konuştu.
Şikayet Etmek Yerine Çözüme Odaklanmalıyız
Sorunların sürekli konuşulması yerine çözüm üretilmesi gerektiğini vurgulayan Bacaksız, “Fakat sürekli pahalılığı konuşmak yerine, bu sorunun nasıl çözüleceğine odaklanmamız gerekiyor. Sürdürülebilir çözüm yolları üretmek çok daha önemli. Evet, pahalılık var ancak asıl mesele bunu nasıl aşacağımızı konuşmak olmalı.” dedi.





