Rumkale, Gaziantep şehir merkezine uzaklıkta, Fırat Nehri'nin Merzimen Çayı ile buluştuğu noktada yükselen dik kayalıklar üzerinde majestetik bir siluet çiziyor. Antik dönemlerden bu yana farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan bu tarihî kale, Asur Ticaret Kolonileri Çağı'ndan itibaren kervanların ve orduların uğrak noktası olmuş.

TSE’de ‘15 Temmuz’ temalı fotoğraf sergisi TSE’de ‘15 Temmuz’ temalı fotoğraf sergisi

Kalenin Tarihçesi ve Mimari Özellikleri

Rumkale, M.Ö. 300 yılında, Büyük İskender'in generallerinden I. Seleukos tarafından kurulmuş ve Roma İmparatorluğu döneminde önemli bir askeri ve ticari merkez haline gelmiştir. Kale, Fırat'ın sığ geçit noktalarından biri üzerinde stratejik bir konuma sahiptir. Helenistik dönemden itibaren kale, 'Seleukos Euphrates' ve 'Apamae' isimleriyle anılmış, iki kıyıyı birbirine bağlayan köprülerle bütünleşmiştir.

Kale, iki ana bedenden oluşmaktadır. Birinci beden, doğal kayalıkların yontulmasıyla oluşturulan doğal surlardan meydana gelirken, ikinci beden kesme taşlarla güçlendirilmiş surları içerir. Kalenin savunma amaçlı yapılandırılmasının bir parçası olarak, güneydeki kayalık uzantı derin bir hendekle çevrilmiştir, bu sayede kaleye karadan ulaşım engellenmiştir.

Kültürel ve Dini Önemi

Rumkale, geçmişte birçok dini topluluğa ev sahipliği yapmış, özellikle Hristiyanlık döneminde önemli bir dini merkez olmuştur. Şair Aziz Nerses tarafından yaptırılan kilise ve Barşavma Manastırı, kale içerisinde dini mimarinin izlerini taşır. Bu yapılar, bölgenin hem tarihi hem de kültürel zenginliğini gözler önüne sermektedir.

Arkeolojik Keşifler

20. yüzyılın sonlarında yapılan kurtarma kazılarında, kaledeki birçok mozaik, fresk ve mimari yapı gün yüzüne çıkarılmıştır. Bu çalışmalar, Rumkale'nin tarih öncesinden başlayarak farklı dönemlerde nasıl bir kültürel merkez işlevi gördüğünü belgelemektedir.

Günümüzde Rumkale, üç yanı baraj gölüyle çevrili bir yarımada görünümü kazanmış olup, Halfeti ve Yavuzeli üzerinden teknelerle kolaylıkla ulaşılabilmektedir. Tarihin ve doğanın iç içe geçtiği bu eşsiz yer, ziyaretçilere hem tarihî bir yolculuk sunuyor hem de unutulmaz doğal manzaralarıyla büyülüyor.

Kaynak: Haber Merkezi