Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde gece yarısı kaydedilen 4.6 büyüklüğündeki depremin etkileri devam ederken, Türkiye'nin önde gelen deprem uzmanlarından Prof. Dr. Naci Görür, sarsıntının tektonik arka planına dair kritik jeolojik analizlerde bulundu. Görür, sarsıntının meydana geldiği konuma ve bölgedeki fay hatlarının mevcut risk durumuna dikkat çekti.

"Deprem Tam Levha Sınırında Gerçekleşti"

Depremin merkez üssünü ve etkilediği fay kırıklarını değerlendiren Prof. Dr. Naci Görür, sarsıntının rastgele bir noktada olmadığını vurguladı. Görür, jeolojik konuma ilişkin, "Gaziantep, Kuzoluk-Nurdağı bölgeleri civarında, Amanos ile Ölüdeniz Fay Zonu segmentleri arasında 4.6’lık deprem oldu. Bu deprem tam olarak levha sınırı ve kenarlarında meydana geldi" bilgisini paylaştı.

6 Şubat Depremlerinin Stres Etkisi Sürüyor

Bölgedeki fay segmentlerinin 6 Şubat 2023'te yaşanan büyük depremlerden bu yana yoğun bir enerji ve stres transferine maruz kaldığını hatırlatan Prof. Dr. Naci Görür, gelecekteki sismik hareketliliklere dair endişesini şu sözlerle dile getirdi: "Korkarım, 6 Şubat Depremlerinin etkisiyle levha içleri parçalanacak."

Depremin ardından Gaziantep ve çevre illerdeki vatandaşlara geçmiş olsun temennilerini ileten Prof. Dr. Naci Görür'ün bu açıklaması, bölgede yeni bir büyük deprem olup olmayacağına dair korkuları da beraberinde getirdi.

Levha Parçalanması Ne Demek?

Dünyanın dış kabuğu (litosfer), tek bir parçadan oluşmaz; tektonik levha adı verilen devasa yapboz parçalarından meydana gelir. Bu levhalar, altlarında bulunan erimiş magma tabakası (astenosfer) üzerinde sürekli ama çok yavaş bir hareket halindedir.

Normal şartlarda büyük depremler, bu levhaların birbirleriyle karşılaştığı, çarpıştığı veya sürtündüğü ana fay hatlarında meydana gelir.

Levha parçalanması (veya levha içi kırılma) ise; normalde tek bir blok halinde hareket eden bütünsel bir tektonik levhanın, maruz kaldığı aşırı iç gerilim ve dezenformasyon nedeniyle ana sınırların dışındaki iç kısımlarından da çatlaması, yeni aktif fay hatları üretmesi ve küçük alt plakalara bölünmesi demektir.

Levha Parçalanması Neden Oluşur?

Levha içlerinin parçalanmasının altında bulunan temel neden, yer kabuğunun altındaki dengelerin bozulması ve devasa bir enerji transferinin gerçekleşmesinden kaynaklanır. Bu durum başlıca şu sebeplerle tetiklenir:

  • Büyük Depremlerin Tetiklemesi (Stres Transferi): 6 Şubat 2023 Doğu Anadolu depremleri gibi çok büyük ölçekli ve yıkıcı sarsıntılar, milyarlarca tonluk kaya kütlelerini yerinden oynatır. Bu esnada açığa çıkan devasa enerji, sadece kırılan ana fay hattıyla sınırlı kalmaz; çevre kütlelere ve levhanın iç kesimlerine doğru dalgalar halinde yayılır. Bu duruma stres transferi denir. Levha bu ani yükü kaldıramadığında içten çatlamaya başlar.

  • Sıkıştırma ve Çekme Kuvvetleri: Türkiye'nin üzerinde bulunduğu Anadolu Levhası, güneyden Arap Levhası'nın kuzeye doğru itmesi, kuzeyden ise Avrasya Levhası'nın direnmesiyle sürekli olarak sıkıştırılmaktadır. Bu iki devasa güç arasında kalan Anadolu bloğu batıya doğru kaçmaya çalışırken, blok içindeki zayıf noktalar (eski, uyuyan veya mikro faylar) aşırı basınçtan dolayı kırılır.

  • Magmatik ve Termal Etkiler: Mantodan yukarı doğru çıkan sıcak magma yükselmeleri de levhaların alt kısımlarını ısıtarak zayıflatabilir ve üstteki kabuğun çatlayarak parçalanmasına yol açabilir.

Olası Levha Parçalanması Deprem Habercisi mi?

Uzmanlar olası bir levha parçalanmasının kesinlikle bir deprem habercisi olduğunu vurgulayarak ve sismik riski artıran bir durum olduğunu belirtiyor. Ancak bu durum, "yarın çok büyük bir deprem olacak" anlamına gelen doğrudan bir tahmin değil; bölgesel risk haritasının genişlediğini gösteren yapısal bir uyarıdır. Levha parçalanmasının deprem dinamikleri üzerindeki etkileri şunlardır:

Nizip’te dikkat çeken HSK atamaları
Nizip’te dikkat çeken HSK atamaları
İçeriği Görüntüle
  • Yeni ve Öngörülemeyen Fay Hatları: Levha içi parçalanmalar, geçmişte aktif olduğu bilinmeyen veya haritalandırılmamış alanlarda yeni fay hatlarının doğmasına yol açar. Bu da deprem riskinin beklenmeyen bölgelere kaymasına neden olabilir.

  • Artçı Değil, Bağımsız Depremler: Büyük bir depremden sonra meydana gelen sarsıntılar genellikle "artçı deprem" olarak adlandırılır ve zamanla sönümlenir. Fakat levha içi parçalanmalar başladığında, buralarda meydana gelen sarsıntılar artçı değil; kendi enerjisini üreten bağımsız yeni depremlerdir. Prof. Dr. Naci Görür'ün dikkat çektiği 4.6 büyüklüğündeki Nurdağı depremi gibi sarsıntılar, bu yeni kırılma eğilimlerinin somut birer göstergesidir.

  • Orta ve Büyük Ölçekli Sarsıntı Potansiyeli: Levha içi yeni kırılmalar genellikle ana levha sınırlarındaki kadar devasa (8.0 ve üzeri) depremler üretmezler. Ancak kabuğun üst kısımlarında ve yer yüzeyine yakın noktalarda gerçekleştikleri için, 5.0 ile 6.5 büyüklüğü arasında değişen, hissedilebilirliği ve yıkıcılık potansiyeli yüksek lokal depremleri sıklaştırabilirler.

Özetle; levha parçalanması, yer kabuğunun büyük bir travma 6 Şubat Depremleri sonrasında kendi dengesini yeniden bulma çabasıdır ve bu süreçte jeolojik yapının zayıf halkaları kırılarak yeni sismik hareketlilikleri tetiklemektedir.

Kaynak: Haber Merkezi