ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), sülfitin özellikle alerjisi olan bireylerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguladı.
Üretim ve Dağıtım Durdu
Üretici firma, ilgili ürünlerin üretim ve dağıtımını durdurduğunu ve sorunun kaynağını tespit etmek amacıyla kapsamlı bir soruşturma başlattığını duyurdu.
Geri çağırma, 440090478-15-333 lot numaralı ürünleri kapsıyor.
Yetkililer, tüketicilere bu ürünleri tüketmemeleri ve tam iade almak için satın aldıkları noktalara geri getirmeleri çağrısında bulundu.
Kuru Kayısının 4 Önemli Faydası
1) Lif Kaynağıdır
Bir porsiyon kuru kayısı (3-4 adet) yaklaşık 2 gram lif içerir ve bu miktar günlük lif ihtiyacının yüzde 8’ini karşılar. Düzenli lif tüketimi, sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasına, kilo kontrolüne ve kolesterolün düşürülmesine katkı sağlar.
2) Kalorisi Düşüktür
28-30 gramlık bir porsiyon kuru kayısı ortalama 56 kalori içerir. Lif ve zengin besin değeri sayesinde uzun süre tok tutar.
3) Vitamin ve Mineral Deposu
Bir bardak kuru kayısı, günlük A vitamini ihtiyacının yüzde 94’ünü karşılayabilir. Demir, kalsiyum, magnezyum ve potasyum içeriğiyle kemik sağlığını korur, bağışıklığı destekler, kas sağlığına yardımcı olur. Magnezyum içeriği sayesinde kas kramplarını azaltabilir, uykusuzluğa iyi gelebilir.
4) Kan Şekerini Dengeler
Kuru kayısı, fındık gibi kabuklu yemişlerle birlikte tüketildiğinde mide boşalmasını geciktirir ve glikoz salınımını yavaşlatarak kan şekerini dengede tutmaya yardımcı olur.
Kuru Kayısının Zararları
Kuru kayısının besin değeri yüksek olsa da dikkatli tüketilmesi gerekir.
Taze meyveye göre genelde daha az C vitamini içerir.
Ticari olarak kurutulmuş kayısılarda koruyucu olarak kullanılan sülfit, özellikle astım hastalarında atakları tetikleyebilir ve hassas bağırsaklara sahip kişilerde sindirim rahatsızlıklarına yol açabilir.
Sülfitler sağlıklı bağırsak bakterilerini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, hassasiyeti olanların organik, sülfitsiz kuru kayısı tercih etmesi önerilir.