Dışarıda Ses Yokken Duyulan Sesler
Halk arasında oldukça sık rastlanan ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilen kulak çınlaması, tıbbi adıyla "tinnitus" olarak biliniyor. Doç. Dr. Fulya Özer, tinnitusun dış ortamda herhangi bir fiziksel ses kaynağı yokken, kişinin kulağında ya da doğrudan beyninin içinde bir ses algılaması durumu olduğunu belirtiyor.
Kulağın çınlaması toplumda genellikle "Birisi beni andı" şeklinde espriyle karışık yorumlansa da klinik durum çok daha farklıdır. Uzmanlar, gelip geçici masum seslerin aksine; kişilerin özellikle yalnız kaldığında, iş yaparken veya uykuya geçerken sürekli duyduğu kronik seslerin tıbbi bir araştırma gerektirdiğini vurguluyor.
Eğer kulaktaki çınlama düz bir ses yerine kalbin nabız atışı ritminde hissediliyorsa, bu durum damarsal anomalilerin bir işareti olabiliyor. Ayrıca çınlamaya baş dönmesi, ani işitme kaybı, yüz felci veya kulak akıntısı gibi nörolojik belirtiler eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden uzmana başvurulması şart.
İç kulaktaki hücreler zarar gördüğünde, ses dalgalarının beyne iletilme biçimi değişiyor ve sinirsel iletimde azalma oluyor. Beyin bu eksikliği telafi etmek amacıyla sinirlerde daha fazla aktivite oluşturuyor. İşte bu spontan sinirsel aktivite, gerçekte ses olmamasına rağmen beyin tarafından ses olarak algılanıyor.
Doç. Dr. Fulya Özer, kulak çınlamasında özellikle bazı kritik durumlara çok önem verdiklerini belirtiyor. Çınlamanın sadece tek bir kulakta olması; nazofarenks (geniz) tümörlerinden işitme siniri tümörlerine kadar çeşitli ciddi hastalıkların habercisi olabileceği için ileri araştırma gerektiriyor.
Eğer kulaktaki çınlama düz bir ses yerine kalbin nabız atışı ritminde hissediliyorsa, bu durum damarsal anomalilerin bir işareti olabiliyor. Ayrıca çınlamaya baş dönmesi, ani işitme kaybı, yüz felci veya kulak akıntısı gibi nörolojik belirtiler eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden uzmana başvurulması şart.
Bazen tüm tıbbi incelemelere rağmen belirgin bir neden saptanamayabiliyor. Hastanın standart işitme testleri tamamen normal çıksa dahi çınlama devam edebiliyor. Bu durumlarda, iç kulaktaki hücrelerle sinirin birleşim noktalarında, rutin testlerle kolayca tespit edilemeyen gizli problemlerden şüpheleniliyor.
Tedavide temel amaç her zaman sesi tamamen ortadan kaldırmak değildir. İlk olarak çınlamaya eşlik eden gizli bir hastalık varsa o tedavi ediliyor. Bunun mümkün olmadığı durumlarda ise beynin o sesi algılama düzeyini azaltmak ve hastanın yaşam kalitesini yeniden yükseltmek hedefleniyor.
İşitme kaybı olan hastalarda tedavi daha kolay ilerliyor. Günümüzdeki bazı modern işitme cihazlarının içinde tinnitusu maskeleyen "beyaz gürültü" sistemleri bulunuyor. Kişinin çınlama frekansına uygun beyaz gürültü sesleri arka plana yerleştirilerek çınlama sesi maskeleniyor ve algı azaltılıyor.
Çınlama; uyku sorunlarına ve yoğun kaygıya yol açabildiği için gerekli durumlarda hastalar bilişsel terapi, psikoloji veya psikiyatri desteğine yönlendiriliyor. Doç. Dr. Özer, kulak çınlamasını tamamen bitiren kesin bir ilacın olmadığını belirterek, sosyal medyadaki bilgi kirliliğine karşı dikkatli olunmasını öneriyor.