Müslümanlar için manevi bir muhasebe ve yenilenme vesilesi olan Hicri takvimin ilk günü için geri sayım tamamlandı. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, Muharrem ayının başladığını müjdeleyen hilalin ilk kez Atlas Okyanusu'nda ortaya çıkacağını; Asya, Avrupa, Afrika ile Kuzey ve Güney Amerika kıtalarından görülebileceğini bildirdi.
İslam toplumlarında gelenekselleşen oruç ibadeti, aşure ikramları ve Kerbela'da şehit edilen Hazreti Muhammed'in torunu Hazreti Hüseyin ile beraberindeki şühedanın yad edilmesi, bu ayın en önemli manevi duraklarını oluşturuyor. Takvime göre İslam dünyasının heyecanla beklediği Aşure Günü, Muharrem ayının 10'uncu gününe denk gelen 25 Haziran Perşembe günü karşılanacak.
"Hicret, İslam Tarihinde Yeni Bir Nizamın Başlangıcıdır"
Hicri takvimin tarihsel ve sosyolojik arka planına dair önemli açıklamalarda bulunan Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Üzeyir Öztürk, bu takvimin ayın hareketlerini esas aldığını ve Hazreti Muhammed'in vefatından yaklaşık 6 yıl sonra, Müslümanların Mekke'den Medine'ye hicreti temel alınarak resmiyet kazandığını anımsattı. Hicretin sadece fiziki bir göç hareketi olmadığını vurgulayan Öztürk, şu değerlendirmeleri yaptı:
"Mekke'den Medine'ye gerçekleştirilen hicret, 13 yıllık Mekke devrini kapatarak İslam toplumunun kurumsal inşasını sağlayan Medine devrini başlatmıştır. Bu kutlu yolculuk sayesinde İslam dini yalnızca bireysel bir inanç olmaktan çıkmış, fertten topluma hayatın her alanını kuşatan evrensel bir nizam halini almıştır.
Medine'de hayata geçirilen kardeşlik uygulaması (Muahat), muhacirler ve ensar arasında dünya tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir maddi ve manevi dayanışma modeli ortaya koymuştur. Bu süreçte imzalanan 'Medine Sözleşmesi' ile birlikte toplumsal haklar güvence altına alınmış, Müslümanlar ve diğer dini grupların sorumlulukları ilk kez anayasal bir zemine oturtulmuştur."
"Zamanı Doğru Değerlendirmeli ve Hayatımızı Muhasebe Etmeliyiz"
Hicretin, Müslümanların inançlarına olan sadakatlerinin ve ilahi rıza uğruna gösterdikleri büyük fedakarlıkların en somut delili olduğunu ifade eden Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Üzeyir Öztürk, Muharrem ayının taşıdığı manevi mesaja dikkat çekti. İslam'da büyük bir hürmet ve kutsiyete sahip olan bu ayın bir tefekkür dönemi olduğunu belirten Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı:
"Hicri yeni yıl vesilesiyle modern çağın Müslümanlarına düşen en temel görev; hicretin taşıdığı köklü anlam ve evrensel mesajları yeniden düşünmektir. Yaşadığımız zaman dilimini doğru değerlendirmeli, hayatımızı samimi bir nefis muhasebesinden geçirerek geleceğimizi daha sağlam manevi temeller üzerine kurmalıyız. Bu şuurla İslam kardeşliğini pekiştirmeli, birlik ve beraberliğimizi muhafaza etmeli, sevinçte olduğu gibi kederde de birbirimizin yanında durarak dayanışma ruhunu daima canlı tutmalıyız."