İnsan zihni, günlük yaşamda birbirinden farklı duygular ve algısal deneyimler ortaya çıkarabiliyor. Kimi zaman kalabalığın ortasında kendimizi yalnız hissediyor, kimi zaman hiç tanımadığımız insanların hayatlarını merak ediyoruz.
Bazı hislerin psikolojide kullanılan özel adları bulunurken bazıları da farklı dillerden gelen kelimelerle tanımlanıyor. İşte günlük yaşamda karşılaşabileceğimiz, ancak çoğu zaman adlandıramadığımız 10 deneyim:
1. Déjà Vu – Bu Anı Daha Önce Yaşamış Gibi Hissetmek
Hiç ilk kez gittiğiniz bir yerde, daha önce orada bulunduğunuzu düşündünüz mü? Ya da bir konuşmanın sanki geçmişte aynen yaşandığı hissine kapıldınız mı? İşte bu deneyime déjà vu deniliyor.
Fransızcada “zaten görülmüş” anlamına gelen kavram, kişinin yeni yaşadığı bir olayı geçmişten tanıdık bulmasını ifade ediyor. Genellikle kısa süren bu his, belleğin ve tanıdıklık algısının işleyişiyle ilişkilendiriliyor.
2. Jamais Vu – Tanıdık Bir Şeyin Yabancı Gelmesi
Her gün kullandığınız bir kelimeye uzun süre baktığınızda, bir anda size anlamsız geldiği oldu mu? Ya da çok iyi bildiğiniz bir yeri kısa bir anlığına tanıyamadığınız?
Jamais vu, alışılmış ve tanıdık bir şeyin geçici olarak yabancı hissedilmesini anlatıyor. Déjà vu'nün tersine benzeyen bu deneyim, özellikle bir kelimenin tekrar tekrar söylenmesi sırasında ortaya çıkabiliyor.
3. Sonder – Herkesin Ayrı Bir Hayatı Olduğunu Fark Etmek
Kalabalık bir caddede yürürken yanınızdan geçen insanların da sizin kadar karmaşık hayatları olduğunu düşündünüz mü?
Sonder, hiç tanımadığımız insanların da kendi anıları, sorunları, sevinçleri ve hayalleri bulunduğunu bir anda fark etme deneyimini anlatan modern bir kelime. Psikolojide yerleşik bir bilimsel tanı değil; ancak günlük yaşamda yaşanan güçlü bir farkındalığı ifade ediyor.
4. Anemoia – Hiç Yaşamadığınız Bir Dönemi Özlemek
Eski bir fotoğrafa bakarken, hiç yaşamadığınız yıllara karşı özlem duyduğunuz oldu mu? Belki 1960'ların sokaklarını, belki de görmediğiniz bir dönemin yaşam tarzını merak ediyorsunuz.
Anemoia, kişinin bizzat deneyimlemediği bir geçmişe karşı hissettiği nostaljiyi anlatmak için oluşturulmuş modern bir sözcük. Özellikle eski fotoğraflar, müzikler ve filmler bu hissi çağrıştırabiliyor.
5. Kenopsia – Boş Kalmış Bir Mekanın Yarattığı Tuhaf His
Normalde kalabalık olan bir okul koridorunu gece bomboş gördüğünüzü düşünün. Ya da kapanmış bir alışveriş merkezinde tek başınıza yürüdüğünüzü...
Kenopsia, genellikle insanlarla dolu olması beklenen bir yerin boş kalmasıyla ortaya çıkan garip ve zaman zaman huzursuz edici atmosferi anlatıyor. Bu da modern dönemde üretilmiş betimleyici kelimelerden biri.
6. L'appel du Vide – Boşluğun Çağrısı
Yüksek bir yerde dururken bir anlığına aşağı atlamayı düşündüğünüz, ardından bu düşünceye kendiniz de şaşırdığınız oldu mu?
Fransızca l'appel du vide, “boşluğun çağrısı” anlamına geliyor. Bazı insanların yüksek yerlerde veya tehlikeli durumlarda istemsiz biçimde yaşadığı kısa süreli düşünceleri tanımlamak için kullanılıyor. Böyle bir düşüncenin anlık olarak belirmesi, tek başına kişinin bunu gerçekleştirmek istediği anlamına gelmiyor.
7. Frisson – Müzik Dinlerken Tüylerin Diken Diken Olması
Çok sevdiğiniz bir şarkının belirli bir bölümünde ürperdiğiniz, hatta gözlerinizin dolduğu oldu mu?
Frisson, müzik, sanat veya güçlü duygusal uyaranlarla ortaya çıkabilen ürperme ve tüylerin diken diken olması deneyimini anlatıyor. Özellikle beklenmedik melodik geçişler ve yoğun duygusal anlar sırasında hissedilebiliyor.
8. Ambivalans – Aynı Anda İki Zıt Duygu Hissetmek
Birini hem çok sevip hem de ona kızdığınız oldu mu? Ya da önemli bir değişiklik karşısında hem heyecan hem korku hissettiniz mi?
Ambivalans, aynı kişiye, duruma veya düşünceye yönelik birbirine zıt duyguların birlikte bulunmasını ifade ediyor. İnsanların önemli kararlar verirken kararsız kalmasının nedenlerinden biri de bu karmaşık duygusal durum olabiliyor.
9. Anticipatory Nostalgia – Henüz Bitmemiş Bir Anı Özlemek
Çok güzel geçen bir tatilin ortasında, tatilin biteceğini düşünüp şimdiden hüzünlendiğiniz oldu mu?
Anticipatory nostalgia, henüz devam eden bir deneyimi gelecekte özleyeceğini düşünerek şimdiden nostalji hissetmeyi anlatıyor. İnsan bazen en mutlu olduğu anlarda bile o anın geçici olduğunu fark ederek burukluk yaşayabiliyor.
10. Saudades – Yokluğuyla Hissedilen Derin Özlem
Bazen özlediğiniz şey yalnızca bir insan değildir. Eski bir ev, çocukluğunuzdaki bir sokak veya geri gelmeyecek bir dönem de aynı duyguyu uyandırabilir.
Portekizce saudade sözcüğü, özlem, sevgi ve hafif bir hüznün iç içe geçtiği karmaşık bir hissi anlatıyor. Kaybedilen ya da uzakta kalan bir şeye duyulan derin bağlılık, bu kelimenin merkezinde yer alıyor.