Gaziantep’te vatandaşların zaman zaman şebeke suyunun tadında hissettiği değişikliklerin en önemli sebeplerinden biri, dezenfeksiyon amacıyla kullanılan klor.
Belediyeler, suyu güvenli hale getirmek için klor uygulaması yapıyor.
Ancak klor miktarındaki dalgalanmalar, suyun tadının yer yer farklı algılanmasına yol açabiliyor. Uzmanlara göre bu durum sağlığı tehdit etmiyor fakat suyun içim kalitesini olumsuz etkileyebiliyor.
Sert Suyun Etkisi: Mineraller Tadı Değiştirebilir
Gaziantep’in bulunduğu bölgedeki su kaynaklarının sert su özelliği taşıması da tat farklılığının diğer bir nedeni.
Yüksek kalsiyum ve magnezyum içeriği, suyun ağızda metalik ya da acımsı bir tat bırakmasına yol açabiliyor.
Sert su, sağlık açısından faydalı görülse de, çoğu kişi damak tadı açısından bu suyu tercih etmiyor.
Altyapı ve Tesisat Faktörü
Şebeke suyunun tadındaki değişikliklerde boru sistemleri de önemli bir rol oynuyor.
Kentin altyapısında kullanılan bakır, demir veya çinko gibi borular zamanla aşındığında, suya metalik bir tat geçebiliyor. Ayrıca uzun süre kullanılmayan musluklardan akan suyun ilk kısmında bu tat daha yoğun hissedilebiliyor.
Bunun yanında, eski tesisatlarda biriken organik maddeler de suyun kokusunu değiştirebiliyor. Özellikle yaz aylarında sıcaklığın yükselmesi ya da su akışının yavaşlaması, bu kokuyu daha belirgin hale getiriyor.
GASKİ’den Düzenli Kontrol ve Analiz
Gaziantep Su ve Kanalizasyon İdaresi (GASKİ), şehrin içme suyunu Kartalkaya Barajı ve Mızmilli yer altı kaynaklarından temin ediyor.
Su, modern arıtma tesislerinde ozonlama sistemleriyle arıtıldıktan sonra klorla dezenfekte ediliyor.
Ayrıca şehir genelinde 60 farklı noktadan düzenli analizler yapılarak suyun kalitesi sürekli kontrol altında tutuluyor. Bu sayede şebeke suyu, bakteriyolojik açıdan güvenilir seviyede vatandaşlara ulaştırılıyor.