Eskiden özellikle yaz aylarında, mahalleli kadınların bir araya gelerek halılarını dere kenarında veya evlerin avlularında birlikte yıkaması, sadece bir temizlik faaliyeti değil aynı zamanda komşuluk bağlarını güçlendiren bir sosyal etkinlikti.

Alleben Deresi Halı Yıkama Geleneğinin Merkeziydi

Gazianteplilerin hafızasında en çok yer eden halı yıkama noktalarının başında Alleben Deresi geliyordu. Yaz aylarında derenin serin suyunda sabunlanan halılar, tüm mahalleye yayılan kokusuyla şehrin yaz manzarasının ayrılmaz bir parçasıydı.

Özellikle Karşıyaka, Şehreküstü ve Düğmeci Mahallesi sakinleri, halılarını dere kenarında imece usulüyle yıkardı. Bazı mahallelerde ise evlerin geniş avluları bu gelenek için kullanılırdı.

Mahallelerin buluşma noktasıydı
Sabahın erken saatlerinde başlayan halı yıkama günleri, çoğunlukla kadınların bir araya gelip imece usulüyle yürüttüğü bir gelenekti.

Halılar sabunla fırçalanır, ardından defalarca durulanırdı. Bu sırada komşular arasında sohbet edilir, çocuklar suyun kenarında oyunlar oynar, ortaya küçük bir şenlik havası çıkardı.

Modernleşme Geleneği Unutturdu

Evlerde makineli temizlik sistemlerinin yaygınlaşması, halı yıkama firmalarının artması ve apartman yaşamının çoğalmasıyla birlikte bu gelenek yavaş yavaş unutuldu.

Günümüzde halılarını profesyonel yıkama tesislerine gönderen aileler, komşularla bir araya gelinen o günleri artık sadece anılarında yaşıyor.

Yaşlılar Hatırlıyor, Gençler Bilmiyor

Gaziantep’in yaşlı sakinleri, halı yıkama günlerini özlemle hatırlıyor. “Komşuluk başka bir şeydi, birlikte yorulurduk ama çok da eğlenirdik” diyen büyükler, gençlerin artık bu kültürden habersiz büyüdüğünü söylüyor.

Bugün genç kuşak, halı yıkamanın sadece profesyonel firmalarla yapıldığını düşünüyor.

Kültürel Hafızanın Parçası

Kültür tarihçileri, halı yıkama günlerinin Gaziantep’in sosyal hafızasında önemli bir yeri olduğunu belirtiyor.

Bu gelenek sadece temizlik değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı da simgeliyordu. Uzmanlar, Alleben Deresi’nin ve mahalle avlularının tanıklık ettiği bu anıların, kentin belleğinde korunması gerektiğini vurguluyor.

Editör Hakkında