Gaziantep, tarih öncesi dönemlerden günümüze kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapan Anadolu kentleri arasında yer alıyor. Kent ve çevresinde gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalar, bölgedeki yerleşim geçmişinin binlerce yıl öncesine uzandığını ortaya koyuyor. İşte resmi kayıtlarda yer alan bilgiler ışığında Gaziantep'in geçmişine tanıklık eden tarihi yapılardan bazıları...
Tilmen Höyük
Gaziantep'in İslahiye bölgesindeki Tilmen Höyük, kentin en eski yerleşim alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Gaziantep Valiliğinin verdiği bilgilere göre kazılarda bulunan ev ve yapı kalıntıları, Tilmen Höyük'ün MÖ 3000'lerin sonlarında yoğun nüfuslu bir yerleşim olduğunu gösteriyor.
Bölgede yapılan çalışmalar, Tilmen Höyük'ün dönemin önemli merkezlerinden biri olduğunu ortaya koyarken, Valilik buranın büyük ihtimalle bölgedeki krallığın başkenti olduğunu belirtiyor.
Tilbaşar Kalesi
Oğuzeli ilçesine bağlı Gündoğan Mahallesi'nde bulunan Tilbaşar Kalesi, oldukça eski bir yerleşim alanının üzerinde yükseliyor. Valiliğe göre Tilbaşar Höyüğü'ndeki yerleşimin geçmişi MÖ 3000'lere kadar uzanıyor.
Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunuyor. Bugün kalıntıları görülebilen kalenin MÖ 3000’lere ait olmadığı, höyük üzerindeki kalenin MS 11. ve 12. yüzyıllarda yeniden ele alınarak sağlamlaştırıldığı ve çevresindeki şehrin surlarla çevrildiği belirtiliyor.
Gaziantep Kalesi
Kentin simge yapılarından Gaziantep Kalesi de farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan tarihi alanlar arasında bulunuyor.
Kale ve çevresindeki arkeolojik kazılarda Erken İslam, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait çok sayıda buluntu ortaya çıkarıldı.
Ömeriye Camii
Gaziantep’in Düğmeci Mahallesi’nde bulunan Ömeriye Camii, Antep’in en eski camisi olarak biliniyor. Caminin 1210 yılında onarım geçirdiği kayıtlarda yer alırken, kim tarafından ve hangi tarihte yaptırıldığı ise kesin olarak bilinmiyor.
Yapının Halife Hazreti Ömer döneminde yapıldığı ya da Hazreti Ömer’in kızından olan torunu Emevi Halifesi Ömer Bin Abdülaziz tarafından yaptırıldığı rivayet ediliyor. Bir başka söylentiye göre ise camiyi Hazreti Ömer yaptırdı, Ömer Bin Abdülaziz onarttı. Bu nedenle caminin bir diğer adı, “İki Ömer” anlamına gelen Ömereyn.
Caminin taç kapısı ve mihrabında ak ve kara taşlar kullanılırken, minare şerefesinin korkuluklarında oyma taş işçiliğinin dikkat çekici örnekleri bulunuyor. Minarenin gövdesinde ise Antep savunması sırasında oluşan mermi ve şarapnel izleri bugün de görülebiliyor.
Boyacı Camii
Hamdi Kutlar Caddesi'nde bulunan Boyacı Camii'nin kim tarafından yaptırıldığına ilişkin iki farklı rivayet bulunuyor.
Boyacı Camii
Bir rivayete göre Kadı Kemaleddin, diğerine göre ise Boyacı Yusuf tarafından yaptırılan camide, yapının 1357 yılında Memlüklüler döneminde tamamlandığını belirten bir kitabe bulunuyor. Bir başka kitabede ise caminin 1575 yılında onarımdan geçirildiği bilgisi yer alıyor.
Bostancı Camii
Bostancı Mahallesi'nde bulunan tarihi caminin kesin yapım tarihi bilinmiyor. Ancak resmi kayıtlarda önemli bir ipucu bulunuyor. Gaziantep İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne göre yapı, Şer'i Mahkeme sicillerinde Bostancılar Mescidi adıyla geçiyor. Bu belgelerden hareketle yapının 1557 yılından önce inşa edildiği anlaşılıyor.
Alaybey Camii
Gaziantep’in Alaybey Mahallesi Gaziler Caddesi üzerinde bulunan Alaybey Camii’nin kesin yapılış tarihi bilinmiyor. Ancak 1596 tarihli mahkeme kayıtları, caminin 1595 yılından önce yapıldığını gösteriyor. Caminin doğu bölümündeki 1594 ve mihrap yönündeki 1598 tarihli mezar kitabelerinden ise yapının 16. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendiği anlaşılıyor.
Camiyi yaptıran kişinin Alaybeyi olan bir komutan olduğu biliniyor. Dikdörtgen planlı ve iki nefli olan yapıda kesme taş işçiliğinin dikkat çekici örnekleri bulunuyor. Caminin taç kapısı ve mihrabı ak-kara taşlarla örülürken, bu bölümlerde altı kollu yıldız, zikzak ve baklava motifleri yer alıyor.
Ahmet Çelebi Camii ve Kasteli
Gaziantep’in Ulucanlar Mahallesi’nde bulunan Ahmet Çelebi Camii; medrese, cami ve kastelden oluşan tarihi bir yapı topluluğu olarak dikkat çekiyor. Caminin kurucusu, Peygamber soyundan Hacı Osman oğlu Şeyh Ramazan Efendi olarak belirtiliyor. Yapı, daha sonra medreseyi yaptıran Ahmet Çelebi’nin adıyla anılmaya başlandı.
Caminin kitabesinden, yapının Hicri 1083, Miladi 1672 yılında inşa edildiği anlaşılıyor. Caminin bahçesinde bulunan kastele ise 12’si kesme taştan, 32’si kayaya oyulmuş olmak üzere toplam 44 basamakla iniliyor.
Ahşap işçiliğinin dikkat çekici örneklerini taşıyan camide, kadınların ibadet edebilmesi için ayrılmış ayrı bir bölüm de bulunuyor.
Kaynak: T.C. Gaziantep Valiliği, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Gaziantep İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü.