Mezopotamya ile Akdeniz’in kesişim noktasında yer alan, halk arasında kadim adıyla "Antep" olarak anılan Gaziantep, Güneydoğu Anadolu bölgesinin sanayi, ticaret, turizm ve kültür başkenti olarak öne çıkıyor. Coğrafi ve kültürel derinliğiyle "Doğu'nun Paris'i" olarak da adlandırılan şehir, İpek ve Baharat yollarının en kilit duraklarından biri olması sebebiyle binlerce yıllık birikimi günümüze taşıyor.
Tarihteki Gizemli Adı: "Yüzük Kalesi"
Şehrin eski adı Ayıntap veya Antep olarak bilinse de ünlü tarihçi Bedrüddin Ayni'nin kayıtlarına göre kentin bilinen en eski adı "Kala-ı Füsus", yani "Yüzük Kalesi"dir. Bölgedeki en eski yerleşim birimi olan Dülük antik kentinde yapılan arkeolojik kazılar, bu topraklarda Paleolitik ve Cilalı Taş devirlerinden bu yana kesintisiz bir insan yaşamı olduğunu kanıtlamaktadır.
Romalılar döneminde Dülük yakınlarında kurulan ve kentin resmi tarih kayıtlarına geçen ilk ismi ise "Antiochia ad Taurum" olmuştur. Stratejik konumu nedeniyle şehir, tarih boyunca Selçuklular’ın, Memlük Devleti’nin, Dulkadiroğullarının ve Osmanlıların hakimiyetinde kalmıştır.
Dünyada "Gazi" Unvanına Layık Görülen Tek Şehir
Birinci Dünya Savaşı döneminde sancak merkezi olan Antep, Mondros Mütarekesi’nin ardından önce İngilizlerin, ardından Fransızların işgaline uğradı. Ulusal kurtuluş mücadelesinin en şanlı sayfalarından birinin yazıldığı kentte halk, "Çete" adı verilen yerel milis güçleriyle eşsiz bir sivil direniş sergiledi.
Bu destansı müdafaada 6 bin 317 şehit verme pahasına topraklarını teslim etmeyen şehre, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından "Gazi" unvanı verildi. Dünyada bu unvana layık görülen tek şehir olan Gaziantep, 1987 yılında ise büyükşehir statüsüne kavuştu.
Arkeoloji Dünyasının Göz Bebeği: Zeugma ve Yesemek
Gaziantep, dünya tarihine ışık tutan eşsiz arkeolojik alanlara ev sahipliği yapmaktadır:
Zeugma Mozaik Müzesi: Dünyanın en büyük mozaik müzeleri arasında yer alan kompleks, antik Roma döneminin ihtişamını yansıtan ve şehrin simgesi haline gelen ünlü "Çingene Kızı" mozeline ev sahipliği yapar.
Yesemek Açık Hava Heykel Müzesi: İslahiye ilçesinde yer alan bu alan, Milattan Önce 2. bin yılına tarihlenen ve Hititlerin en büyük heykel atölyesi olarak kabul edilen dünyaca ünlü bir kültür mirasıdır.
6 Bin Yıllık Reçete: UNESCO Tescilli Gastronomi
Gaziantep mutfağı, 2016 yılından bu yana ülkemizi UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'nda gastronomi dalında başarıyla temsil etmektedir. Yaklaşık 6 bin yıllık bir geçmişe sahip olan bu zengin yemek kültürü, uluslararası çapta koruma altına alınmış bir mirastır.
Kentte bulunan tarihi hanlar, hamamlar ve imarethaneler, asırlar boyunca kervanların konaklama noktası olmuştur. İran, Hindistan ve Çin’e kadar uzanan kervan yollarının gastronomik birikimi ile güneydeki Arap coğrafyasının lezzet mirası Antep mutfağında harmanlanmıştır. Bu yönüyle şehir, günümüzde dünya genelinden binlerce turisti ağırlayan gurme turlarının merkez üssüdür.
Küresel Sanayi, Zanaat ve İhracat Merkezi
Gaziantep yalnızca tarih ve turizm kenti değil, aynı zamanda dev bir sanayi üreticisidir. Türkiye'nin en büyük organize sanayi bölgelerinden birine sahip olan kent; makine halısı üretimi ve ihracatında dünya liderleri arasında yer alır. Pamuk ve akrilik iplik, un, irmik, makarna, bitkisel yağ, plastik ve deri sanayisinde öncü olan kent, tarımsal alanda ise dünyaca ünlü yeşil altını yani "antepfıstığı" ile ekonomiye yön vermektedir.
Bu modern sanayinin gölgesinde, Bakırcılar Çarşısı ve Tarihi Tahmis Kahvesi gibi noktalarda kutnu kumaşı üretimi, yemeni dikimi ve bakırcılık gibi yüzlerce yıllık Ahilik gelenekleri ve el sanatları da ilk günkü canlılığıyla yaşatılmaktadır.