Gaziantep denince akla ilk olarak baklava, kebap ve Antep fıstığı geliyor. Ancak kentin mutfak kültüründe kuşaktan kuşağa aktarılan bir başka lezzet daha var: Menengiç kahvesi. Kafein içermeyen bu geleneksel içecek, yalnızca kendine has aromasıyla değil, yıllardır "ev yapımı şifa kaynağı" olarak görülmesiyle de Gazianteplilerin günlük yaşamındaki yerini koruyor.
Birçok kentte kahve denildiğinde akla Türk kahvesi gelirken, Gaziantep'te özellikle kış aylarında menengiç kahvesi ayrı bir yere sahip. Terebentin ağacının kavrulup öğütülen meyvelerinden hazırlanan içecek, fındığı andıran aroması ve yoğun kıvamıyla hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Coğrafi işaretle tescillenen lezzet
Gaziantep'in gastronomi mirasının önemli parçalarından biri olan menengiç kahvesi, 2024 yılında Avrupa Birliği'nden coğrafi işaret tescili aldı. Bu gelişmeyle birlikte kente özgü ürün, uluslararası alanda da daha fazla tanınmaya başladı.
Kahve çekirdeğinden hazırlanmayan menengiç kahvesi, yabani Antep fıstığı olarak da bilinen terebentin ağacının meyvesinden elde ediliyor. Kafein içermemesi nedeniyle günün her saatinde tüketilebilen içecek, özellikle soğuk havalarda Gazianteplilerin vazgeçilmezleri arasında gösteriliyor.
"Hasta olana önce menengiç ikram edilir"
Gaziantepli gastronomi uzmanı Filiz Hösükoğlu, menengiç kahvesinin çocukluğundan bu yana aile kültürünün önemli bir parçası olduğunu belirterek, kış aylarında hastalanan aile bireylerine ilk olarak bu içeceğin hazırlandığını anlatıyor.
Gaziantep'te aile büyüklerinin yıllardır menengiç kahvesini yalnızca bir içecek olarak değil, evde uygulanan geleneksel desteklerden biri olarak gördüğünü söyleyen Hösükoğlu, bu alışkanlığın bugün de sürdüğünü ifade ediyor.
Tahmis Kahvesi'nden çarşıya uzanan gelenek
1635 yılında hizmet vermeye başlayan tarihi Tahmis Kahvesi, menengiç kahvesinin en bilinen duraklarından biri olmayı sürdürüyor. Kentin tarihi çarşılarında ise kavrulan ve ezilerek macun kıvamına getirilen menengiçlerin kokusu ile sesi, yıllardır değişmeyen bir atmosfer oluşturuyor.
Uzun yıllardır menengiç üretimi yapan Mustafa Zor da çocukluğundan beri bu kültürün içinde büyüdüğünü söylüyor. Köyde geçen yıllarında büyükannesinin menengiçten hazırladığı tariflerle büyüdüğünü anlatan Zor, bu bilgilerin nesilden nesile aktarıldığını dile getiriyor.
Bilimsel araştırmalar da ilgi gösteriyor
Menengiç kahvesinin sağlık üzerindeki etkileriyle ilgili araştırmalar henüz sınırlı olsa da yapılan çalışmalar, terebentin ağacının meyvesinin protein ve mineral bakımından zengin olduğunu ortaya koyuyor.
Araştırmalarda ayrıca antioksidan ve antiinflamatuvar özelliklere sahip olabileceğine yönelik bulgular da yer alıyor. Bu nedenle menengiç kahvesinin yıllardır "kış içeceği" olarak görülmesinin bilimsel açıdan da araştırıldığı belirtiliyor.
Uzmanlar, geleneksel kullanımın tıbbi tedavinin yerine geçmediğini, ancak dengeli beslenmenin bir parçası olarak değerlendirilebileceğini vurguluyor.
Kökleri binlerce yıl öncesine uzanıyor
Menengiç kültürünün geçmişi yalnızca Osmanlı dönemine değil, çok daha eski çağlara kadar uzanıyor.
Gaziantep'e yaklaşık iki saat uzaklıktaki UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde bulunan Göbeklitepe'de yapılan arkeolojik çalışmalarda yabani Antep fıstığı kalıntıları bulundu. Araştırmacılar, bölgenin binlerce yıl önce daha yoğun bitki örtüsüne sahip olduğunu ve avcı-toplayıcı toplulukların yabani Antep fıstığını topladığını değerlendiriyor.
Göbeklitepe'de ortaya çıkarılan öğütme taşları da bu meyvelerin işlenerek farklı şekillerde tüketilmiş olabileceğine işaret ediyor.
Sadece kahve değil, mutfağın da parçası
Menengiç geçmişte yalnızca içecek olarak tüketilmedi. Bölge mutfağında baharat olarak kullanılan menengiç; ekmek, hamur işi ve pilavlara da eklendi. Ayrıca ezilerek yağı çıkarıldı, üzüm pekmezi ve unla karıştırılarak geleneksel tatlıların yapımında kullanıldı.
Araştırmacılar, bu tariflerin bir bölümünün zamanla unutulmaya yüz tuttuğunu belirtirken, menengiç kahvesinin ise Gaziantep'teki yerini korumaya devam ettiğine dikkat çekiyor.
Bugün tarihi konaklarda hizmet veren kafelerden çarşıdaki kahvehanelere kadar kentin birçok noktasında menengiç kahvesi ikram ediliyor. Gaziantepliler için bu içecek yalnızca bir lezzet değil, geçmişle bugün arasında kurulan güçlü bir kültürel bağ olarak görülüyor.