Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Almanya Münster Üniversitesi işbirliğiyle, Şehitkamil ilçesi Dülük Mahallesi yakınlarında yer alan antik kentte yaklaşık bir ay önce başlatılan kazı çalışmaları, sıra dışı bulgularla dikkat çekti.

Kazı çalışmalarına Münster Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Michael Blömer, yardımcısı Dr. Dilek Çobanoğlu, 20 uzman ve 13 işçi katılıyor. İnsanlık tarihinin en eski yerleşimlerinden biri olan ve Roma döneminde önemli bir inanç merkezi olan antik kentte, farklı alanlarda kazı araştırmaları sürdürülüyor.

Tarihi Ticaret ve İpek Yolu’nun Kesişim Noktası

Antik kent, güney, kuzey, doğu ve batıdan uzanan ticaret yollarının kavşağında bulunuyor. Asurlular döneminden başlayarak Mezopotamya’dan Kilikya’ya, Helenistik ve Roma döneminde ise Antakya ve Kilikya’dan Zeugma’ya uzanan İpek Yolu’nun güzergahında yer alan Dülük Antik Kenti, M.Ö. binlerce yıla uzanan tarihî kalıntılara sahip.

Bu yapı Roma döneminin en büyük yapılarından biri. Dülük Antik Kenti’nde yaklaşık 5-10 bin kişinin yaşadığını tahmin ediyoruz. Tapınak, çevredeki insanların inanç ritüellerini gerçekleştirebilmesi için kullanılıyordu. Öncelikle tapınağı bulduk, ardından burada ibadet eden insanların yaşam alanlarını tespit etmeyi planlıyoruz." dedi.

Tarihi Ticaret ve İpek Yolu’nun Kesişim Noktası

Antik kent, güney, kuzey, doğu ve batıdan uzanan ticaret yollarının kavşağında bulunuyor. Asurlular döneminden başlayarak Mezopotamya’dan Kilikya’ya, Helenistik ve Roma döneminde ise Antakya ve Kilikya’dan Zeugma’ya uzanan İpek Yolu’nun güzergahında yer alan Dülük Antik Kenti, M.Ö. binlerce yıla uzanan tarihî kalıntılara sahip.

Kazılarda Taş Devri, Bakır Çağı ve Eski Taş Çağı’na ait eserler bulundu. Hititler, Medler, Asurlular, Persler ve İskender İmparatorluğu arasında el değiştiren kent, barındırdığı yapılar ve eserler aracılığıyla birçok medeniyetin bilgisini günümüze taşıyor. Kentte bir dönem Mitra inancı hakim olmuş ve yer altına inşa edilen Mitras tapınaklarının en büyüğü burada yer alıyor.

Antik Tarifler Günümüze Taşınıyor

Kazılarda tespit edilen yazılı ve görsel bulgular, Roma döneminde kullanılan yemek ve ekmek tariflerini gün yüzüne çıkardı. Pompei Ekmeği, Olivatum (Zeytin Ezmesi), Libum (Ballı Kek), Globuli (Ballı Peynirli Kek) ve Dulcia Piperatta (Ballı Kek) gibi lezzetler, Dülük Koordinatör Kazı Başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay ve Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Gastroarkeoloji Uzmanı Doç. Dr. Tulga Albustanlıoğlu tarafından usta şeflere aktarıldı ve günümüzde yeniden hazırlanıyor.

Şefler, tarifleri birebir uygulayarak hazırladıkları yiyecekleri, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen GastroAntep Kültür Yolu Festivali’nde vatandaşlara sunuyor.

Şehitkamil’den Kültür ve Gastronomi Vurgusu

Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Gaziantep’in gastronomi alanında önemli bir kent olduğunu vurgulayarak, “Kazı çalışmalarıyla ortaya çıkacak antik tarifleri günümüze aktarmak istiyoruz. Geçen hafta Roma dönemine ait ekmekleri Kültür ve Turizm Bakanımıza tattırdık ve büyük beğeni aldı. Bu ekmekleri Gaziantep’e gelen yolcuların da tatmasını planlıyoruz.” dedi.

Yılmaz, Pompei Ekmeği’nin Türkiye’de başka bir yerde bulunmadığını belirterek, “Bu lezzetleri Gaziantep gastronomisine katacağız. Ziyaretçiler hem antik kenti gezecek hem de bu eşsiz tatları deneyimleyecek” ifadelerini kullandı.

Gelecek Kuşaklara Aktarılacak Binlerce Yıllık Lezzetler

Şef Mutlu Durgun, tariflerin dönemin malzemelerine uygun olarak yeniden hazırlandığını belirterek, “Hocalarımız kazılar sırasında mozaik ve yazıtlardan elde ettikleri yemek tariflerini bize verdiler. Biz de birebir uyguluyoruz. O dönemde şeker yoktu, tatlıları bal kullanarak yaptık. Ziyaretçilere hem tarihi anlatacak hem de o dönemin yemeklerini tattıracağız.” dedi.

Dülük Antik Kenti, kazılarla ortaya çıkan antik tarifler ve tarihi yapılarıyla ziyaretçilerine eşsiz bir kültür ve gastronomi deneyimi sunmayı sürdürüyor.