Türkiye’nin zengin mutfak kültürü, coğrafi işaretli ürünler ve gastronomi şehirleri aracılığıyla uluslararası alanda daha görünür hale geliyor. Yerelden doğan tatlar, yalnızca sofralara değil, aynı zamanda turizme ve şehir ekonomilerine de önemli katkı sağlıyor.
Gaziantep Zirvedeki Yerini Koruyor
UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na 2015 yılında dahil olan Gaziantep, Türkiye’nin ilk gastronomi şehri olarak öne çıkıyor.
Baklava, beyran, yuvalama, Ali Nazik kebabı ve Antep fıstığı gibi özgün lezzetleriyle dünya çapında tanınan kent, gastronomi turizminin en güçlü merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor.
Gaziantep’in ardından Hatay 2017’de, Afyonkarahisar ise 2019’da gastronomi şehri unvanı alarak Türkiye’nin bu alandaki gücünü pekiştirdi.
Coğrafi İşaretli Ürünlerde Büyük Artış
Türkiye, coğrafi işaretli ürün sayısında dünyada ikinci sıraya yükselirken, 2025 yılında 125 yeni tescil alındı.
Türk Patent verilerine göre şubat ayı itibarıyla Türkiye genelinde toplam 1.819 coğrafi işaretli ürün bulunurken, 841 başvurunun değerlendirme süreci devam ediyor.
Avrupa Birliği nezdinde de önemli ilerleme kaydeden Türkiye’nin tescilli ürün sayısı 40’ı aşarken, bu sayının yeni başvurularla 60’a çıkarılması hedefleniyor.
AB tescili, ürünlerin Avrupa pazarında da isim ve kalite güvencesiyle korunmasını sağlıyor.
Gastronomi Turizmine Güç Katıyor
Coğrafi işaretli ürünler, şehirlerin kimliğini güçlendirirken aynı zamanda turizme de ivme kazandırıyor.
Turistler, Gaziantep baklavası ya da Antep fıstığı gibi ürünleri yerinde deneyimlemek için şehirlere yöneliyor. Bu durum, hem ekonomik hem de kültürel değerin korunmasına katkı sunuyor.
Türkiye’nin Lezzet Haritası Genişliyor
Afyon pastırması, Antakya künefesi, Araban sarımsağı, Aydın inciri, Ezine peyniri, Giresun fındığı, Malatya kayısısı ve Safranbolu safranı gibi çok sayıda ürün, Türkiye’nin zengin gastronomi mirasını yansıtan coğrafi işaretli lezzetler arasında yer alıyor.