Eksik prim günü sebebiyle Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesini kıl payı kaçıran on binlerce çalışan için yargı dünyasından sevindirici bir haber geldi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, hizmet süresi tespit davalarında çığır açacak ve emsal teşkil edecek kritik bir karara imza attı.
SGK Kayıtları Tek Başına Yeterli Sayılmadı
Bir üretim tesisinde 1994 yılında işbaşı yapan ancak 2017 yılında hastaneye gittiğinde sigortasının yatırılmadığını öğrenen bir işçinin açtığı dava, binlerce EYT'li için umut ışığı oldu.
Davada İlk Derece Mahkemesi, tanık ifadelerini dikkate alarak işçinin 23 yıl boyunca kesintisiz çalıştığına karar verdi. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi, tanıkların işçinin yakın akrabası olması ve yazılı SGK kayıtlarının 13 yıla işaret etmesi gerekçesiyle yerel mahkemenin kararını bozdu.
Akraba Tanıklığı Geçerli Sayıldı
Dosyanın temyiz edilmesi üzerine devreye giren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ezber bozan bir değerlendirmede bulundu.
Yargıtay, tek başına akrabalık bağının tanık beyanını geçersiz kılmayacağını vurguladı.
Davacıyla birlikte aynı iş yerinde çalıştığını beyan eden kardeşin ifadelerini geçerli kabul eden yüksek mahkeme, SGK kayıtlarına karşın işçinin fiili çalışma süresinin esas alınması gerektiğine hükmetti.
Pek Çok Belge İspat Niteliğinde
Yargıtay kararında, çalışma sürelerinin belirlenmesinde yalnızca resmi SGK dökümlerine bağlı kalınamayacağı açıkça ifade edildi.
Yüksek mahkeme; iş yeri iç yazışmaları, giriş-çıkış evrakları, işveren kayıtları, mesai arkadaşlarının ve hatta komşu iş yerlerinde çalışanların tanıklıklarının bile ispat aracı olarak kullanılabileceğinin altını çizdi.
Açılan davalara yeni bir boyut kazandıran bu karar sayesinde, geçmişte sigortasız çalıştırıldığı dönemi tanık ve alternatif belgelerle kanıtlayan vatandaşlar, eksik prim günlerini tamamlayarak EYT hakkı elde edebilecek.