Evliya Çelebi, şehrin tam ortasında yükselen kaleyi, büyük bir kaya kütlesi üzerine inşa edilmiş görkemli ve dairevi bir yapı olarak tarif ediyor.

Sağlamlığıyla dikkat çeken kalenin, dönemin en güçlü savunma sistemlerinden birine sahip olduğunu vurguluyor.

Hendekleri, kuleleri ve mazgallarıyla aşılmaz bir yapı

Ünlü seyyahın anlatımına göre, kaleyi çevreleyen hendek yaklaşık 1300 adım uzunluğunda.

Hendeğin eni 40, derinliği ise 20 arşın olup tamamen kesme kayadan oyulmuş durumda.

Bu hendeğin üzerine, her biri ayrı bir sanat ve mimari anlayışı yansıtan kuleler belirli aralıklarla sıralanıyor.

Kalenin temel kayalarının içinden, dairevi biçimde tüm yapıyı çevreleyen ve hendeğe bakan mazgal delikleri açıldığını belirten Evliya Çelebi, bu savunma düzeni sayesinde “hendek kenarına kuş bile konmaz” diyerek yapının ulaşılamazlığını ifade ediyor.

Yedi katlı demir kapı ve savaş donanımı

Evliya Çelebi, kalenin batı kapısını özellikle vurguluyor. Yedi katlı demirden yapılan bu kapının aralıklarında çeşitli savaş araçları, silahlar, demir kafesler ve saçma toplar bulunduğunu aktarıyor.

Kale; askerleri, silahları ve savunma düzenekleriyle tam anlamıyla donatılmış bir askeri merkez olarak tasvir ediliyor.

Ayrıca kalenin, baca benzeri nefesliklerle havadar hale getirildiğini ve askerlerin oturup barınabileceği şekilde düzenlendiğini belirten Çelebi, Antep Kalesi’nin hem savunma hem de yaşam alanı olarak planlandığını ortaya koyuyor.

Bugün Gaziantep Kalesi, Evliya Çelebi’nin asırlar önce anlattığı görkemiyle Gaziantep’in simgeleri arasında yer almaya devam ediyor.

Yorumlar