Konut alım satımında tapu kaydının yanı sıra taşınmazın fiili durumunun araştırılmasının önemini ortaya koyan dikkat çekici bir karar Yargıtay’dan geldi. SON TV’de yer alan habere göre, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, müteahhitten aldığı dairede uzun süredir yaşayan ancak tapusu daha sonra başka bir kişiye devredilen tüketicinin lehine verilen kararı oy birliğiyle onadı.

Böylece uyuşmazlığa konu tapunun iptal edilerek ilk alıcı adına tescil edilmesine ilişkin karar kesinleşti.

Parasını Ödedi, Eve Yerleşti Ama Tapuyu Alamadı

Dava dosyasına göre tüketici, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yükleniciye kalan bağımsız bölümlerden birini satın aldı. Daire Kasım 2013’te kendisine teslim edilirken, tüketici kısa süre sonra ikametgâhını buraya taşıyarak ailesiyle yaşamaya başladı.

Ancak bedelini ödediği belirtilen konutun tapusu tüketiciye devredilmedi. Yüklenicinin alıcıyı oyaladığı süreçte taşınmazın, yükleniciyle ticari ilişkisi bulunan başka bir kişinin üzerine geçirildiği ortaya çıktı.

Aynı Binadaki 3 Dairenin Devri Davaya Taşındı

İlk alıcı, aynı binada bulunan üç dairenin 28 Ocak 2014 tarihinde aynı gün içerisinde devredildiğini, satış bedellerinin düşük gösterildiğini ve işlemlerin kendisinden mal kaçırmak amacıyla yapıldığını ileri sürerek tapu iptal ve tescil davası açtı.

Uyuşmazlığın merkezinde ise tapuyu daha sonra devralan kişinin “iyi niyetli” olup olmadığı yer aldı.

“Daireyi Görmeden Aldım” Savunması Kabul Görmedi

Şanlıurfa 1. Tüketici Mahkemesi, abonelik kayıtları ve tanık anlatımlarını değerlendirerek tüketicinin 2013 yılından itibaren konutta yaşadığını tespit etti.

Tapuyu daha sonra devralan kişinin daireyi görmeden satın aldığı yönündeki savunması ise mahkeme tarafından hayatın olağan akışına aykırı bulundu. Yargılama sonucunda tapunun iptaline ve taşınmazın ilk alıcı adına tesciline karar verildi.

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Değiştirmedi

Dosya daha sonra Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nin önüne geldi. Daire, ilk derece mahkemesinin kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddetti.

İncelemede doğalgaz aboneliğinin 2013 yılında başladığına ve tapuyu daha sonra alan kişinin daha önce verdiği ifadede konutta başka birinin yaşadığını bildiğine ilişkin tespitler de dikkate alındı.

Yargıtay Oy Birliğiyle Onadı

Uyuşmazlığın son adresi Yargıtay 6. Hukuk Dairesi oldu. Daire, istinaf kararını hukuka uygun bularak oy birliğiyle onadı. Böylece tapunun iptal edilerek ilk alıcı adına tescil edilmesine ilişkin hüküm kesinleşti.

Davalılardan birinin temyiz başvurusu ise kararın vekiline 30 Haziran 2025 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından iki haftalık yasal süre içerisinde yapılmadığı gerekçesiyle süre yönünden reddedildi.

Tapu Kaydı Tek Başına Her Zaman Yeterli Olmayabilir

Kararda öne çıkan noktalardan biri de Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesinde düzenlenen iyi niyetli üçüncü kişinin korunması ilkesi oldu.

Tapu siciline iyi niyetle güvenerek hak kazanan üçüncü kişilerin edinimleri kural olarak korunuyor. Ancak taşınmazı satın alan kişinin mevcut hukuki sorunu veya taşınmazın başkası tarafından kullanıldığını bildiğinin ya da gerekli özeni göstermesi halinde öğrenebileceğinin ortaya konulması durumunda iyi niyet iddiası kabul edilmeyebiliyor.

Karar Her Adi Yazılı Sözleşmeyi Geçerli Hale Getirmiyor

Yargıtay kararının bütün adi yazılı taşınmaz satış sözleşmelerinin geçerli olduğu şeklinde yorumlanmaması gerekiyor. Dosyadaki uyuşmazlık, yükleniciye düşen bağımsız bölüm üzerindeki şahsi hakkın devri ve konutun alıcıya fiilen teslim edilmiş olması çerçevesinde değerlendirildi.

Yorumlar