Merkez Bankası’nın aralık ayında aldığı faiz indirimi kararının ardından konut kredisi piyasasında beklenen hareketlilik başladı.

Bir kamu bankasının konut kredisi faiz oranını yüzde 2,49 seviyesine çekmesi, 2025 yılı boyunca görülen en düşük oran olarak kayıtlara geçti ve sektörde rekabeti hızlandırdı.

Kamu adımı rekabeti tetikledi

Kamu bankasının faiz indirimi öncesinde özel bankalarda en düşük konut kredisi faizi yüzde 2,65 seviyesinde bulunuyordu; bazı bankalarda oranlar yüzde 3’ün üzerine çıkıyordu.

Son gelişmelerin ardından özel bankalar da yarışa katıldı ve faiz oranlarını yüzde 2,65–2,69 bandına kadar çekti. Halihazırda 7 özel bankada oranların yüzde 2,70’in altına indiği görülüyor.

120 ay vadede ciddi maliyet farkı

Milliyet.com’a değerlendirmelerde bulunan Gayrimenkul Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, faiz indiriminin kredi maliyetlerine etkisini rakamlarla ortaya koydu.

Buna göre yüzde 2,49 faiz oranıyla 120 ay vadede 1 milyon TL konut kredisi kullanan bir kişinin aylık taksiti 26 bin 273 TL, toplam geri ödemesi 3 milyon 152 bin TL oluyor.

Aynı kredi yüzde 2,69 oranıyla kullanılsaydı aylık taksit 28 bin 60 TL, toplam geri ödeme ise 3 milyon 367 bin TL seviyesinde gerçekleşecekti. Böylece yaklaşık 214 bin 500 TL’lik bir avantaj oluşuyor.

Faizlerde düşüş sürebilir mi?

Özelmacıklı, kamu bankalarındaki indirimin önümüzdeki dönem için olumlu bir sinyal verdiğini belirterek, enflasyondaki gerilemeyle birlikte düşüş eğiliminin sürebileceğini ifade etti.

Ocak ayında sınırlı hareketler görülebileceğini kaydeden Özelmacıklı, asıl etkin düşüşlerin şubat ayındaki Para Politikası Kurulu kararları sonrasında ve mart ayında hissedilebileceğini dile getirdi.

Kredi kullanımında sınırlar devam ediyor

Faiz oranlarındaki gerilemeye rağmen, konut kredilerinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenen sınırlamalar geçerliliğini koruyor.

Ekspertiz değerine bağlı olarak birinci el ve ikinci el konutlarda kredi kullanım oranları değişirken, bankalar kredi tahsis sürecinde ek kriterler uygulayabiliyor.

Yeniden yapılandırma seçeneği masada

Uzmanlar, mevcut oranlardan kredi kullananların, faizlerin ilerleyen dönemde daha da düşmesi halinde yeniden yapılandırma yoluyla ödeme yüklerini azaltabileceğine dikkat çekiyor. Bu durum, konut alımında “bekle-gör” yaklaşımı yerine esnek finansman stratejisini öne çıkarıyor.

İkinci el piyasada hareket bekleniyor

Türkiye’de konut ihtiyacının yüksek olduğuna işaret eden Özelmacıklı, 500 bin sosyal konut projesine 5,5 milyon başvuru yapılmasının talebin gücünü gösterdiğini vurguladı. Şubat ayında kura süreçlerinin netleşmesiyle birlikte ikinci el konut piyasasında da hareketliliğin artması bekleniyor.

“Mevcut faizler fırsat sunuyor”

Uzmanlar, konut fiyat artışlarının kira artışlarının gerisinde kaldığını belirterek, arzın sınırlı olduğu mevcut koşullarda talebin fiyatları yukarı yönlü baskılayabileceğine dikkat çekiyor. Bu çerçevede mevcut faiz seviyelerinin, konut alımı için önemli bir fırsat sunduğu ifade ediliyor.