Milyonlarca çalışan, emeklilik dilekçesini hangi tarihte vermesi gerektiğini ve bağlanacak aylığın nasıl belirlendiğini merak ediyor. Emekli maaşı hesabında yalnızca prim gün sayısı değil; prime esas kazanç, çalışılan dönem, aylık bağlama oranı ve güncelleme katsayısı da etkili oluyor.
Sigortalının farklı dönemlerde geçen çalışma süreleri ayrı kurallara göre hesaplanıyor. Ortaya çıkan kısmi aylıkların birleştirilmesiyle emekli maaşı belirleniyor. SGK, çalışanların tahmini aylıklarını görebilmeleri için 4A sigortalılarına yönelik çevrim içi hesaplama hizmeti de sunuyor.
Maaşı Belirleyen Üç Kritik Dönem
Emekli aylığı hesaplanırken çalışma hayatı üç ayrı döneme ayrılıyor:
2000 yılından önceki çalışmalar
1 Ocak 2000 ile 30 Eylül 2008 arasındaki çalışmalar
1 Ekim 2008’den sonraki çalışmalar
Her dönem için farklı aylık bağlama oranları ve kazanç güncelleme yöntemleri uygulanıyor. Bu nedenle aynı prim gününe sahip iki kişinin çalışma yılları ve SGK’ye bildirilen kazançları farklıysa bağlanacak aylıkları da aynı olmayabiliyor.
En Yüksek Oran Eski Dönemde Uygulandı
2000 öncesindeki sistemde aylık bağlama oranları sonraki dönemlere kıyasla daha yüksekti. 25 yıllık sigortalılık süresi ve 9 bin gün üzerinden yapılan hesaplamalarda oran yüzde 70 seviyelerine ulaşabiliyordu.
2000-Eylül 2008 döneminde aylık bağlama oranları düşürüldü. Ekim 2008 sonrasında sosyal güvenlik kurumlarının tek çatı altında toplanmasıyla birlikte farklı bir hesaplama sistemine geçildi. Bu dönemde aylık bağlama oranı, genel olarak her 360 günlük prim süresi için yüzde 2 üzerinden hesaplanıyor.
Çok Çalışmak Tek Başına Yetmiyor
Çalışma süresinin uzun olması, emekli maaşının kendiliğinden yüksek olacağı anlamına gelmiyor. Aylık üzerinde belirleyici olan unsurların başında prime esas kazanç geliyor.
Ücretin SGK’ye düşük bildirilmesi, gelecekte bağlanacak aylığın da düşük kalmasına yol açabiliyor. Daha yüksek kazanç üzerinden düzenli prim ödenmesi ise emekli maaşını artırıcı etki oluşturuyor.
Ek Ödemelerin Bordroda Yer Alması Önemli
Maaşın yanı sıra prime tabi ikramiye ve prim gibi düzenli nakit ödemelerin de bordroda doğru gösterilmesi gerekiyor. Bu ödemelerin prime esas kazanca eklenmesi, emeklilik hesabına giren ortalama kazancı yükseltebiliyor.
Birden fazla iş yerinde sigortalı çalışanların prim günleri ayda 30 günü geçmiyor. Ancak farklı işverenlerden bildirilen prime esas kazançlar, yasal üst sınıra kadar birleştirilebildiği için aylığı olumlu etkileyebiliyor.
Son Yedi Yıl Kuralı Herkese Aynı Uygulanmıyor
Kamuoyunda “son yedi yıl” olarak bilinen kural, emekli aylığının miktarından çok kişinin hangi sigortalılık statüsünden emekli olacağının belirlenmesiyle ilgili.
İlk defa 1 Ekim 2008’den önce sigortalı olanlarda son 2 bin 520 günlük fiilî hizmet içinde hangi statüde daha fazla prim bulunduğuna bakılıyor. Eşitlik halinde son sigortalılık statüsü esas alınıyor. Ekim 2008 sonrasında ilk kez sigortalı olanlarda ise farklı statülerdeki toplam hizmet süreleri dikkate alınıyor.
Borçlanma Tutarı Maaşı Etkileyebilir
Askerlik ve doğum borçlanması, eksik prim günlerinin tamamlanmasına yardımcı oluyor. Borçlanmanın daha yüksek kazanç üzerinden yapılması emekli aylığını artırabiliyor ancak ödenecek tutar da aynı ölçüde yükseliyor.
Bu nedenle yüksek tutardan borçlanmanın sağlayacağı aylık fark ile peşin ödenecek maliyetin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Başvuru Yılı Aylığı Değiştirebilir
Emeklilik dilekçesinin verildiği yıl, kullanılan güncelleme katsayısı ve o yıl aylıklara uygulanan artışlar nedeniyle bağlanacak maaşı etkileyebiliyor.
Güncelleme katsayısında bir önceki yılın tüketici enflasyonunun tamamı ile büyüme oranının yüzde 30’u dikkate alınıyor. Temel hesaplama şu şekilde yapılıyor:
Güncelleme katsayısı = 1 + TÜFE oranı + büyüme oranının yüzde 30’u
Oranların formüle ondalık biçimde dahil edilmesi gerekiyor.
2026 Ve 2027 Arasındaki Fark Tahminlere Bağlı
2026’da emeklilik başvurusu yapanların hesabında 2025 yılına ilişkin gerçekleşmiş veriler ve 2026’da emekli aylıklarına uygulanan artışlar etkili oluyor.
Dilekçesini 1 Ocak 2027’den sonra vereceklerin aylığında ise 2026 yılının kesinleşecek enflasyonu ve büyüme verileri kullanılacak. TCMB’nin Mayıs 2026 tarihli raporunda yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 26 olarak açıklansa da bu oran henüz tahmin niteliğinde. Kesin katsayı, 2026 yılı verileri tamamlandıktan sonra belli olacak.
Bu nedenle “2026 kesin olarak daha avantajlı” şeklinde herkes için geçerli bir sonuca varmak mümkün değil. Fark; kişinin prim günlerine, kazançlarına, çalışma dönemlerine ve yıl sonunda gerçekleşecek ekonomik verilere göre değişecek.
Kişiye Özel Hesaplama Yapılması Gerekiyor
Emeklilik tarihini belirlemeden önce SGK’nin aylık hesaplama ekranından tahmini tutarın kontrol edilmesi önem taşıyor. Birkaç aylık prim kazancı, alınacak aylık sayısı ve başvuru yılı arasındaki fark birlikte değerlendirilmeden yalnızca güncelleme katsayısına bakılarak karar verilmemesi gerekiyor.
Kaynak: Sabah Gazetesi