Emekli aylığının hesaplanmasında çalışma süresinin yanı sıra Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen prime esas kazançlar ve aylık bağlama oranları dikkate alınıyor. Çalışmanın hangi dönemde ve hangi statüde gerçekleştiği de hesaplamada farklı sonuçların ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Maaş Hesabında Prıme Esas Kazanç Önemli

Çalışma hayatı boyunca SGK'ya bildirilen kazançlar, emeklilik döneminde bağlanacak aylığın hesaplanmasındaki temel unsurlar arasında bulunuyor. Prime esas kazanç ile aylık bağlama oranı üzerinden yapılan hesaplamada, sigortalının prim ödeme süresi de dikkate alınıyor.

Aylık bağlama oranı, sigortalının malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarındaki toplam prim ödeme gün sayısının her 360 günü için yüzde 2 olarak uygulanıyor. Hesaplamalarda enflasyon ve Türkiye'nin büyüme oranları da etkili oluyor.

Sigorta Dönemi Maaşı Değiştirebiliyor

Yıllar içerisinde sosyal güvenlik mevzuatında yapılan değişiklikler nedeniyle sigortalılık başlangıcı ve primlerin ödendiği dönem önem taşıyor. Emekli aylığı hesaplamasında 2000 öncesi, 2000-2008 arası ve 2008 sonrası çalışma dönemleri farklı şekilde değerlendiriliyor.

1999 öncesinde aylık bağlama oranı yüzde 60 ile yüzde 76 arasında değişirken, 1999 sonrasındaki düzenlemeyle oran yüzde 35 ve sonraki her yıl için yüzde 2 olarak hesaplandı. Böylece 2008'e kadar aylık bağlama oranı yüzde 50 seviyesine kadar geriledi. Dönemler arasındaki bu farklılıklar bağlanacak emekli aylığını da etkiliyor.

2 Bin 520 Gün Neden Önemli?

Hem SSK hem de Bağ-Kur kapsamında çalışması bulunan sigortalılar açısından emekliliğin hangi statüden gerçekleşeceğinin belirlenmesinde son 7 yıllık, yani 2 bin 520 günlük hizmet süresi önem taşıyor.

Bu dönemde hizmetlerin hangi sigortalılık statüsünde yoğunlaştığına göre emeklilik statüsü belirleniyor. Son 7 yıllık sürede hem Bağ-Kur hem de SSK kapsamında çalışma bulunması halinde ise son 3,5 yıl olarak bilinen 1.261 günlük süre öne çıkıyor.

1.261 Günlük Süre Öne Çıkıyor

Çalışma hayatının son bölümünde farklı sigortalılık statülerinde primi bulunan kişiler açısından son 3,5 yıllık dönem emeklilik planlamasında önem kazanıyor. Son 7 yıllık hizmet süresinde Bağ-Kur ve SSK primlerinin birlikte bulunması durumunda 1.261 günlük süre hesaba katılıyor.

Bu nedenle çalışma hayatının farklı dönemlerinde hem işçi hem de Bağ-Kur statüsünde prim ödeyenlerin emeklilik öncesinde hizmet dökümlerini ve hangi statüde ne kadar primlerinin bulunduğunu kontrol etmeleri önem taşıyor.

Sigorta Başlangıcına Göre Kural Değişiyor

Son 7 yıl hesabı bütün sigortalılar için aynı şekilde uygulanmıyor. İlk sigortalılık tarihi 1 Ekim 2018 sonrasına denk gelen kişilerde son 7 yıllık süre yerine çalışma hayatındaki toplam hizmet süresi dikkate alınarak emeklilik statüsü belirleniyor.

Dolayısıyla emeklilikte hangi statünün geçerli olacağı değerlendirilirken sigorta başlangıç tarihinin de göz önünde bulundurulması gerekiyor.

SSK ve Bağ-Kur'da Prim Günü Farkı

SSK ve Bağ-Kur kapsamında emeklilik için gereken prim gün sayıları da farklılık gösteriyor. Haberde yer alan hesaplamaya göre SSK kapsamında emeklilik için 7 bin 200 gün gerekirken, Bağ-Kur kapsamında bu süre 9 bin gün olarak uygulanıyor.

Bu nedenle hem SSK hem de Bağ-Kur hizmeti bulunanların emeklilik hesabında toplam prim gününün yanı sıra sigortalılık başlangıç tarihi ve primlerin hangi statü kapsamında ödendiği de belirleyici oluyor.

Kaynak: Sabah

Yorumlar