Türkiye ve Azerbaycan UNESCO’ya Ortak Başvurdu
Türk mutfağının dünyaca ünlü lezzetlerinden baklava için uluslararası alanda kritik bir süreç başladı. Türkiye ile Azerbaycan, baklavanın ortak kültürel miras olarak tescillenmesi amacıyla güçlerini birleştirerek UNESCO'ya ortak başvuruda bulundu.
Başvurunun kabul edilmesi halinde baklava, iki ülkenin ortak kültürel mirası olarak UNESCO kayıtlarına geçecek.
UNESCO'ya Ortak Dosya Sunuldu
Türkiye ve Azerbaycan tarafından hazırlanan ortak başvuru dosyasında, baklavanın UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi'ne dahil edilmesi talep edildi.
Başvuruda, iki ülkede kullanılan isimler de dikkate alınarak tatlının hem "baklava" hem de "pakhlava" adıyla ortak kültürel değer olarak tescillenmesi istendi.
Bu girişimin, yıllardır farklı ülkeler arasında süren baklavanın kökenine ilişkin tartışmalarda önemli bir dönüm noktası olması bekleniyor.
Karar Aralık Ayında Verilecek
Baklavaya ilişkin UNESCO süreci, 30 Kasım-5 Aralık tarihleri arasında Çin'in Xiamen kentinde gerçekleştirilecek 21. UNESCO Hükûmetlerarası Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Komitesi Toplantısında değerlendirilecek.
Komitenin vereceği karar, baklavanın uluslararası kültürel miras statüsü açısından büyük önem taşıyor.
Gaziantep Baklavası Daha Önce AB'den Tescil Almıştı
Baklava konusunda Türkiye'nin uluslararası alandaki ilk başarısı UNESCO başvurusu değil.
Gaziantep Baklavası, 2013 yılında Avrupa Birliği Coğrafi İşaret (PGI) tescili alarak AB tarafından koruma altına alınan ilk Türk ürünü olmuştu.
Bu tescille birlikte Gaziantep Baklavası'nın üretim yöntemi, kalitesi ve coğrafi bağı uluslararası düzeyde resmen kayıt altına alınmıştı.
Baklavanın Lezzetinde Gaziantep İmzası
Baklavanın dünya çapındaki başarısında Gaziantep'teki usta baklavacıların yıllara dayanan emeği önemli rol oynuyor.
Tatlıda kullanılan Antep fıstığı, sade yağ ve ince açılan yufka gibi temel malzemelerin bölgeye özgü özellikleri ile geleneksel üretim yöntemleri, Gaziantep Baklavası'nı benzerlerinden ayıran en önemli unsurlar arasında gösteriliyor.
Uzmanlara göre bu köklü üretim kültürü, UNESCO başvurusunun en güçlü dayanaklarından biri olarak öne çıkıyor.
Osmanlı Arşivleri Tarihi Kanıtlar Sunuyor
Baklavanın kökenine ilişkin tartışmalarda Osmanlı arşivleri de dikkat çekiyor.
Gastronomi tarihçileri, günümüzde bilinen ince katmanlı baklavanın Osmanlı saray mutfağında geliştirildiğini belirtiyor. Fatih Sultan Mehmed dönemine ait mutfak kayıtlarında baklavaya ilişkin belgelerin yer aldığı ifade edilirken, Ramazan aylarında düzenlenen Baklava Alayı geleneği de tatlının Osmanlı kültüründeki önemini ortaya koyan tarihi uygulamalar arasında gösteriliyor.
Yunanistan Da Hak İddiasını Sürdürüyor
Baklavanın kökenine ilişkin uluslararası tartışmalar ise uzun yıllardır devam ediyor.
Yunanistan, baklavanın kökenini antik dönem ve Bizans mutfağına dayandırırken, özellikle Ege adalarında geçmişte hazırlanan bal, ceviz ve yufkalı tatlıların bugünkü baklavanın öncüsü olduğunu savunuyor.
Ülkedeki bazı işletmeler ise ürünü uluslararası pazarda "Greek Baklava" ve "Greek Pastry" isimleriyle tanıtmayı sürdürüyor.
Gözler UNESCO'dan Çıkacak Kararda
Türkiye ile Azerbaycan'ın ortak başvurusunun kabul edilmesi halinde baklava, UNESCO tarafından iki ülkenin ortak somut olmayan kültürel mirası olarak kayıt altına alınacak.