Yıllardır Türkiye ile Yunanistan arasında kültürel miras tartışmalarına konu olan baklava için uluslararası alanda önemli bir süreç başladı.

Türkiye ile Azerbaycan, baklavanın ortak gastronomi mirası olarak UNESCO'nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi'ne alınması amacıyla ortak adaylık dosyasını sundu.

Başvurunun sonucu, kasım ayının sonunda gerçekleştirilecek UNESCO toplantısında belli olacak.

Türkiye ve Azerbaycan ortak hareket etti

Türkiye Gazetesi'nin haberine göre, Ankara ve Bakü tarafından hazırlanan ortak dosyada baklavanın yüzyıllardır geniş bir coğrafyada yaşatılan ortak bir kültürel miras olduğu vurgulandı.

Bu kapsamda UNESCO'ya sunulan başvuruda hem "baklava" hem de Azerbaycan'da kullanılan "pakhlava" ismine yer verildi.

İki ülkenin ortak girişimiyle hazırlanan dosyanın, baklavanın tarihsel geçmişini ve kültürel yaygınlığını uluslararası düzeyde kayıt altına alması hedefleniyor.

Gözler UNESCO'nun vereceği kararda

Baklavaya ilişkin başvuru, 30 Kasım-5 Aralık 2026 tarihleri arasında Çin'in Xiamen kentinde düzenlenecek 21. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Hükümetlerarası Komitesi toplantısında değerlendirilecek.

Toplantıda alınacak karar, baklavanın UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras Temsili Listesi'ne dahil edilip edilmeyeceğini belirleyecek.

Gaziantep baklavası zaten Avrupa tescilli

Baklava konusunda Türkiye daha önce de uluslararası düzeyde önemli bir başarı elde etmişti. Gaziantep Baklavası, 2013 yılında Avrupa Birliği tarafından Coğrafi İşaret (PGI) tescili alan ilk Türk ürünü olmuştu.

Bu tescille birlikte Gaziantep baklavasının üretim yöntemi ve coğrafi kökeni Avrupa Birliği tarafından koruma altına alınırken, ürün uluslararası pazarda da önemli bir değer kazandı.

Tarihi kayıtlar Osmanlı dönemine işaret ediyor

Baklavanın kökenine ilişkin tartışmalar uzun yıllardır devam ederken, gastronomi tarihçileri tatlının bugünkü ince katmanlı yapısının Osmanlı saray mutfağında şekillendiğine dikkat çekiyor.

Fatih Sultan Mehmed döneminden itibaren saray mutfağı kayıtlarında baklavaya ilişkin belgelere rastlanırken, Ramazan ayında yeniçerilere düzenlenen Baklava Alayı geleneği de tatlının Osmanlı kültüründeki yerini ortaya koyan tarihi uygulamalar arasında gösteriliyor.

Yunanistan ise baklavanın kökenine ilişkin tezlerini Antik Yunan ve Bizans dönemine dayandırırken, Ege adalarında yapılan bal, ceviz ve yufkalı tatlıları referans gösteriyor. Bugün de birçok Yunan işletmesi ürünü "Greek Baklava" adıyla pazarlamayı sürdürüyor.

Karar gastronomi dünyasında yakından izleniyor

Türkiye ile Azerbaycan'ın ortak başvurusu, yalnızca iki ülkenin gastronomi mirasının korunması açısından değil, kültürel diplomasi bakımından da önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. UNESCO'nun vereceği kararın, baklavanın uluslararası kültürel miras statüsüne ilişkin tartışmalara yeni bir boyut kazandırması bekleniyor.

Yorumlar