Afrika kıtası, sivil çatışmaların, bütçe kesintilerinin ve toplumsal dezenformasyonun gölgesinde siber hızla yayılan yeni bir salgın dalgasıyla karşı karşıya.
"Bundibugyo" adı verilen ve onaylanmış bir aşısı ya da tedavisi bulunmayan nadir bir virüs suşunun tetiklediği salgında, enfekte olmuş 26 binden fazla kişinin nerede olduğunun bilinmemesi küresel alarm durumunu en üst seviyeye çıkardı.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğu sınırında patlak veren ve komşu ülke Uganda’ya sıçrayan salgın, tıp dünyasının henüz bir koruma kalkanı geliştiremediği nadir bir virüs türü üzerinden ilerliyor.
En Büyük Tehdit: Resmi Aşısı ve Tedavisi Bulunmuyor
Geçmiş yıllarda kitlesel ölümlere yol açan "Zaire" türü Ebola virüsüne karşı küresel ilaç firmaları tarafından etkili aşılar ve tedavi protokolleri geliştirilmişti. Ancak mevcut salgına neden olan "Bundibugyo" türü, tıp dünyası tarafından geçmişte bir öncelik olarak görülmediği için bugün onaylanmış resmi bir aşıya sahip değil.
Ölüm oranı yüzde 30 ila 50 arasında değişen bu ölümcül varyant karşısında çaresiz kalan sağlık çalışanları, hastalara sadece şiddetli grip vakalarında olduğu gibi semptomları hafifletmeye yönelik destekleyici müdahalelerde bulunabiliyor.
Çatışmalar Filyasyon Zincirini Kopardı: 26 Bin Vaka Kayıp
Dünya Sağlık Örgütü'nün acil durum ilan ettiği bölgede, ordu güçleri ile silahlı isyancı gruplar arasında devam eden sıcak çatışmalar filyasyon (temas zinciri takibi) çalışmalarını tamamen durdurdu. Sağlık ekiplerinin güvenlik gerekçesiyle sahaya inememesi, gerçek vaka sayılarının resmi istatistiklerin çok üzerinde olmasına yol açıyor.
Sağlık otoriteleri, virüs bulaşmış olan ve etrafına hastalık yaymaya devam eden 26 binden fazla insanın izinin tamamen kaybedildiğini, bu kişilerin nerede olduklarının tespit edilemediğini bildiriyor.
Güvensizlik ve Dezenformasyon Müdahaleyi Felç Etti
Salgının kontrol altına alınamamasındaki bir diğer kritik faktör ise yerel halk arasında yayılan dezenformasyon dalgası oldu. Bölge sakinlerinin önemli bir kısmı, hastalığın hükümetler veya uluslararası kuruluşlar tarafından dış fon sağlamak amacıyla uydurulduğuna inanıyor. Hastalık belirtilerini yetkililerden gizleyen toplulukların yanı sıra, geleneksel cenaze ritüellerinin karantina kuralları gereği engellenmesi halk ile sağlık çalışanlarını karşı karşıya getirdi. Son olarak organize bir grubun hastaneyi basarak tıbbi tedavi çadırlarını ateşe vermesi, bölgedeki insani yardım süreçlerini tamamen çıkmaza soktu.
Uluslararası Toplum Sessiz: Yarım Milyar Dolarlık Fonun Beşte Biri Toplandı
Geçmişteki Ebola salgınlarına milyarlarca dolarlık bütçeler ve askeri lojistik unsurlarla müdahale eden batılı devletlerin bu kez sessiz kalması sahada büyük lojistik krizlere yol açıyor. Salgının yayılımını durdurmak için acil ihtiyaç duyulan yarım milyar dolarlık fonun bugüne kadar yalnızca beşte biri toplanabildi.
Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkelerinin küresel sağlık programlarındaki dış yardım bütçelerini kesmesi nedeniyle, sahada maske, eldiven ve koruyucu kıyafet gibi en temel tıbbi ekipmanların bile temin edilemediği rapor ediliyor. Küresel sağlık uzmanları, virüsün kıta sınırlarını aşmadan durdurulabilmesi için acilen bağlayıcı bir uluslararası dayanışma çağrısında bulunuyor.