Antep, 17 Aralık 1918’de başlayan işgal sürecinin ardından halkının topyekûn direnişiyle 25 Aralık 1921’de kurtularak bağımsızlık mücadelesinin simge şehirlerinden biri oldu.
İngiliz İşgaliyle Başlayan Süre
Mondros Mütarekesi’nin ardından İngilizler, 17 Aralık 1918 tarihinde Antep’e girerek şehirde yaklaşık bir yıl sürecek işgal dönemini başlattı.
İngiliz işgali sırasında doğrudan silahlı çatışmalar yaşanmasa da şehir, siyasi ve askeri baskı altında tutuldu. Bu süreçte İngilizlerin Musul üzerindeki “nezaret hakkı”ndan vazgeçmesiyle önce Suriye, ardından Antep, Urfa ve Maraş boşaltıldı.
Fransız işgali ve gerilimin tırmanışı
İngilizlerin çekilmesinin ardından bölge bu kez Fransız işgaline sahne oldu.
Fransızlar, 29 Ekim 1919’da Kilis’i, 5 Kasım 1919’da ise Antep’i işgal etti. İşgal sırasında Ermeni birliklerinden de faydalanılması, şehirdeki baskı ve taşkınlıkları artırdı. Bu gelişmeler, Antep halkı için artık silahlı direnişi kaçınılmaz hale getirdi.
Antep Savunması başladı
1920 yılının başlarında başlayan ve tarihe “Antep Savunması” olarak geçen direniş, 1 Nisan 1920 itibarıyla şehir merkezine taşındı.
Halk, düzenli bir ordu desteği olmaksızın, tamamen kendi imkânlarıyla savunma hatları kurdu. Kadın, erkek, genç, yaşlı demeden herkes direnişin bir parçası oldu.
11 ay süren direniş ve ağır bilanço
Yaklaşık 11 ay süren savunma boyunca Fransız kuvvetleri şehri yoğun bombardımana tuttu.
Bu süreçte Antep’e yaklaşık 70 bin mermi atıldı. Açlık, salgın hastalıklar ve cephane yetersizliği direnişi her geçen gün daha da zorlaştırdı.
Savunma süresince 6 bin 317 Antepli şehit oldu. Açlığın dayanılmaz boyutlara ulaşması nedeniyle şehir, 1921 yılının başlarında savunmayı sürdürmekte zorlandı.
TBMM’den tarihi karar: “Gazi” unvanı
Antep halkının gösterdiği bu olağanüstü direniş, Ankara’da da karşılıksız kalmadı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, 6 Şubat 1921 tarihli toplantısında Antep’e “Gazi” unvanı verilmesini kararlaştırdı. Bu unvan, şehir halkının Millî Mücadele’deki fedakârlığının resmî bir nişanesi oldu.
Diplomasi masasında kurtuluş yolu
Askerî direnişin ardından diplomatik süreç hız kazandı. 15 Mart 1921 tarihinde Londra’da Türk Dışişleri Bakanı ile Fransız delegasyonu arasında yapılan görüşmelerde Antep, Adana ve çevresinin Türklere geri verilmesi konusunda mutabakat sağlandı.
Bu uzlaşma, 20 Ekim 1921’de imzalanan Ankara Antlaşması ile son şeklini aldı.
25 Aralık 1921: Özgürlük günü
Ankara Antlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte Fransız birlikleri Antep’ten çekilmeye başladı.
25 Aralık 1921’de son Fransız askerinin şehirden ayrılmasıyla Antep, resmen özgürlüğüne kavuştu. Böylece 17 Aralık 1918’de başlayan işgal süreci, üç yılı aşkın bir mücadelenin ardından sona erdi.
“Gazi” unvanı milletin şükran nişanesi oldu
Antep halkının Millî Mücadele yıllarında gösterdiği eşsiz direniş, devlet nezdinde de karşılığını buldu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, 8 Şubat 1921 tarihinde aldığı kararla Antep’e “Gazi” unvanını verdi.
Bu unvan, yalnızca bir isim değil; açlığa, yokluğa ve bombardımana rağmen teslim olmayan bir şehrin millet hafızasındaki yerinin resmî tescili oldu.
Atatürk’ten Antep direnişine tarihî söz
Antep Savunması’nın anlamını en çarpıcı şekilde ortaya koyan ifadeler ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ait oldu.
Antep halkı, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ben Gazianteplilerin gözlerinden nasıl öpmem ki, onlar Antep’i kurtardıkları gibi Türkiye’yi de kurtardılar.” İltifatına mazhar olmuşlardır.
Kurtuluşun simgesi bir şehir
Antep’in kurtuluşu, yalnızca bir şehrin özgürlüğü değil; halk iradesiyle verilen topyekûn mücadelenin de simgesi oldu.
Bu nedenle 25 Aralık, her yıl Antep’in kurtuluş günü olarak anılıyor; şehitler rahmetle, direnişin kahramanları minnetle yad ediliyor.