Teknolojinin gelişmesiyle birlikte sosyal medya kullanımı yalnızca gençler arasında değil, ileri yaş gruplarında da giderek yaygınlaşıyor. Türkiye'de yaşlı bireylerin internet kullanımının son 9 yılda yaklaşık 6 katına çıktığını belirten Medicana Sivas Hastanesi Psikoloğu Burak Koçkanat, dijital platformların yaşlıların sosyal hayatında önemli bir yer edinmeye başladığını söyledi. Sosyal medyanın yalnızlık duygusunu azaltabileceğine dikkat çeken Koçkanat, kontrolsüz kullanımın ise ciddi riskler taşıdığı konusunda uyardı.

"Şimdi Roller Değişti"

Geçmişte çocuklarını telefon kullanımı konusunda uyaran ebeveynlerin bugün benzer uyarılarla karşılaştığını belirten Koçkanat, yaşlıların sosyal medyaya yönelmesinde yalnızlık ve iletişim ihtiyacının etkili olduğunu ifade etti.

Koçkanat, "Eskiden ‘Bırak şu telefonu' cümlesini büyükler gençlere söylerdi. Şimdi roller değişti torunlar dedelerine, ninelerine söylüyor. Ülkemizde son dokuz yılda yaşlılar arasında internet kullanımı yaklaşık altı katına çıktı. Toplam sürede gençler hâlâ önde olabilir, ama sosyal medyaya en hızlı akın eden kuşak artık yaşlılar. Yaşlıların sosyal medyaya yönelmesinin arkasında çok insani bir ihtiyaç var görülmek ve bağlantıda kalmak. Emeklilikle iş arkadaşları gidiyor, çocuklar başka şehirlere taşınıyor, ev sessizleşiyor. Bu yüzden bir sohbet grubu ya da bir dikey video, yaşlı bir birey için sadece eğlence değil. Bir sosyal hayat, ‘merhaba' diyecek birileri demek" dedi.

"Toplumla Bağını Koparmayan Bir Köprü"

Sosyal medyanın bilinçli kullanılması halinde yaşlı bireylerin sosyal ilişkilerini güçlendirebileceğini belirten Koçkanat, dijital platformların yeni bilgiler öğrenmek ve uzaktaki yakınlarla iletişim kurmak açısından da fayda sağlayabileceğini söyledi.

Koçkanat, "Doğru kullanıldığında sosyal medya yaşlılar için gerçek bir destek. Uzaktaki torunu görüntülü aramak, yıllardır görmediği bir arkadaşı bulmak, yeni bir tarif ya da el işi öğrenmek beyni aktif tutar ve yalnızlık duygusunu azaltır. Kısacası sosyal medya, doğru dozda kullanıldığında yaşlı bireyin toplumla bağını koparmayan bir köprü" diye konuştu.

Yeni Parti Gaziantep’te Resmi Dönem Başladı
Yeni Parti Gaziantep’te Resmi Dönem Başladı
İçeriği Görüntüle

"Bunun Bedelini Bazen Bir Ömrün Birikimi Ödüyor"

Sosyal medyada geçirilen sürenin artmasının kaygı, mutsuzluk ve uyku sorunlarına neden olabileceğine dikkat çeken Koçkanat, özellikle dolandırıcılık girişimlerine karşı uyarılarda bulundu.

Koçkanat, "Sorun, o köprünün bir duvara dönüştüğü noktada başlıyor. Saatlerce ekrana bakmak kaygıyı, mutsuzluğu ve uyku sorunlarını artırabiliyor. Hareket azalıyor, gerçek sohbetlerin yerini kısa mesajlar alıyor. Bir de dolandırıcılık var. Kazandınız, hesabınız bloke oldu gibi mesajlar en çok yaşlıları hedef alıyor ve bunun bedelini bazen bir ömrün birikimi ödüyor" ifadelerine yer verdi.

Yaşlı Sosyal Medya 1

"Yanlış Bilgi Böylece Hızla Yayılıyor"

Dijital platformlarda karşılaşılan sahte haberlerin paylaşılmasının da önemli bir sorun olduğunu belirten Koçkanat, yaşlı bireylerin çoğu zaman yakınlarını bilgilendirmek amacıyla doğruluğunu kontrol etmedikleri içerikleri paylaşabildiğini ifade etti.

Koçkanat, "Toplum açısından en önemli konulardan biri bilgi kirliliği. Araştırmalar, yaşlıların sahte haberi ayırt etmede gençlerden çok da farklı olmadığını gösteriyor. Fark, paylaşma alışkanlığında. Yaşlı birey sevdiklerini korumak için ‘herkes duysun' diye hemen paylaşıyor ve yanlış bilgi böylece hızla yayılıyor. Aile içinde de roller değişti, artık sofrada telefona bakan sadece genç değil. Herkes aynı masada ama başka ekranlar ile iletişim kuruyor" dedi.

"Telefonu Elinden Almak Yerine, Elini Tutmak Gerekiyor"

Ailelerin yaşlı bireylerin sosyal medya kullanımını yasaklamak yerine onlara rehberlik etmesi gerektiğini vurgulayan Koçkanat, şüpheli mesajlar ve haberler karşısında yakınlarına danışmalarının önemine dikkat çekti.

Koçkanat, "Bu konuda üç basit öneri veriyorum. Birincisi, yasaklamak yerine eşlik edin. Annenize, babanıza ‘Bırak o telefonu' demek yerine onunla birlikte bir video izleyin, ne izlediğini merak edin. İkincisi, paylaşmadan önce sor, kuralı koyun. Şüpheli bir haber ya da para isteyen bir mesaj geldiğinde önce bir yakınına danışsın. Üçüncüsü, ekranı gerçek hayatın yerine değil, gerçek hayata açılan bir kapı olarak kullanın. Bir dikey videoyu kaydırmak birkaç saniye sürer, ama bir sohbet insanın hayatını değiştirebilir. Sosyal medya yaşlılarımız için ne tamamen bir tehlike ne de tamamen bir çözüm. O bir ayna yalnızlığı da gösterir, bağlılığı da. Bir büyüğümüz saatlerce ekrana bakıyorsa, belki de asıl söylemek istediği şey ‘Beni biraz daha fazla arayın' olabilir. Telefonu elinden almak yerine, elini tutmak gerekiyor" dedi.

Kaynak: İHA