Gastronomi Festivali'nde Vinçli Kuymak Rekoru
Gastronomi Festivali'nde Vinçli Kuymak Rekoru
İçeriği Görüntüle

Cumhuriyet’in ilk yıllarında Gaziantep’in sazlı sözlü eğlence meclislerinin gözde isimlerinden biri olan Luiza’nın hikâyesi, eski Antep’in renkli yaşamından izler taşıyor. İbrahim Alisinanoğlu’nun kaleme aldığı anlatıda, evlendikten sonra hayatını tamamen değiştiren Luiza’nın yıllar sonra katıldığı bir düğünde yaşadıkları konu ediliyor.

Eski Antep’in Eğlence Meclislerinden Evliliğe

Anlatıya göre Cumhuriyet’in ilk yıllarında Gaziantep’in ileri gelenleri, akşam saatlerinde bağ evlerinde ve Alleben çevresindeki bahçelerde düzenlenen eğlence meclislerinde bir araya geliyordu. Türkülerin söylendiği, kantoların seslendirildiği bu toplantıların tanınan isimlerinden biri de Luiza’ydı.

Uzun boyu, siyah saçları, gri gözleri ve danslarıyla dikkat çeken Luiza, şehrin hatırı sayılır ailelerinden birinin oğluyla evlendi. Evliliğin ardından sahne hayatını bırakan Luiza, Müslüman olarak Leman adını aldı. Bir daha kanto söylememeye ve sahneye çıkmamaya yemin eden Leman, eşiyle birlikte hacca da gitti.

Yıllar içinde eski yaşamını geride bırakan Leman, mahallesinde sevilen ve saygı duyulan bir ev hanımı oldu.

Düğünde Eski Günlerine Döndü

Bir gün komşusunun kızının düğününe davet edilen Leman, eğlenceye katılmadan önce kadınları uyardı:

“Komşular, bakın, baştan söyleyeyim! Ben tövbeliyim anam. Yeminim var, oynamam ha!”

Ancak düğündeki kadınlar Leman’ı oynaması için ısrarla davet etti.

“Aman Leman, alt tarafı düğün! Kadın kadına eğleneceğiz. Kalk, bir iki dön, ne olacak?”

Leman ise “Yok anam, olmaz! Ben tövbeliyim!” diyerek karşılık verdi.

Israrlara daha fazla dayanamayan Leman, kendini oyun meydanında buldu. Önce ağır hareketlerle oynamaya başlayan Leman, müziğin ritmi arttıkça eski dans maharetlerini sergilemeye başladı.

“Allah’ım, Günah Yazma… Azıcık Yaz, Azıcık Yazma!”

Müziğe kendini kaptıran Leman, bir süre sonra durarak başını göğe kaldırdı ve şöyle dua etti:

“Allah’ım, günah yazma… Azıcık yaz, azıcık yazma!”

Ardından yeniden oynamaya başlayan Leman, kadınların tuttuğu tempoyla iyice coştu. Eski günlerinden kalan dans yeteneği ortaya çıkınca kendini durduramadı.

Bu kez başını kaldırarak yüksek sesle seslendi:

“İster yaz, ister yazma!”

Leman’ın neşesi kısa sürede bütün düğüne yayıldı.

Eve Dönünce Eşinden Sadaka İstedi

Düğünün ardından eve dönen Leman’a eşi, “Hanım, nasıl geçti düğün? Eğlendiniz mi bari?” diye sordu.

Leman ise mahcup bir gülümsemeyle şu yanıtı verdi:

“Ne olsun beyim… Cemaate uyduk biraz. Allah günahımızı affetsin inşallah!”

Bir süre düşündükten sonra eşine bir istekte daha bulundu:

“Bey, yarın biraz sadaka ver! Ne olur ne olmaz… Rabbim affetsin!”

Eski Antep’in mizah anlayışını yansıtan bu anlatı, Leman’ın “Allah’ım, günah yazma; azıcık yaz, azıcık yazma!” sözleriyle kuşaktan kuşağa aktarılan hikâyeler arasında yer alıyor.

Kaynak anlatı: İbrahim Alisinanoğlu

Kaynak: Haber Merkezi