Toplumda zaman zaman hakaret amacıyla kullanılan “embesil” kelimesi, geçmişte tıbbi bir sınıflandırma olarak yer alsa da günümüzde bilimsel ve etik açıdan yanlış kabul ediliyor. Kelimenin anlamı, kökeni ve neden kullanılmaması gerektiği merak ediliyor.
“Embesil” Ne Demek?
“Embesil” kelimesi, Fransızca imbecile sözcüğünden Türkçeye geçmiş bir terim olarak biliniyor. Geçmişte, zihinsel gelişim düzeyi düşük olduğu düşünülen bireyleri tanımlamak için kullanılmıştı. Ancak bu kullanım, modern tıp ve insan hakları anlayışıyla tamamen terk edildi.
Tıpta Artık Kullanılmıyor
Günümüzde “embesil” kelimesi tıbbi bir tanı veya sınıflandırma olarak kullanılmıyor. Modern sağlık literatüründe bu tür kavramların yerini, daha kapsayıcı ve bilimsel ifadeler aldı. Zihinsel gelişimle ilgili değerlendirmeler, bireyin işlevselliği ve destek ihtiyacına göre yapılıyor.
Neden Sorunlu Bir İfade Olarak Görülüyor?
“Embesil” kelimesi günümüzde aşağılayıcı, damgalayıcı ve ayrımcı bir ifade olarak kabul ediliyor. Bu tür kelimelerin:
Toplumsal önyargıları güçlendirdiği
Engelli bireyleri dışlayıcı bir dil ürettiği
Psikolojik ve sosyal zarara yol açtığı
belirtiliyor. Bu nedenle kamu kurumları, medya ve eğitim alanlarında bu tür ifadelerin kullanılmaması gerektiği vurgulanıyor.
Hukuki ve Toplumsal Boyutu
Türk Ceza Kanunu kapsamında, bir kişiye yönelik aşağılayıcı ve onur kırıcı ifadeler hakaret suçu kapsamında değerlendirilebiliyor. Bu nedenle “embesil” gibi kelimelerin kamusal alanda veya bireylere yönelik kullanımı hukuki sonuçlar doğurabiliyor.
Toplumsal açıdan bakıldığında ise bu tür ifadelerin, engellilik konusunda farkındalık ve kapsayıcılık hedefleriyle çeliştiği ifade ediliyor.
Güncel ve Doğru Kullanım Nasıl Olmalı?
Uzman çevreler, bireyleri tanımlarken etik, saygılı ve bilimsel bir dil kullanılmasını öneriyor. Güncel yaklaşımda, kişilerin eksik yönleri değil, ihtiyaçları ve destek mekanizmaları ön plana çıkarılıyor.
Dil, Toplumu Şekillendiriyor
“Embesil” kelimesi, geçmişte kullanılmış olsa da günümüzde hem bilimsel hem de etik açıdan geçerliliğini yitirmiş durumda. Uzmanlar, dilin dönüştürücü gücüne dikkat çekerek, ayrımcı ifadelerden uzak durulmasının toplumsal barış ve farkındalık açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.




