Meyve ve sebzeleri hazırlarken hiç düşünmeden çöpe attığımız kabuklar, saplar ve çekirdekler beslenme açısından sandığımızdan çok daha değerli olabilir.
King's College London tarafından yürütülen yeni araştırmada, 12 farklı ürünün yenilen ve genellikle atılan bölümleri karşılaştırıldı. Sonuçlar, mutfak atığı olarak görülen bazı kısımların son derece zengin birer lif kaynağı olabileceğini gösterdi.
Çöpe Attığımız Kısımlarda Lif Hazinesi
Meyve ve sebzeleri hazırlarken kabuklarını soymak, saplarını kesmek ve çekirdeklerini ayırmak mutfaktaki en yaygın alışkanlıklardan biri. Ancak yeni bir araştırma, çoğu zaman doğrudan çöpe gönderilen bu bölümlerin beslenme açısından oldukça değerli olabileceğini ortaya koydu.
King's College London araştırmacıları tarafından yapılan çalışmada 12 farklı meyve ve sebzenin yaygın olarak tüketilen bölümleri ile kabuk, sap, çekirdek ve sert kısımları karşılaştırıldı. İnceleme sonucunda 12 ürünün 10'unda genellikle atılan kısımların daha fazla diyet lifi içerdiği belirlendi.

12 Gıdanın 10'unda Sonuç Aynı
Araştırmada pancar, biber, brokoli, bal kabağı, karnabahar, kereviz, kıvırcık lahana, rezene, kivi, pırasa, ananas ve karpuz gibi yaygın tüketilen ürünler mercek altına alındı. Laboratuvar analizleri, çoğu üründe kabuk, sap ve benzeri bölümlerin tüketilen kısımlardan daha yüksek lif oranına sahip olduğunu gösterdi.
Diyet lifinin sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasına katkıda bulunduğu biliniyor. Lif açısından zengin beslenmenin ayrıca kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet ve bazı kanser türlerinin daha düşük görülme riskiyle ilişkili olduğu belirtiliyor.
Ananastaki Fark Şaşırttı
Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri ananasta ortaya çıktı. Ananasın genellikle atılan kabuğu ve sert orta bölümünde, meyvenin etli kısmına göre yüzde 453,7 daha fazla lif bulundu. Başka bir ifadeyle bu bölümlerdeki lif miktarı, alışılmış biçimde tüketilen ananas etinin yaklaşık 5 katına ulaştı.
Bu sonuç, besinlerin yalnızca alışılmış yenilebilir bölümlerine odaklanmanın önemli miktarda lifin çöpe gitmesine neden olabileceğini gösterdi.

Bal Kabağının Kabuğu ve Çekirdeği de Öne Çıktı
Bal kabağı da araştırmada dikkat çeken ürünlerden biri oldu. Bal kabağının kabuk ve çekirdeklerinde 100 gram başına 9,25 gram diyet lifi ölçüldü. Araştırmacılar bunun günlük önerilen lif miktarının kayda değer bir bölümüne karşılık geldiğine dikkat çekti.
Karpuz kabuğunda ise 100 gramda 2,10 gram lif tespit edildi. Ancak uzmanlar bu rakamların, söz konusu kısımlardan günlük olarak 100 gram tüketilmesi gerektiği anlamına gelmediğinin özellikle altını çiziyor.
Her Üründe Aynı Sonuç Çıkmadı
Araştırma önemli bir istisnayı da ortaya koydu. Brokolinin sap bölümünde, yaygın olarak tüketilen çiçek kısmına kıyasla yaklaşık yüzde 28 daha az lif bulundu. Bu nedenle araştırmacılar, bütün meyve ve sebzelerde kabuk veya sapların mutlaka daha yüksek besin değerine sahip olduğu şeklinde bir genelleme yapılmaması gerektiğine dikkat çekiyor.

“Kökten Uca” Beslenme Yaklaşımı
Araştırmanın merkezinde “root-to-tip”, yani “kökten uca” beslenme anlayışı bulunuyor. Bu yaklaşım, yenilebilir durumdaki kabuk, sap, yaprak ve benzeri bölümlerin uygun yöntemlerle yemeklere dahil edilmesini amaçlıyor. Böylece hem günlük lif tüketiminin artırılması hem de gıda israfının azaltılması hedefleniyor.
Araştırmacılar, meyve ve sebzelerin hazırlık sırasında atılan bölümlerinin ürünün toplam ağırlığının yüzde 25 ila 48'ine kadar ulaşabildiğini belirtiyor.
Lif Neden Önemli?
Diyet lifi bağırsakların düzenli çalışması, sindirim sisteminin desteklenmesi ve tokluk hissinin korunmasında önemli rol oynuyor. Yüksek lif tüketiminin kalp-damar hastalıkları ve bazı kanserler dahil çeşitli kronik hastalıkların daha düşük görülme riskiyle ilişkili olduğuna dair güçlü bilimsel veriler bulunuyor. Ancak yeni çalışma doğrudan kabuk veya sap tüketmenin kanseri ya da kalp hastalıklarını önlediğini göstermiyor. Araştırmanın temel bulgusu, bu bölümlerin önemli bir lif kaynağı olabileceğini ortaya koyması.

Her Kabuk Tüketilir mi?
Uzmanlara göre “kökten uca” beslenme, bütün meyve ve sebze kabuklarının hiçbir işlem uygulanmadan tüketilmesi anlamına gelmiyor. Ürünün yenilebilir olması, uygun biçimde temizlenmesi ve gerektiğinde pişirilmesi önem taşıyor. Bazı meyve ve sebzelerin kabukları veya çekirdekleri tüketim için uygun olmayabileceğinden, ürüne göre doğru hazırlama yönteminin tercih edilmesi gerekiyor.
Araştırmacılar, doğru uygulandığında mutfakta çöpe giden yenilebilir bölümlerin değerlendirilmesinin hem lif tüketimini artırabilecek hem de gıda israfını azaltabilecek basit bir yöntem olabileceğini belirtiyor.




