CHP Gaziantep'te parti içi mali harcamalar üzerinden başlayan tartışma büyüyor. Eski CHP Gaziantep İl Başkanı Vakkas Açar, hakkında yapılan iddiaların ardından Özgür Özel İrtibat Ofisi'nde partililerle birlikte basın açıklaması yaptı. Kendileri hakkında "ipe sapa gelmez açıklamalar" yapıldığını söyleyen Açar, “29 bin üyenin iradesini yok sayıp, AKP’nin bahşettiği koltuğa oturanlar bir ay sonra kalkmış ‘şeffaflıktan, dürüstlükten’ bahsediyor! Kendiniz de itiraf ediyorsunuz; ‘Her kuruşun faturası var’ diye. Buna rağmen bu şehir için çalışan emekçinin içtiği bir kap çorbanın, yediği bir lokma yemeğin, şehrimize gelen misafirlerin ikramının lafını etmeye utanmıyorsunuz! Ama doğru; o koltuğa oturacak kadar ilkesiz ve çapsız olanlar, emekçinin lokmasından utanmazlar!” dedi. CHP Gaziantep İl Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada ise, “Belgelerle konuşmaya davet ediyoruz.” denildi.
Usulsüz İşler Yapılmış Gibi Gösteriyorlar
Vakkas Açar, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Yaklaşık bir aydır haksız yere oturdukları koltukta ne işçinin ne emekçinin, ne sanayicinin, ne çiftçinin tek bir sorununu dile getirmeyenler büyük bir hummalı çalışmalarla sekiz aylık seçilmiş il başkanı ve yönetiminin mali raporunu ortaya koyduklarını ve bunun içinde de sanki böyle hesapsız ya da karşılıksız harcamalar varmış gibi usulsüz işler yapılmış gibi içine bir gizem katarak milleti kandırmaya çalışıyorlar. Şimdiden burada partilerinin yanında ve kamuoyunun huzurunda sormak istiyorum. Şeffaflık hesap verebilirlik bizim hem parti çizgimizde hem de ahlakımızda olan bir şey. Bir il başkanı ve yönetimi harcadığı her kuruşun faturasını sizin önünüze koymuşsa burada şaibeler bu şehrin bu ülkenin bunca sorunu varken sizin tek derdiniz oradaki çalışanların içtiği bir kap çorba mı? Ya da yediği bir öğün yemek mi? Çalışanların kıyafeti, yok yediği yemek, yok efendim şöyle harcama yapılmış, böyle harcama. Ya siz hiç mi adap, erkan, kültür bilmiyorsunuz? Siz Gaziantep'te yaşamadınız mı? Bir defa Türk milleti misafirperverdir. Bu misafir ağırlama, temsil, tören giderleri bizim yasamızda var. Şehre gelen bir misafire bir kap yemek yedirmek, bir çay içirmek, bir kahve içirmek ne zamandan beri sus sayılır? Bunu söyleyerek hem bu şehrin adını kötülemekten hem bu partinin adını kötülemekten utanmıyor musunuz? Utanmıyorsunuz çünkü utansanız zaten AK Parti'nin size bahşettiği o koltuklarda kapıları üzerinize kapatıp oturmazsınız.
Bunun Neresi Suç?
Evet biz oraya Cumhuriyet Halk Partisi'nin onurlu delegelerinin oyuyla seçilmiş il başkanı ve yöneticileri olarak sekiz ay boyunca partimizin politikalarını pazarda yerde herkese anlattık. Nerede bir sorunu olan varsa, nerede bir derdi olan varsa gidip o vatandaşımızın derdiyle dertlendik. Hem partimizi hem şehrimizi en güzel bir şekilde partimize ve şehrimize yakışık bir şekilde temsil ettik. Ve bunu yaparken de hiçbir iş adamından, hiçbir belediyeden, hiçbir kurum ve kuruluştan tek kuruş bağış almadık. Bunu ben ve benimle birlikte merkezimizin desteğiyle yaptık. Genel merkezimiz iki milyon iki yüz bin gibi bir metropole bir araç tahsis etmişse otuz kırk yıl sonra partiye bir araç kazandırılmışsa bu suç budur. Haksız yere bizi çıkardınız o binada, binayla birlikte aracı da size bıraktık çıktık. Aracı aldık evimize mi götürdük? O araç Cumhuriyet Halk Partisi'nin Cumhuriyet Halk Partisi olduğu müddetçe de o araç Cumhuriyet Halk Partisi'ne hizmet edecek bir araç. Bunun neresi suç ki? Ortada bir suç varmış gibi akşamdan beri büyük büyük hazırlıklar yaparak kameraların önüne geçmişsiniz. Utanmada sıkılmada yakana taktığın mikrofonun nerede olduğunu fek hesaplarda yazdırıyorsunuz. Hiç utanmıyorsunuz. Ama utanmıyorsunuz. Çünkü utansanız zaten AK Parti'nin bahşettiği o koltuklarda oturmazsınız. Size şunu söylemek istiyorum. Biz genel başkanımız Özgür Özel. Bu ülkenin Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçilmiş genel başkanı bizler ve partilerimiz yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımız bu şehrin seçilmiş yönetimleriyiz. Bizim için binanın, aracın hiçbir önemi yok. Dün o binada bugün başka bir odada ve sokakta pazarda, çarşıda köy köyü mahalle mahalle gezmeye esnafın, çiftçinin derdiyle dertlenmeye, onların derdinin sorunlarının çözümü noktasında bu şehri ve bu ülkeyi idare edenlere her fırsatta söylemekten geri durmayacağız. Biz siyaseti halk için yapıyoruz. Halkla beraber yapıyoruz. Sizler de siyaseti size o koltukları bahşeden yirmi dört yıldır bu ülkeyi ekmeye muhtaç etmiş AK Partililerle yapıyorsunuz. Sizlere yazıklar olsun. Benim de her bir arkadaşımın da anına açık harcadığımız her kuruşu faturalandırmış il binasındaki muasife teslim etmişiz. Varsa onun içerisinde bir şahime çıkarsın kamuoyuna açıklarsın. Varsa onun içinde bir usulsüzlük aha buyur orada Cumhuriyet Savcılığı."
Belgelerle Konuşmaya Davet Ediyoruz
CHP İl Başkanlığı ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Demokratik hukuk düzeninin ve kurumsal siyasetin en temel taşı şeffaflık, dürüstlük ve hesap verebilirliktir. Siyasi partiler şahsi ikballerin finansman aracı değil; halkın ortak malı ve kamunun menfaatini gözeten kurumsal yapılardır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin onurlu bir üyesi olarak, partimizin yıllardır savunduğu şeffaflık, hesap verebilirlik ve temiz siyaset ilkelerini savunmak benim bu şehre ve tüm yol arkadaşlarıma karşı en büyük idari ve ahlaki borcumdur. Kendisine yöneltilen somut kanıtlara ve belgeli sorulara, halkın algılama yetisini küçümsercesine "emekçinin içtiği bir tas çorba" gibi vicdanı kullanmaya çalışarak hedef saptırma amaçlı asıl soruyu cevaplamaktan kaçınması ve cevap isteyenleri ‘AKP koltuğuna sığınarak kapıyı kapatanlar’ gibi hatalı itharlarla itham etmesi siyasi acizliğin göstergesi değil midir? Gerçeklerden kaçanlar, ancak hakaret ve algı siyasetine sığınırlar. Bizlerin derdi şahsi makamlar değil, 29 bin Gaziantep üyesinin emeği ve parti emanetidir. Bu doğrultuda, Gaziantep kamuoyu adına Sayın Vakkas Açar’a şu net ve hukuki soruları yöneltiyor, kendisini hamaseti bırakıp belgelerle konuşmaya davet ediyoruz.”
İşte Açar’a Yöneltilen Sorular
Açıklamada daha sonra Vakkas Açar'a şu sorular yöneltildi: “1- Parti bütçesinden karşılanan baklava ve Antep fıstıkları kimlere gönderilmiştir? Eğer bu harcamalar şahsi siyasi ilişkiler için değil de tamamen parti faaliyeti kapsamında yapıldıysa, gönderilen kişilerin isim listesini kamuoyuna açıklayacak mısınız? 2- 100 bin TL’yi aşan otel konaklama ve restoran faturaları hangi resmi parti çalışması kapsamında ödenmiştir? Bu organizasyonların katılımcı listelerini ve kurumsal gerekçelerini ibraz edecek misiniz? 3- Üyelerimizin aidatlarıyla oluşan bütçeden karşılanan 11 bin TL tutarındaki bot ve şemsiye gibi şahsi kullanıma konu olan ürünlerin alımını hangi zorunlu parti göreviyle açıklıyorsunuz? 4- Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin un ihalesindeki doğrudan temin yöntemlerini "belediye bütçeyi öğütmüş" diyerek en üst perdeden haklı olarak eleştirirken, kendi şahsi ticari işletmenizden veya firmanızdan doğrudan alım usulüyle parti bütçesine ekmek faturalandırılmasını hangi etik ve dürüst yönetim anlayışıyla savunuyorsunuz? 5- Siyasi Partiler Kanunu’nun 72. maddesinde yer alan "siyasi partilerin üçüncü kişilere, dernek veya spor kulüplerine hiçbir ad altında bağış yapamayacağı" yönündeki emredici hükme rağmen, amatör bir spor kulübüne parti bütçesinden kaynak aktarılmasını "personel yemeği" kılıfıyla örtmeye çalışmayı hukuken nasıl açıklıyorsunuz? (2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun (SPK) 70. maddesi emredici bir hüküm taşır: Siyasi partilerin tüm harcamaları parti tüzel kişiliği adına yapılır.) 6- Gaziantep İl Örgütü'ne ait araçların, resmi bir görevlendirme yazısı ve güzergah belgesi olmaksızın şahsi siyasi hedefleriniz doğrultusunda Besni başta olmak üzere şehir dışı seyahatlerde kullanıldığı iddiaları karşısında, ilgili araçların log kayıtlarını ve resmi görev yazılarını paylaşmaya hazır mısınız?




