Esnek mesai ve uzaktan çalışmadan çocuklu çalışanlara yönelik desteklere kadar birçok başlık önümüzdeki dönemde çalışma hayatının önemli gündem maddeleri arasında yer alacak.
Programda istihdamın artırılması ve iş gücü piyasasının dışında kalan kesimlerin çalışma hayatına kazandırılması amacıyla yeni nesil çalışma modellerinin geliştirilmesi hedefleniyor. “İş ve yaşam uyumunun ve çalışan verimliliğinin artırılması” amacıyla çalışma günlarının yeniden düzenlenmesi ve esnek süreli istihdam modellerinin geliştirilmesi öngörülüyor.
Ancak sistemin hangi sektörlerde ve nasıl uygulanacağı, çalışma sürelerinin değişip değişmeyeceği ve çalışanların mevcut haklarının nasıl korunacağı henüz netleşmedi.
“Esneklik haklarda değil, çalışma biçiminde olmalı”
Ekonomist Mahmut Aydoğmuş, pandemiyle birlikte uzaktan ve hibrit çalışma modellerinin birçok sektörde uygulanabilir olduğunun görüldüğünü belirterek, dijitalleşmenin çalışma hayatında önemli değişiklikleri beraberinde getirdiğine dikkat çekti.
Esnek çalışma modelinin doğru tanımlanması gerektiğini vurgulayan Aydoğmuş, “Esneklik çalışanın sosyal haklarında değil, çalışma biçiminde olmalı. Esnek çalışma; daha fazla çalışmak, fazla mesainin karşılığını alamamak veya işverenin istediği her saatte ulaşılabilir olmak anlamına gelmemeli. Çalışanın ücreti, izin hakkı, kıdemi, sosyal güvenliği ve fazla mesai hakkı korunurken çalışma biçimi esnek hale getirilmeli” dedi.
Çocuklu çalışanlara uzaktan çalışma gündemde
OVP’de dikkat çeken başlıklardan biri de çocuk bakım sorumluluğu bulunan çalışanlara yönelik düzenlemeler oldu. İşletmelerin, çocuk bakım yükümlülüğü bulunan çalışanlarına kısmen veya tamamen uzaktan çalışma imkânı sunmasının desteklenmesi planlanıyor.
Ebeveyn izinlerinin bakım sorumluluğunun anne ve baba arasında daha dengeli paylaşılmasına imkan verecek şekilde yeniden ele alınması da gündemde bulunuyor.
Merkezi yönetim, yerel yönetimler ve özel sektör iş birliğiyle kreş ve kurumsal bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması da hedefler arasında yer alıyor.
Aydoğmuş, uzaktan ve esnek çalışma ile erişilebilir kreş imkanlarının birlikte uygulanmasının özellikle çocuk sahibi olduktan sonra çalışma hayatından uzaklaşan kadınların yeniden istihdama katılmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Haftada 4 gün çalışma mı geliyor?
OVP’de yer alan “çalışma günlerinin ayarlanması” ifadesi, haftada dört gün çalışma tartışmalarını da beraberinde getirdi. Ancak programda doğrudan haftada dört günlük çalışma sistemine geçileceğine ilişkin bir düzenleme yer almıyor.
Yeni çalışma modellerinin hangi sektörlerde, kaç gün ve hangi çalışma süreleriyle uygulanacağı yapılacak düzenlemelerin ardından belli olacak.
Aydoğmuş, bu noktada çalışma günü ile toplam çalışma süresinin birbirinden ayrılması gerektiğini belirterek, “Beş günlük işi dört güne sıkıştırıp çalışana aynı toplam süreyi daha ağır şekilde yüklemek başka, verimlilik artışıyla çalışma süresini gerçekten azaltmak başka bir modeldir” ifadelerini kullandı.
45 saatlik çalışma süresi de gündeme geldi
Türkiye’de genel haftalık çalışma süresinin 45 saat olduğunu hatırlatan Aydoğmuş, yeni çalışma modelleri tartışılırken toplam çalışma süresinin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Teknoloji ve verimlilikteki gelişmelerin yalnızca işveren açısından esneklik sağlamaması gerektiğine işaret eden Aydoğmuş, çalışanlar açısından da daha güçlü bir iş-yaşam dengesi oluşturulması gerektiğini belirtti.
Yeni sistemin doğru tasarlanması halinde kadınların ve gençlerin istihdamını artırabileceğini kaydeden Aydoğmuş, sınırların doğru belirlenmemesi durumunda ise mesai kavramının ortadan kalktığı ve çalışanın günün her saatinde ulaşılabilir kabul edildiği bir yapının ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.
Aydoğmuş, “Türkiye’nin ihtiyacı güvencesiz esneklik değil, güvenceli esneklik. Yeni çalışma düzeninin başarısını belirleyecek temel kriter de bu olacak” dedi.





