Diyarbakır'da sahte siteler ve sosyal medyadan bungalov ev kiralamak isteyenleri dolandıran, banka ve kripto para hesaplarında 210 milyon 58 bin 259 lira işlem hacmi tespit edilen 4'ü tutuklu 20 sanık hakkında "bilişim sistemleri veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan 3'er yıldan 10'ar yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca, tutuklu A.R.Ş, E.Y, K.A. ve S.G. ile tutuksuz sanıklar B.B, B.Ö, B.K, E.C, E.Ç, G.K, H.D, H.Y, M.A.A, M.S.G, M.Ö, Ö.A, R.D. ve R.D. ile haklarında yakalama kararı çıkarılan A.Ö. ve H.A. hakkında hazırlanan iddianame 18. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi.
İddianamede, sanıkların Diyarbakır, İstanbul, Gaziantep, Bursa, Zonguldak, Adana, İzmir, Manisa, Samsun, Giresun ve Kırklareli'nde yurt dışı kaynaklı sunucular kullanılarak "kiralık bungalov" üzerine sosyal medya sayfaları kurdukları ve bunları sık sık değiştirdikleri belirtildi.
14 kişiyi mağdur ettiği belirlenen sanıkların kullandıkları yöntemlere ilişkin iddianamede, şunlar yer aldı:
"Sanıklar, popüler ve güvenilir olarak bilinen 'bungalov kiralama' gibi sayfalarının içeriklerini kopyalayarak müştekilere güven duygusu vermeye çalışmış. Sosyal medya sayfasında reklam vererek, sosyal medya arama motorları üzerinde sayfalarını üst sıralarda çıkarmış. Siteyi ziyaret eden ve bungalov kiralamak isteyen müştekilere gerçek site ve sayfalardan kopyalanan ilanlarla piyasa değerinin altında 'bungalov kiralama' hizmeti vermiş ve müştekileri tuzağa düşürmüşler. Sanıklar, popüler ve güvenilir olarak bilinen 'bungalov kiralama' sayfalarını ziyaret eden müştekilerin sayfalardaki ilanlara tıkladıklarında sahte sayfanın kendilerini WhatsApp iletişim numarasına yönlendirmiş. Sanıklar tarafından müştekilere IBAN ve kişi bilgisi gönderilmiş. Paranın, 'ödeme ve kira ödemeleri' şeklinde tekrardan gönderilmesi gerektiğini söylemişler. Bungalov kiralama şirketinin sigortacısı olarak tanıtan sanıkların depozit, kaparo ödemesi, kaza ve kasko, sigortalama işlemleri için bir miktar paranın provizyon olarak teminat ödemesi altında müştekilerden yeniden para istenmiş."
Suça konu paraların vakit kaybetmeden ilgili banka tarafından hesaba bloke koyulmadan sanıklar tarafından başka kişilere aktarıldığı ifade edilen iddianamede, sanıkların dolandırıcılık eylemleri neticesinde haksız kazanç temin etme amacıyla bir araya geldikleri vurgulandı.
İddianamenin sonuç kısmında şu değerlendirmelerde bulunuldu:
"İşlemiş oldukları nitelikli dolandırıcılık suçunu gizlemek ve yakalanmamak için genelde Türk vatandaşı olmayan yabancı kişiler adına 'açık hat' diye tabir edilen ve kendilerini tanımayan üçüncü kişiler adına GSM hattı satın almışlar. Bu hatlar üzerinden şüpheli görüşmeleri yapmış ve kimliklerinin tespitini zorlaştırmışlardır. Sanıklar dolandırıcılık kapsamında sosyal medya sayfaları üzerinden kendilerini arayan müştekilere 'kod' isim kullanarak tespitlerini ve yakalanmalarını zorlaştırmışlardır. Banka hesabını kullandıkları kişilerin hesaplarını kullanmak üzere komisyon vermişler. Sanıklar bilerek ve isteyerek bahse konu kanunun suç saydığı eylemleri ifa etmişlerdir. Sanıkların, müştekiler tarafından banka hesaplarına gönderilen tutarları, takibini zorlaştırmak amacıyla kripto cüzdan hesaplarına aktararak, fikir birliği içerisinde birlikte hareket ettikleri ve 'nitelikli dolandırıcılık' suçunu işledikleri tespit edilmiştir. Böylece sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri anlaşıldığından, sevk maddesi uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları kamu adına talep olunur."
- İstenilen ceza
İddianamede, tutuklu sanıklar hakkında "bilişim sistemleri veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan 3'er yıldan 10'ar yıla kadar hapis cezası isteniyor.




