Bağ bozumu coşkusunun en güzel yansıması olan bu eşsiz lezzet, modern tesislerin ötesinde hâlâ geleneksel yöntemlerle, büyük bir sabır ve emekle bakır kazanlarda kaynatılarak sofralara ulaşıyor.
Bağ Bozumundan Bakır Kazanlara Uzanan Zahmetli Serüven
Yüzyıllardır değişmeyen yöntemlerle üretilen Antep pekmezinin yapımı son derece titiz ve emek isteyen bir süreç gerektiriyor. Serüven, Gaziantep bağlarında özenle yetiştirilen en kaliteli üzümlerin hasat edilmesiyle başlıyor. Toplanan üzümler geleneksel pres ve çuvallarla sıkılarak saf üzüm suyu, yani şıra elde ediliyor.

Pekmezin kıvamını ve lezzetini belirleyen en kritik aşama ise topraklama süreci olarak biliniyor. Şıraya asiditeyi dengelemek ve berraklığı sağlamak amacıyla eklenen özel beyaz pekmez toprağı, karışımın dinlendirilmesinin ardından özel bez torbalardan süzülerek tortularından arındırılıyor. Elde edilen berrak şıra, odun ateşinin üzerine oturtulan dev bakır kazanlara aktarılıyor. Usta ellerin köpüğünü aşama aşama temizlediği ve saatlerce ağır ağır karıştırdığı şıra, zamanla koyulaşarak o meşhur rengine ve eşsiz aroma yapısına kavuşuyor.
Doğal Enerji ve Şifa Deposu
Geleneksel yöntemlerle hiçbir katkı maddesi kullanılmadan üretilen Antep pekmezi, zengin besin değerleriyle insan sağlığına da sayısız fayda sunuyor. İçerdiği yüksek doğal şeker sayesinde vücuda hızla enerji vererek yorgunluğu ve halsizliği gideren bu kadim lezzet, yüksek demir oranıyla da kansızlık tedavisinde doğal bir destekleyici görevi üstleniyor.

Soğuk kış aylarında vücut direncini artırarak hastalıklara karşı koruma sağlayan Antep pekmezi; kalsiyum, potasyum ve magnezyum mineralleriyle kemik sağlığını desteklerken solunum yollarını rahatlatıcı özelliğiyle de dikkat çekiyor. Yüzyıllardır hem lezzet hem de şifa kaynağı olarak tüketilen bu özel lezzet, Antep gastronomisinin vazgeçilmez bir parçası olmaya devam ediyor.




