Gaziantep’in eski zanaat hayatına ilişkin anlatılarda, kent halkının bazı zanaatları Ermeni ustalardan, ticaretin inceliklerini ise Yahudi tüccarlardan öğrendiği aktarılıyor. Kilimcilik konusunda da benzer bir hikâye anlatılıyor.

İlk ustalardan biri Abacı Sani

Anlatılanlara göre Gaziantep’in ilk kilim ustalarından Abacı Sani Efendi, mesleği Ermeni Aslanoğlu’nun yanında çalışarak öğrendi. Sani Efendi daha sonra dönemin önemli tüccarlarından Hacı Osman’ın oğlu Mehmet Baki Özyetkin ile ortaklık kurarak büyük bir kilim işletmesi açtı. İşletmede 20-30 kalfanın çalıştığı, burada mesleği öğrenen kalfaların ilerleyen yıllarda kendi iş yerlerini açarak kilimciliği sürdürdüğü belirtiliyor. O yıllarda bir kilimci dükkânında genellikle dört tezgâh bulunuyordu. Ustalar çoğunlukla bir veya iki dükkân işletirken, işi büyütenler daha fazla dükkâna sahip olabiliyordu. Büyük ustalar, kendi ürettikleri kilimlerin yanı sıra başka ustaların kaliteli kilimlerini de satın alıp pazarlıyordu. Böylece kilimcilik yalnızca üretim yapılan bir zanaat olmaktan çıkıyor, Gaziantep’in önemli ticaret kollarından biri haline geliyordu.

Antep Kilimi (2)

Tezgâhlardan onlarca usta yetişti

Gaziantep kilimciliğinin gelişmesinde aynı aileden birden fazla kuşağın mesleği devam ettirmesi de dikkat çekiyor. Mustafa Erkent’in ardından Mahmut Şevket, Mehmet Baki, Fatih ve Yaşar Erkent; Muhittin Erkent’in ardından Davut ve Ahmet Erkent mesleği sürdüren isimler arasında yer aldı. Mehmet Baki Özyetkin ve oğlu Asaf Özyetkin ile Ali Osman Özyetkin’in oğulları Mehmet ve Adil Özyetkin de Gaziantep kilimciliğinin geçmişinde adı geçen ustalardan oldu. Sani Usta’nın damadı İbrahim Mede, namıdiğer Kamberoğlu İrbam ile oğlu Asım Mede; Kamberoğlu Durdu olarak bilinen Durdu Akpınar ve Kamberoğlu Abdurrahman Aşkın da mesleğin eski temsilcileri arasında bulunuyor.

Lakaplarıyla hafızalarda kaldılar

Eski Gaziantep esnaf kültürünün izleri, kilim ustalarının lakaplarında da görülüyor. Mehmet Ali Ekşi “Topal Mamdeli”, Ökkeş Ekşi “Çalık Ökkeş”, Misto Dönmez “Kürt Misto”, Mustafa Özpineci “Eşgi Mustafa”, Salih Aşkın ise “Gıssacık Salih” olarak tanınıyordu. Listede “Elbeyli Şakir”, “Karakaş Mamdeli”, “Kekeç Bekir”, “Makro Ali”, “Ataş Abdo”, “Tatik Mustafa”, “Şamlı Hanifi” ve “Cumcum Nuru” gibi Gaziantep’in eski esnaf kültürünü yansıtan çok sayıda lakap bulunuyor. Bazı ustalar ise giyimlerinden veya fiziksel özelliklerinden dolayı tanınıyordu. “Gözlüklü Ali” olarak bilinen Ali Dikici'nin Halil Aksin ve Ali Bozdağ ile birlikte gezdiği, “Hortum Mustafa”nın ise fötr şapkasıyla hatırlandığı aktarılıyor.

Gaziantep kilimciliğine emek veren ustalar

Antep Kilimi (1)

Antep çarşısının unutulan yiğitbaşıları
Antep çarşısının unutulan yiğitbaşıları
İçeriği Görüntüle

Gaziantep’te kilimcilik mesleğine yıllarını veren ve önemli bölümü bugün hayatta olmayan ustalar arasında şu isimler bulunuyor:

Abacı Sani ve oğulları; Mustafa Erkent ve oğulları Mahmut Şevket Erkent, Mehmet Baki Erkent, Fatih Erkent, Yaşar Erkent; Muhittin Erkent ve oğulları Davut Erkent, Ahmet Erkent; Mehmet Baki Özyetkin ve Asaf Özyetkin; Ali Osman Özyetkin ve oğulları Mehmet Özyetkin, Adil Özyetkin; İbrahim Mede (Kamberoğlu İrbam) ve oğlu Asım Mede; Durdu Akpınar (Kamberoğlu Durdu); Kamberoğlu Abdurrahman Aşkın; Mehmet Ali Ekşi (Topal Mamdeli); Ökkeş Ekşi (Çalık Ökkeş); Fehmi Ekşi, Mahmut Ekşi, Mehmet Ali Ekşi; Hasırcı Ahmet, Hasırcı Kara Mustafa ve Galip Hasırcı; Misto Dönmez (Kürt Misto) ve oğlu Hacı Dönmez; Aminci Mustafa; Hacı Halil Çeliksoy; Mustafa Özpineci (Eşgi Mustafa) ve kardeşleri; Beli Bağlı Arap (Uzun Arap) ve oğlu Gazi; Arapoğlu Mustafa Uzanır ve oğlu Ramazan Uzanır; Hacı Bekiroğlu Şakir İlbayı (Elbeyli Şakir), Mahmut İlbayı (Elbeyli Mahmut); Mehmet Ali Karakaş (Karakaş Mamdeli); Mustafa Kumruoğlu; Keşiş Abdo; Reşat Divan Kaleoğlu (1913-1990); Ökkeş İnan (Akraz Abdi’nin oğlu); Ökkeş Çıngısız (Kösenin Oğlu); Tazı Yusuf; Zeki Zorkirişçi ve kardeşi Abdi Zorkirişçi; Ali Hoca ve oğlu Hakkı Sevik, Mıstık Sevik; Baki Bulguroğlu (Bulguroğlu Bahı); Arpacı Duran’ın oğulları Mehmet Durmuşlar ve Hüseyin Durmuşlar; Aşaroğlu Hacı Kara ve kardeşi Aşaroğlu Ahmet; Arif Kavsara; Düveroğlu Süleyman; Ali Rıza Özbayram; Salih Aşkın (Gıssacık Salih); Ahmet Erkut; Nuri Dedeoğlu; Davut Hız ve oğlu İmam Hüseyin Hız; Hayri Barlık; Hayri Ağrıtmış; Ömer Yardı ve kardeşi Bekir Yardı (Kekeç Bekir); Fahamettin Yardı; Mehmet Gözükızıl ve kardeşi Bekir Gözükızıl; Mustafa Parmaksız; Batman Ali; Salih Güceylioğlu; Abdo Cıkcık; Abdo Çalışkan (Ataş Abdo) ve kardeşi Ahmet Çalışkan (Ataş Ahmet); Kasım Keymık ve oğlu Ahmet Keymık; Ali Çeteci (Makro Ali); Kör Ali Rıza; Kör Kadı (Mehmet Bölüm); Abdurrahman Karakök; Küp Halil; Mehmet Girişken; Kemal Delikoyun; Yaşar Gürbüz; Hanifi Zorşahin (Şamlı Hanifi); Şamlı Hasan, Şamlı Abdo ve Şamlı İbrahim; Ali Dikici (Gözlüklü Ali), Halil Aksin ve Ali Bozdağ; Hortum Mustafa; Toktanbıllı Hasan; Fevzi Kalyoncu ve Kamil Kalyoncu; Ahmet Çokgüngörmüş; Kör Mamed; Külekçi Abdo; Ali Balık; Mehmet Ali Kanalıcı ve kardeşi Abdullah; Celal Nohut; Musa’nın oğlu Mamed; Derviş Mamed ve kardeşi Derviş Mustafa; Abdullah Bulguroğlu; Mustafa Çelikkol (Tatik Mustafa); Mehmet Karpuzoğlu; Aminci Mustafa Çokgüngörmüş; İbrahim Karayılan (1932-1995); dernek başkanlığı yapan Mulla Mehmet Karayılan (1927-1974) ve M. Nuri Tebir (Cumcum Nuru).

Bu isimler, yıllarca tezgâh başında çalışarak Gaziantep kilimciliğinin gelişmesine katkı sağladı. Ustadan çırağa aktarılan meslek, yalnızca kilim üretimini değil, eski Gaziantep’in esnaf kültürünü, lakaplarını ve aileden aileye geçen zanaat geleneğini de beraberinde taşıdı.

Kaynak: Haber Merkezi