Geçici olarak uygulamaya alınan ithalat rejiminin artık yerli üretici üzerinde ciddi bir baskıya dönüştüğünü savunan Platform, uygulamanın sonlandırılmasını istedi. Açıklamada, Haziran 2025 ile Şubat 2026 arasında yaklaşık 22 bin ton fıstık ithalatı için Türkiye'den 295 milyon doların üzerinde döviz çıktığına dikkat çekildi.

Antepfıstığı Üreticileri Platformu, Antep fıstığı ithalatına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Türkiye'nin önemli tarımsal ürünlerinden biri olan Antep fıstığında yerli üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik bir döneme girildiği belirtilen açıklamada, Eylül 2025'te geçici arz sorunlarına karşı devreye alınan uygulamanın devam etmesinin üretici açısından olumsuz sonuçlar doğurduğu savunuldu.

"İstisnai durum kalıcı rejime dönüşmemeli"

Eylül 2025'te sanayiciyi korumak ve iç piyasadaki geçici arz sorununu yönetmek amacıyla Zararlı Risk Analizi (PRA) uygulamasının askıya alındığı hatırlatılan açıklamada, "Tasarruflu Yazı" ile gümrüklerin fiilen ithalata açılmasının dönemin şartları içerisinde özel bir müdahale olarak değerlendirilebileceği belirtildi.

Platform açıklamasında, "Ancak gelinen noktada bu istisnai durumun kalıcı bir rejime dönüşmesi, tarımsal ekosistemimizde ve makroekonomik dengelerimizde onarılması güç tahribatlar yaratmaktadır" denildi.

"295 milyon doların üzerinde döviz çıktı"

İthalatın ekonomik boyutuna da dikkat çekilen açıklamada, Haziran 2025 ile Şubat 2026 arasındaki dönemde yaklaşık 22 bin ton fıstık ithal edildiği ve bunun karşılığında 295 milyon doların üzerinde döviz çıkışı gerçekleştiği belirtildi.

Platform, büyük ölçekli alıcıların küresel piyasalardaki fiyat farklılıklarından yararlandığını, bunun olumsuz etkisinin ise yerli üreticiye yansıdığını savunarak şu değerlendirmeyi yaptı:

"Temmuz ve Ağustos aylarındaki nominal ürün fiyatlarının bugün dahi aşılamamış olması krizin en net göstergesidir. Çiftçimizin elinde tuttuğu mahsul; mevcut döviz kuru, yüksek enflasyon ve alternatif finansal getiri araçları karşısında reel sermaye olarak inanılmaz bir hızla erimiştir. Bugün çiftçimiz, spekülatif bir değersizleşme sarmalının içine itilmiş, ürününü muhafaza ettiği her gün için net bir finansal zarar yazar hale gelmiştir."

Yeni hasat öncesi ithalat baskısı kaldırılsın

Açıklamada, ithalatın yalnızca üretici ve fiyatlar açısından değil, küresel gelişmeler nedeniyle gıda güvenliği açısından da değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi. Özellikle İran ve ABD eksenindeki jeopolitik gerilimin küresel tedarik zincirlerini daha kırılgan hale getirdiği savunuldu.

Türkiye'nin kendi topraklarında yetiştirdiği stratejik bir üründe dışa bağımlılığın artmasının döviz kaybının yanı sıra gelecekte gıda güvenliği açısından da risk oluşturabileceği belirtilerek, yeni hasat öncesinde ithalat baskısının kaldırılması istendi.

AK Parti’ye Geçen Gürban’dan İlk Toplantı
AK Parti’ye Geçen Gürban’dan İlk Toplantı
İçeriği Görüntüle

Platform, "Yeni hasat döneminin hızla yaklaştığı bu günlerde, üreticimizin motivasyonunu kıracak ve rekolteyi daha dalındayken değersizleştirecek ithalat baskısının ivedilikle ortadan kaldırılması elzemdir. Tarımsal sürdürülebilirlik, ancak üreticinin alın terinin karşılığını aldığı, emeğinin finansal piyasaların acımasız kârlılık marjlarına ezdirilmediği bir ekosistemde mümkündür" açıklamasını yaptı.

"Gelin çiftçimizin emeğini koruyalım"

Platform, Cumhurbaşkanlığı, Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı'na çağrısını şu sözlerle tamamladı:

"Devletimizden en büyük beklentimiz; milli servetimizin döviz olarak dışarıya akmasını durdurması, Eylül ayında devreye alınan ‘Tasarruflu Yazı’ uygulamasını iptal ederek ithalat izinlerini geri çekmesi ve gümrük kapılarını yaklaşan yeni yerli hasadı koruyacak şekilde ivedilikle kapatmasıdır. Bizler, tarlasında alın teri döken üreticiler olarak devletimizin alacağı bu yapıcı ve koruyucu kararlara güveniyor, ülkemiz için üretmeye ve katma değer yaratmaya devam etmek istiyoruz. Gelin, çiftçimizin emeğini koruyalım, milli servetimizi topraklarımızda tutalım ve Antep fıstığımızın geleceğine hep birlikte sahip çıkalım."

Kaynak: Haber merkezi