Bölgede depremlerin devam edeceğini belirten Serindağ, meydana gelecek sarsıntıların büyüklüğünün 5,5’i aşmasını beklemediğini söyledi.
Son dönemde bölgede yaşanan 4,5 ve 5 büyüklüğündeki depremlerin normal bir süreç olduğunu ifade eden Serindağ, 6 Şubat 2023 depremlerinde çok büyük miktarda enerjinin açığa çıktığını ve bu nedenle benzer büyüklükte yeni depremler beklenmediğini dile getirdi.
“Tedirgin olunmamalı”
Vatandaşların yaşanan depremler nedeniyle paniğe kapılmaması gerektiğini belirten Serindağ, son sarsıntıların 6 Şubat depremlerinin oluşturduğu enerjiyle kıyaslanamayacağını söyledi.
Bölgede geçmişte de büyük depremler yaşandığını hatırlatan Serindağ, “1114 ve 1513 yıllarında büyük depremler meydana geldi. Son Kahramanmaraş merkezli depremler ise yaklaşık 510 yıl sonra gerçekleşti. Fay hatlarında enerji ne kadar uzun süre birikirse ortaya çıkan depremin büyüklüğü de o kadar fazla oluyor. 6 Şubat depremleri de uzun yıllar boyunca biriken enerjinin sonucuydu” dedi.
“Bölgedeki hareket devam ediyor”
Türkiye’nin her yıl batı ve güneybatı yönüne doğru hareket ettiğini ifade eden Serindağ, bu hareketin yer kabuğunda sürekli enerji birikimine neden olduğunu belirtti.
Bu sürecin Doğu Anadolu Fay Hattı ile Kuzey Anadolu Fay Hattı tarafından şekillendirildiğini kaydeden Serindağ, “Türkiye her yıl yaklaşık 1,5 santimetre batı ve güneybatı yönüne kayıyor. Bu hareket nedeniyle yer altında enerji birikmeye devam ediyor. Depremler tamamen sona ermez. Çünkü fay hatlarındaki hareketlilik sürüyor. Ancak 6 Şubat'ta açığa çıkan büyük enerji nedeniyle bölgede meydana gelecek depremlerin 5,5 büyüklüğünü geçmesini beklemiyorum” diye konuştu.
“Fay hatları üzerine yapı yapılmamalı”
Deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmek gerektiğini vurgulayan Serindağ, asıl önemli konunun depreme dayanıklı yapılaşma olduğunu söyledi.
Teknolojinin depremin tam zamanını ve büyüklüğünü önceden belirleyemediğini ifade eden Serindağ, riskli bölgelerin ise bilindiğini belirterek, “Fay sakınım bandı içerisinde yapılaşmaya izin verilmemeli. Yapılar uygun zeminlerde ve mühendislik kurallarına uygun şekilde inşa edilmeli. Zemin, temel ve taşıyıcı sistem deprem güvenliğinin temel unsurlarıdır” dedi.
“Sorun yönetmelikte değil uygulamada”
Gaziantep’te 6 Şubat depremlerinde yıkılan binaların büyük bölümünde mühendislik eksikliği ya da taşıyıcı sistemlere sonradan verilen zararların etkili olduğunu ifade eden Serindağ, Türkiye’deki deprem yönetmeliklerinin yeterli olduğunu ancak uygulamanın titizlikle denetlenmesi gerektiğini söyledi.
Serindağ, “Deprem yönetmeliğimiz oldukça güçlü. Önemli olan bu kuralların sahada eksiksiz uygulanmasını sağlamak. Depreme karşı en etkili önlem, doğru yerde ve doğru mühendislik hizmetiyle yapılan yapılardır” ifadelerini kullandı.





