LARA, KURŞUNLU VE DİĞERLERİ

Ali Dat

LARA, KURŞUNLU VE DİĞERLERİ

Sanıyorum nereden bahsettiğimi anlıyorsunuzdur. Evet Antalyadan. Güneş doğar doğmaz Gaziantep’imizden ayrılıyoruz. Geze geze Konya’ya ulaşıyoruz.  Konya’da Kelebekler Vadisini geziyoruz. Morpa, zar kanatlılar, arılar, kelebekler ve onların binbir çeşidi herbirisi, Afrikadan, Uzakdoğu, Asyadan, Güney amerikadan getirilmiş. Muhteşem bir yaban kelebek, arı vadisi, içerde %80 nem oranı ve bu bu böceklerin yaşayabilecekleri bir sıcaklık, hepsine göre ayarlanmış kafesler ve uçuş alanları.

Bunlardan Arıcılık, eski Mısır ve Mezopotamyada 5000 yıl öncesine dayanan en eski tarımsal mesleklerden biridir. Bu endüstri kovandaki arı ürünlerinin toplanması amacıyla, bal arısı kolonilerinin bakımını içerir. Ayrıca bal arıları bitkilerin tozlaşmasına yardım eder. Son zamanlarda arıcılık koloni çöküş bozukluğu ile karşı karşıyadır. Bal arılarını yalayıcı ve emici ağız tipine sahiptir. Hortumları iyi gelişmiştir. Vücutları güçlü ve kıllıdır. Arka bacaklarında polen sepetleri bulunur, çoğunun iğnesi düzdür, ve birden fazla sokabilir. Bal arılarnın iğneleri kancalıdır ve soktuktan sonra ölürler.

Yaban arıları, ağızları yalayıcı ve emici ağız tipine sahiptir. Hortumları fazla gelişmemiştir. İğneleri düzdür ve birden fazla sokabilir.

Bal arısı ürünleri:

Arı sütü: genç işçi arılar tarafından kraliçe  olacak larvaların beslenmesi için üretilen kremsi bir salgıdır. Bu iksir, protein, vitamin, mineral gibi pek çok temel besin maddeleri içerir, ayrıca yaşlanmaya karşı bir besindir.

Bal mumu: işçi arılar tarafından yuvaların yapısını oluşturan petekleri inşa etmek için kullanılan kremrengi bir salgıdır. Kozmetk, ilaç, şekerleme sanayiinde, ayrıca elektronik ürünlerin yağlanması ve yalıtımında kullanılır.

Arı poleni: Arılar bitkilerden topladıkları polenleri, nektar, tükrük ve bakterilerle kartıştırarak arı polenini yaparlar. Ayrıca besin takviyesi, astım ve osteoporoz tedavisinde kullanılır.

Propolis: Arılar propolis üretmek için ağaçların öz suyundan reçine toplarlar. Arılar propolisi kovana girebilecek parazit hastalık etkilerini önlemek için küçük boşlukları kapatmakta kullanırlar.

Karınca yuvası: yuvalar işçi arılar bağlı çok sayıda hücre bulunur. Kraliçenin yerleşmesi ve yumurtlaması, larva ve kozalar için üretim besin depolama, atıkları boşaltma gibi. Karıncaların yer altındaki türlere göre çeşitlilik  gösterir. Yaprak kesici dev karıncaların yuvaları zemin seviyesinin altında 6m daha derin olabilir.

Ateş böcekleri neden parlar hiç merak ettiniz mi, ya da çocuklarınız  hiç ateş böceği gördü mü? Ateş böcekleri, abdomenlerde (karından kasığa kadar olan kısım: abdomen ürettikleri ışık ile parlayabilirler). Onlar bu ışığı eş arıyorken, birbirleriyle iletişim kurmak için kullanırlar. Sanırım kelebekler vadisi hakkında biraz bilgi sahibi oldunuz. 

Konyadan ayrılıyoruz. Yollarda bazen mola veriyoruz. Tabiatı tanımaya çalışıyoruz, öyle çam, sedir ağaçları var ki ancak görülmeye değer. Kayanın üzerinde bitmiş dibinde 1kg toprak yok, yapraklarıyla kendi kendini besliyor.  Bunların hepsinin resmini çektim. Seydişehir yollarında ilerlerken çatma kayada, Dünyanın 3. büyük tınaztepe mağarasını geziyoruz.

Uzunluğu inanamayacaksınız ama tam 1583m. içinde iki tane büyüklü küçüklü göl var. Mağaranın içi aydınlatılmış iki kişi yan yana gidebiliyor. İçerisi sanıyorum +4 derece civarında buz gibi soğuk. Bu sıcaklık sabit yaz ve kış aylarında aynı sıcaklık. Sarkıtlar, dikitler, merdivenler vs. git git arkası gelmiyor. Seydişehir, Antalya yolu üzerinde olduğu için, yetkililer burayı doğal serin depo olarak kullanabilirler. Narenciye için tonlarca alabilecek  soğuk hava depolarıdır. İçerde kısa kol gömlekle gezildiğinde üşümemek elde değil.

Geliyoruz Antalya’ya. Kendimizi biraz topladıktan sonra müzeyi geziyoruz. Müzenin içide dışıda birer tarih. İçi taştan heykeller, Roma dönemi, selçuklu dönemine ait sayısız heykeller ve sunaklar var. sunak kabartmalı heykeller olarak adlandırılır.

Antik çağda insanlar zor ve sıkıntılı dönemlerinde, duaların kabul edilmesi amacıyla ortaya çıkmışlardır.

Kurşunlu şelalesi: Antalya’ya 15km uzaklıkta ormanlar içinde bir şelale, içinde ördeklerin yüzdüğü sarmaşıklrın uzun uzadıya sarktığı müthiş bir yer. Orada isteyen kebabını yapar, çiğ köftelerini yoğurur.

Nilüfer çiçeği bahçeleri, bitki tüneli, kaplumbağalar, küçük şelale gibi bir çok gezilecek yeri var.

Antalya’nın gece görünüşü de bir başka. Yivli Minare ışıklandırılmış, tarihe ışık saçıyor.

Bunların yanı sıra Lara Plajı bir başka, kumu denizi harika.

Sideyi üçüncü görüşüm. İlkini 1971 de görmüştüm. O zaman sıradan bir ören yeri gibi yerdi, giriş parası yoktu. Şimdi ise içine iki müze kurulmuştur.

 Dönüşte Alanya Damlataş mağarasına uğruyoruz. 1971 de gördüğüm mağara yine ücretsiz ve küçüktü, şimdi hem ücretli hem de mağaranın doğasına zarar vermeden büyütmüşler.

1948 yılında taş ocağı açarken tesadüfen bulunan bir mağaradır. Mağaradaki sarkıt ve dikitler M.Ö 10 bin ile 15 bin yılları arasında meydana geldiği sanılmaktadır. Astım hastalığına iyi geldiği sanılmaktadır.

Dönüşte bir gece Mersin de bir dost evinde kaldıktan sonra güzel Gaziantep’imize dönüyoruz.

                     Dışardan geldikten sonra Gaziantep’imizin taşı toprağı bir hoş geliyor.                                                                                                     

                                                                                                                                                             11.07.19

                                                                                                                                                               Ali DAT            

    

12.07.2019 (Ali Dat)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

AY ELLİ YAŞINDA

         GÖBEKLİTEPE

ALLEBENİN SUYU

KUCUR

ANTALYAYI GEZME VAKTİ

KÖY ÖĞRETMENİ

BULGUR VE ŞİRE ZAMANI

TATİL HİKAYELERİ

ALTIN ADINA YAPILAN İŞLER

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin